BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

KKTC'de 'dönme dolap' siyaseti!

Yayın Tarihi: 30/09/22 07:00
okuma süresi: 12 dak.
A- A A+

Bir taraftan, kamuoyuna "milli hava yolu" olarak tanıtılan fakat gerçekte yüzde 51'inin Rusya'da faaliyet gösteren Türk kökenli tur operatörlerinden "Anex" adındaki şirkete ait olduğu anlaşılan, hatta adı bile konulan "Mavi Girne Hava Yolları"nın, KKTC'deki kuruluş çalışmalarında son aşamaya gelindiği bilinmektedir. "Mavi Girne Hava Yolları"nın, Türkiye'de kurulan "Mavi Gök Havacılık" ile ilişkili olduğu ve şirketin yüzde 25'nin KKTC hükûmetine ait olması düşünülürken, yüzde 24'ünün diğer yatırımcılar olarak ifade edilen halka arz edileceği açıklanmıştı. Ortada sadece bir protokol olduğu fakat tam anlamıyla uçuş planına ilişkin herhangi bir çalışmanın olmadığı belirtilmesine rağmen, "MGA" olarak uçacak uçakların Rusya ve Avrupa'dan kalkıp, Türkiye'ye "touchdown" (konma) yapılarak, KKTC'ye iniş yapılacağı yönünde de çeşitli açıklamalar mevcuttur...

Öncelikle şunu belirtmemiz gerekiyor ki KKTC'ye bu yönde turizm operasyonları oluşturmak ve yapmak olumlu bir harekettir...

Olumsuz olan tarafı, ülkeyi yönetenlerin, kamuoyuna yanıltıcı "PR" halkla ilişkiler ve tanıtımın yapılması, yanlış bilgiler verilerek, halkın zekasıyla dalga geçilmesidir...

Böyle bir yapılanma ile ortaya konan bir oluşumun "milli hava yolu" olma kategorisinde olmadığı açıktır... Peki halka, kamuoyuna neden gerçekler olduğu gibi anlatılmıyor da, konular hep farklı taraflara doğru çekilerek, saptırılıyor ve çelişkiler yaratılarak aktarılıyor?

Bu konun yanında diğer taraftan bir başka ülkemizdeki çelişkili açıklamalar da yükseköğretimde yaşanmıştır... Ülkeyi yönetenlerin öğrenci sayısının düşmediğine yönelik yaptığı açıklamalarına karşılık, eğitim çevrelerinden öğrenci sayısının düştüğüne yönelik açıklamalar yapılmış ve buna neden olarak da, uçak bilet fiyatlarının yüksekliği, hayat pahalılığının artması, istikrarsızlığın büyümesi gibi nedenlerin, KKTC'nin eğitim adası olmasını engellediği açıklanmıştı...

Ulaşım, barınma, yeme-içmede her geçen gün artan pahalılık Türkiye'den gelen öğrencinin sayısını ciddi anlamda düşürdüğü ortadadır... Ülkede yaşanan bir takım olumsuz olayların da üçüncü ülkelerden gelen yabancı öğrenci sayısını da etkilemeye başladığı yönünde önemli açıklamalar yapılmaktadır...

Bu konuda da ülkeyi yönetenlerin yanıltıcı kamuoyu açıklamaları yapılarak, halkla dalga geçermiş gibi açıklamalarda bulunulması, oldukça düşündürücüdür...

Peki halka, kamuoyuna neden bu konuyla da ilgili gerçekler olduğu gibi anlatılmıyor da, bu konu da hep farklı taraflara doğru çekilerek, saptırılıyor ve çelişkiler yaratılarak aktarılıyor?

Bir başka önemli konu da, "COVID" sonrası ülkemizde son zamanlarda ortaya çıkan ve artmaya doğru giden bir takım hastalık türleri ve ani ölümler de üstü kapalı, ciddi anlamda bilimsel araştırmalar yapılmadan, geçiştirilmesi... Açıklanan istatistiklerde, KKTC genelinde son 9 ayda ortaya çıkan ve artmaya doğru giden daha önce sıklığı görülmeyen bir takım hastalıklar ve 84 ani ölüm neyin habercisi sizce? Çoğunun sebebi kalp krizi ve yetmezlik gösterilirken, ölüm sebebi belirlenemeyenlerin oranı da yüksek olduğu bilinmektedir, peki bu durum da neyin nesi? 32 kişinin neden öldüğü bilinmiyor!

Peki halka, kamuoyuna neden bu konularla da ilgili gerçekler olduğu gibi anlatılmıyor da, bu konular da hep farklı taraflara doğru çekilerek, saptırılıyor ve çelişkiler yaratılarak aktarılıyor?

