Navlun hibe değil, kredi! 

Yayın Tarihi: 18/11/22 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Navlun, yani geminin yük taşıma ücreti. 

KIB-TEK’le ilgili son zamanların en çok tartışılan konusu. 

Akaryakıt temini ve tabii ki taşınması. 

Taşınması bir tarafta, temini bir tarafta. 

Taşınmaya ödenen fahiş fiyatlar. 

İptal edilen ihaleler, doğrudan alımlar. 

Toplum olarak hepimizin cebinden çıkan milyonlar. 

En pahalı, en kalitesiz elektrik enerjisine mecbur bırakılmamız. 

Sebep, elbette kötü yönetim. 

Bile bile yaratılan kaos. 

Bir süre önce Başbakan Ünal Üstel

TPIC ile anlaşma yapılacak, navlunu Türkiye üstlenecek. Türkiye ile bu konuda gerekli ve detaylı çalışmaları yaptıklarını ifade eden Üstel, TPIC’in yüzde 1 kükürt oranında yakıt sağlaması için anlaşıldığını, bunun sadece yakıt bedelini ödeyeceklerini, navlunu Türkiye’nin üstleneceğini söyledi. 

Bu yönde 5 senelik uluslararası anlaşma imzalanacağını ifade eden Üstel, artık ülkede elektrikle ilgili yakıt sıkıntısı yaşanmayacağını kaydetti.

Açılan, iptal edilen ihaleler, mafya, çete söylemleri. 

En sonunda da sorunun çözüldüğü, hatta “Elektrikteki sorunları 2023’te köklü bir şekilde çözüme kavuşturacağız” denmesi. 

Navlun konusuna, ya da akaryakıtın taşınması dönersek, ücret ödenmeyeceği, bunu Türkiye Cumhuriyeti’nin karşılayacağı söylenmişti. 

Ancak bir bakanlar kurulu kararında, navlun bedelinin de yer alması, bir çelişki yarattı. 

Taşımacılığa bedel ödüyor muyuz, ödemiyor muyuz? 

Bunun söylem ve eylem noktasında netleştirilmesi gerek. 

KIB-TEK eski asbaşkanlarından Yusuf Avcıoğlu:

“TPIC’den ihalesiz, adrese teslim alınacak yakıtın, navlun ücretinin hibe değil, 200 milyon TL'lik bir kredi olduğu ortaya çıktı! 

Konunun esası şu şekilde: 

Devletten, devlete bir anlaşma yok.  

Olsa bile Meclis'ten onay alması gerekiyor, böyle bir onay yok. 

Kamu İhale Yasası ortada dururken, böyle bir ihalesiz alım yapmak da sözleşme imzalamak da yasaya aykırı. 

Navlun ise hibe değil, kredi.  

Kredi maliye aracılığı ile alındığı için, KIB-TEK hanesine bu kredi, maliyetlerine yansıtamayacağı bir borç olarak yazılacak. 

KIB-TEK’e bu borç yazılmazsa bile, maliye bu miktarda kredi borçlanacağı için, dolaylı yoldan bu krediyi yine halk ödeyecek. 

Özetle; İhalelerin iptallerinden TPIC’den İhalesiz alıma kadar, tüm bu süreç, alınan talimatlar doğrultusunda bir senaryodan ibaret. Birileri kurumu zarara uğratarak cebini doldururken, fatura halka kesiliyor. 

8 Kasım 2022 tarihli Resmi Gazete ’de yayınlanan ek protokol detaylarında ise; 448,000,000TL hibe + 2.052.000,000TL kredi olmak üzere; “Toplam 2,5 milyar TL” yer aldı. 

448,000,000TL’lik hibe tüm detayları ile açıklanırken, bahse konu TPIC’e ödenecek navlun ücreti, hibe kalemi altında yer almadı.  

Aksine, TPIC’e ödenecek navlun 2.052.000,000TL'lik krediler bölümünde, “Kamu Sektörü Cari Açığına Katkı” kalemi altında yer aldı.” 

Ortada bir söylem ve eylem çelişkisi var. 

Bunlar sadece “iddia mı?” tabii ki değil. 

O zaman bu çelişkili söylemler ve eylemler ne anlama geliyor? 

Söyleyecek sözü olan varsa, buyursun, sayfamız açık.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Erçin ŞAHMARAN yazıları