Göz doktorları keyfi karar alıyor Tabipler Birliği uyuyor!

Yayın Tarihi: 04/08/26 08:00
okuma süresi: 5 dak.

“Sayın Levent Özadam;

Geçtiğimiz günlerde oğlumu rutin bir göz muayenesi için bir göz hekimine götürdüm.

Muayene sonunda hem gözlük hem de kontakt lens numaraları belirlendi. Ancak kontakt lens reçetesini talep ettiğimizde, bunun tarafımıza verilemeyeceği söylendi.

Daha da dikkat çekici olan ise gerekçeydi;

Bize, göz hekimlerinin bu konuda ortak bir uygulama benimsediği, reçetelerin hastalara verilmediği ve kontakt lenslerin yalnızca muayeneyi yapan hekim aracılığıyla temin edilebileceği ifade edildi.

Böylece farklı bir optik müesseseden ya da başka bir satıcıdan ürün alma imkânının fiilen ortadan kalktığı anlaşıldı.

Bu durum beni yalnızca bir veli olarak değil, bir tüketici ve hasta haklarına önem veren bir vatandaş olarak da düşündürdü.

Öncelikle şu sorunun yanıtını merak ediyorum:

Bir hastanın kendi sağlık verisine ve kendisi için düzenlenen reçeteye erişme hakkı yok mudur?

Eğer gerçekten reçetenin hastaya verilmemesi yönünde ortak bir uygulama varsa, bunun yasal dayanağı nedir?

Böyle bir uygulama hasta hakları, meslek etiği ve serbest rekabet ilkeleriyle ne ölçüde bağdaşmaktadır?

Bir diğer önemli konu ise göz hekimlerinin aynı zamanda kontakt lens satışı yapması ve hastaların yalnızca kendilerinden alışveriş yapmaya yönlendirilmesidir.

Tedavi hizmeti ile ticari faaliyetin iç içe geçmesi, ister istemez çıkar çatışması tartışmalarını gündeme getirmektedir. Hastanın tercih özgürlüğünü sınırlandıran bir uygulamanın hem etik hem de hukuki açıdan sorgulanması gerektiğine inanıyorum.

Buradaki mesele herhangi bir hekimi ya da kurumu hedef göstermek değildir.

Asıl mesele, hastaların sağlık hizmeti alırken sahip oldukları hakların korunması, reçetelerine engelsiz erişebilmeleri ve diledikleri yerden ürün temin edebilme özgürlüğünün güvence altına alınmasıdır.

Bu nedenle konuyu Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği’ne de yazılı olarak ilettim.

Gerçekten böyle bir ortak uygulama olup olmadığını, varsa bunun hangi hukuki ve etik gerekçelere dayandığını ve Birliğin bu konuda nasıl bir değerlendirme yapacağını büyük bir merakla bekliyorum.

Verilecek cevabın yalnızca benim için değil, benzer durumlarla karşılaşan tüm hastalar açısından da yol gösterici olacağına inanıyorum.

Toplumun güvenini sağlayan sağlık sisteminin temelinde şeffaflık, hasta haklarına saygı ve etik ilkeler yer almalıdır. Umarım bu yazı, benzer durumlarla karşılaşan birçok kişinin ortak sorularına da ışık tutar ve kamu yararını gözeten sağlıklı bir tartışmanın başlamasına katkı sağlar…”

Okur Şikayeti:

“Çevreyi koruyan anlayış nerede?”

“Kıbrıs’ın kuzeyi her geçen gün biraz daha yaşanmaz, biraz daha katlanılmaz bir hâle geliyor.

Devlete bir ev inşa etmek için başvuruyorsunuz. Devlet size “Yapabilirsiniz.” diyor. Siz de yılların birikimiyle evinizi yapmaya başlıyorsunuz. Sonra hemen yanı başınıza bir su fabrikasına izin veriliyor.

Yetmiyor; o fabrika her geçen gün biraz daha büyüyor, genişliyor, sonunda neredeyse sınırınıza dayanıyor.

Bir sabah uyanıp kendi kendinize soruyorsunuz:

“Ben gerçekten konut bölgesinde mi yaşıyorum, yoksa sanayi bölgesinde mi?” Ama bununla da bitmiyor. Aynı devlet, aynı bölgeye peş peşe site projelerine izin veriyor. Dereler kapatılıyor. Tarlalar betonla doluyor. Ağaçlar kesiliyor. Yağmur suyunun doğal akış yönü değişiyor.

Sonuçta bütün bir kışı su altında geçiriyorsunuz. Evinizin temelleri zarar görüyor, duvarlarınız çatlıyor.