Tüm bunların yanında diğer taraftan da son yapılan açıklamalarda, BM'nin KKTC'yi tanınması isteniyor ama bu konun da altı ciddi anlamda doldurulamıyor, kamu oyuna farklı ve çelişkili çok yetersiz açıklamalar yapılıyor...

Bununla birlikte bir başka önemli konu da, pahalılığın ağır yükünü gün geçtikçe daha fazla insanın ülkemizde hissediyor olmasıdır... KKTC'de fiyat artışları kontrolden çıkmıştır ve neden önlem alınmadığı bilinmiyor!

Peki, hükûmet nerede?

Bir taraftan da, ihalelerde mafyalaşma artmaya devam ediyor...

Peki, neden bu noktaya gelindi?

Bu arada, ülkedeki eylemler ve grevler de büyüyerek artmaktadır...

Peki, hükûmet nerede?

Hükûmet yanlı kararlar alıyor ve sonrasında kararlar yargı ile usulsüzlüğe takılıyor... Hükûmetin hiç mi bu konularda danışılacak hukukçusu yok! Her şey sil baştan başa dönülüyor... Her şey tekrar tekrar yapılmaya başlıyor... Bir türlü sonuca ulaşılamıyor...

Son günlerde üçlü koalisyon hükûmeti de yine içten içe çatırdamaya başladı... Ülkede yolunda gitmeyen çok şey var... Dağınıklık çok fazla... Vatandaşımızın kafası aşırı şekilde yüklenmiş durumda... Bunun olumsuz etkileri olacaktır... Bireysel ve toplumsal sorunlar artıyor...

Sürekli "dönme dolap" dönüp, duruyor... Birileri biniyor birileri iniyor, dönme dolap sürekli dönmeye devam ediyor...

Onlarla birlikte, halk da, toplum da, ülke de "dönme dolap" ile birlikte sürekli dönüp duruyor...

KKTC'de "dönme dolap" siyaseti devam ediyor!

Sürekli KKTC siyasetinin dönme dolabına bir şeyler konuyor, bir şeyler indiriliyor, sürekli bu kısır döngünün içerisinde dönme dolap ile birlikte dönüp duruyoruz...

Ülkeyi yönetenler lunaparkta çocuklar gibi "şen" olmaya devam ediyor...

Üzülerek görüyoruz ki ülkemizde tüm yaşanılanlar, sistemsizliğin sistemi haline dönüşmüş ve kontrolden çıkmıştır...

Ülkede yapılan siyaset günbegün, şeffaflıktan ve gerçeklikten uzaklaşmaya devam ediyor...

Halk olarak bu yönde farkındalığımızı ve bilincimizi daha fazla artırarak, şeffaflığı zorlamak için hükümetler üzerine baskıyı şimdi daha fazla artırma zamanı...

Hükûmetlerin hesap verebilirliğini ortaya koyacak çok yönlü "şeffaflık yasası" üzerinde çalışmalar acilen yapılması gerekmektedir...

Devlet harcamaları dahil, tüm hükûmet açıklamalarında acilen şeffaflığa ve gerçekliğe ihtiyacımız olduğu bir dönemdeyiz... Bu ülkede vergi harcamaları nereye harcanıyor, bu konular hakkında da vatandaşın daha fazla bilgi sahibi olması gerekmektedir artık...

Siyasette "dönme dolap" dönemi bitmelidir...

KKTC'de yalan siyasetin yükseldiği, çıkar, rüşvet ve yolsuzluk olaylarının arttığı böylesine bir dönemde vatandaşın talebi, güven verecek bir değişimin gerçekleşmesi ve siyasetin baştan aşağıya yenilenmesi yönündedir...

Şeffaflığın, çok daha fazla aranacağı günlere doğru ilerliyoruz...

Şeffaflığın eksikliği, güvensizlik duygularını tetikliyor...

Şeffaflıkla, güvenirlik ve hesap verebilirlik artırılmalıdır...

Siyasetin para biriminin aslında "şeffaflık" olması gerektiğinin farkındalığına varılması gereken hayati bir dönemdeyiz...

Şeffaflığa, halka doğruları söylemekle başlamalısınız...

Sağlıklı bir demokrasinin temel ilkeleri halkla açık diyalog, gerçekleri söyleyerek dürüst olmak ve şeffaflıktır...

Ülkedeki siyasi yönetimin, yoldan çıktığına inanan çok sayıda vatandaş vardır artık... Özellikle şeffaflıkta ve açıklıkta da bir erozyonun olduğu artık ortadadır...