Ve yine yetmiyor…

Bu kez evinizin yaklaşık 100 metre ötesindeki bir restoran, bir anda düğün salonuna dönüşüyor.

Akşam olduğunda kapılarınızı, pencerelerinizi kapatsanız da fayda etmiyor. Evinizin içinde televizyonun sesini bile duyamayacak kadar yüksek bir gürültüye maruz kalıyorsunuz.

İnsan sormadan edemiyor:

Devlet, vatandaşına huzurlu bir yaşam alanı sağlamak için mi var, yoksa yaşadığı yeri her geçen gün biraz daha yaşanmaz hâle getirmek için mi? Planlama nerede?

Çevreyi koruyan anlayış nerede?

Kamu yararı nerede?

Çünkü bir ev sadece dört duvardan ibaret değildir. Bir ev, insanın huzurudur. Ve bugün o huzur, göz göre göre benim elimden alınıyor. Ve bana gidilecek hiçbir yer kalmıyor!”

(Simge ÇERKEZOĞLU)


Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Levent Özadam'dan #mesajınızvar

Sayın Ceyhun DALKAN,
04/08/2026 07:59

Kıbrıs Türk Tabipleri Birliği üyesi bazı göz doktorları arkadaşlar aralarında anlaşmışlar hastaya reçete vermeyip lensleri kendilerinden satın almaları yönünde baskı yapmaya başlamışlar. Bildiğimiz kadarıyla şikayetler önünüze de gelmiş, etik dışı olaya umarız hassasiyet gösterir ve kendileri hakkında soruşturma başlatmayı ihmal etmezsiniz.

Sayın Alihan PEHLİVAN,
04/08/2026 07:58

Pek muhterem validenizi kaybettiğinizi üzülerek öğrendik. Merhumeye tanrıdan rahmet size ve tüm aileye başsağlığı dileriz. Allah geride kalanlara sağlıklı uzun ömürler nasip etsin…

Sayın Dursun OĞUZ,
04/08/2026 07:57

Şartlı tahliye tüzüğünde yapılan tüzük değişikliği ciddi bir tartışma ortamı yaratırken aynı zamanda her kafadan ayrı sesler çıkmaya başladı. İlgili makamın en üstünde birisi olarak en aydınlatıcı açıklamayı sizden bekliyoruz. Eğer yargı kararları kişiler tarafından değiştirilecekse vay halimize…

Sayın Ayşe ÖZTABAY,
04/08/2026 07:55

Genel seçim çalışmaları için Girne’de yapılan kamuoyu yoklamasında en çok destek gören 3 aday arasında yer aldığınızı biliyor muydunuz? Kadın ve genç kesim mutlaka sizi mecliste görmek istediklerini ifade etmişler bunu iyi değerlendirmekte yarar görüyoruz. Seçimlere yakın ev ziyaretlerini kesinlikle artırmanız gerek…

Sayın Necati ÇOBAN,
04/08/2026 07:55

Nikah gününe artık sayılı saatler kalırken yakın arkadaşlarınız bekarlığa veda partisi yapmanız için yoğun istek mesajları göndermeye başladılar. Müthiş bir sürpriz planlıyorlarmış, hayli merak ettik doğrusu.

Sayın Burak MAVİŞ,
04/08/2026 07:54

Şampanyalı tatil fotoğraflarınızı sosyal medyada paylaşınca çok sayıda sitem dolu mesajlar göndermeye başladılar. Elbette sizin de tatil hakkınız var ancak şampanya yerine rakı ya da bira fotoğrafı kullansaydınız bu kadar tepki toplamayacaktınız. Sonuçta paylaşımı kaldırmanız yerinde oldu, sizin için de iyi bir ders oldu değil mi?

Sayın Göktürk ÖTÜKEN,
04/08/2026 07:54

Sendika başkanlığından ani bir kararla ayrılıp kayıplara karışmanızın ardından devletteki işinizden de ayrılıp inzivaya çekilmeniz meraklı sayısını iyice artırdı. En azından kamuoyuna küçük de olsa bir açıklama yapmanız artık şart oldu, en azından sevenlerinizin merakını da gidermiş olacaksınız, bari bunu esirgemeyin…

Sayın Yılmaz ALTUNTERİM,
04/08/2026 07:54

Çevre Koruma Dairesi Müdürü olarak düğünlerdeki müzik seviyesinin fazlasıyla yüksek olmasından dolayı ekiplerinizi ada genelinde görevlendirmeniz yönünde şikayet mesajlarınız geliyor. Bu konuda çalışan sayısının bir hayli yetersiz olduğunu biliyoruz ama ses kirliliği artık insanların sinir katsayısını da olumsuz etkiliyor…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Levent ÖZADAM yazıları