Siyasette kontrol ve denge sistemine acilen ihtiyaç vardır...

En yüksek makamlarımız incelemeden muaf tutulursa, hükûmetlere inanç asla oluşturulamaz...

Özel kişisel çıkarların ikame edilmesi, demokratik ifadelere de zarar verir...

Bu süreçlerde her geçen gün değeri artan şeffaflığın, güvensizliği yönetme politikası olduğu da hatırlanmalıdır...

Siyaset, gizlilik kültüründen biran önce çıkarılmalıdır...

Yaşanılanlar, sistemsizliğin sistemi haline dönüşmüşse, şeffaflığa ve açıklığa acilen o kadar çok fazla ihtiyaç var demektir...

Siyasilerin bir şeyleri kendi kişisel başarısı olarak gösterme çabaları, şeffaflığa ve açıklığa ne kadar kapalı olduğumuzu gösterir, güvensizlik yaratır...

Günümüzde şeffaflığın önemi, KKTC'nin "dönme dolap" siyasetinde daha fazla anlam bulmaktadır...

Siyasetimizi, daha yüksek şeffaflığa ve halkla ilişkiler standartlarına taşımanız gereken çok hassas bir toplumsal sürece girmiş bulunuyoruz... Ülkenin geleceğini etkileyen çok önemli bir oluşuma, derinden ve sessiz devam ediliyor...

Vatandaşla, toplumla yapacağınız halkla ilişkiler, güven ve şeffaflık üzerine kurulmalıdır, "dönme dolap" üzerine değil!

Kamuoyuna; "milli hava yolu" diyerek, "direk uçuş" diyerek, "öğrenci sayısı arttı" diyerek, "ani ölümler normaldir" diyerek, "ihaleler doğrudur" diyerek, "KKTC tanınıyor" diyerek, "fiyat artışları olağandır" diyerek, KKTC siyasetini öteye asla taşıyamazsınız...

"Dönme dolap" siyasetine, son noktanın konulması gereken dönemindeyiz...

Birilerine uyarlamaya çalıştığınız "Dönme dolap" siyaseti, pek çok önemli siyasi kariyeri de mahveden, bedeli bazen çok ağır olan koskoca bir fiyaskodur...

Oyuna gelmeyiniz!

Unutmayınız! Gerçek, her zaman gerçek olmalıdır...

Gerekli olan tek şey, doğru olmayanı doğru olarak idrak etmekten vazgeçmenizdir...

Ne olduğunuzu değiştiremezsiniz, sadece yaptığınız şeyi değiştirebilirsiniz...

Kim olduğunuzu öğrenin ve bunu bilerek yapınız...

Daima kendinizin birinci sınıf versiyonu olunuz, bir başkasının ikinci sınıf versiyonu asla değil!

Kimsenin kirli ayaklarıyla, aklınızdan geçmesine izin vermeyiniz...

Kalbinizi takip ediniz, iç sesinizi dinleyiniz, başkalarının ne düşündüğünü umursamayı bırakınız artık...

Sadece kendiniz olmalısınız ve güvenle dolup, cesur olmalısınız...

Unutmayınız! Sizi sürekli başka biri yapmaya çalışan bir dünyada kendiniz olmak en büyük başarıdır...

Zamanımız kısıtlı, o yüzden başkasının hayatını yaşayarak kendimizi boşa harcamamalıyız...

Biri olmak için herhangi biri gibi olmanız gerektiğine inanmayınız...

Sizi başka biri yapmak için gece gündüz elinden gelenin en iyisini yapan bir dünyada sadece kendiniz olmak, bir insanın verebileceği en çetin mücadeleyi vermek demektir; ve asla kendiniz olmayı bırakmayınız...

İnsanların ne dediği hakkında endişelenmeyiniz; kendiniz olunuz, söylemek istediğinizi saygıyla söyleyiniz...

Vatandaş olarak da, siyasetçi olarak da hayatta başarılı olmanın sırrı kendiniz olabilmek ile ölçümlenir...

Hadi, oyunu bırakın artık ve o "dönme dolap"tan aşağıya doğru inin ve lunaparktan dışarıya doğru çıkıp, ilk adımınızı atın...

Bırakın dönme dolap siz olmadan, arkanızda çocukların çığlıklarıyla dönüp durmaya devam etsin...

Şimdi bunu kendiniz için yapın, sevdikleriniz için yapın, ülkeniz için yapın, Kıbrıs Türk toplumunun geleceği için yapın...

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Mert MAPOLAR, C.Ht. yazıları