Müjde dedikleri nedir?

Yayın Tarihi: 19/07/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün oldukça kalabalık bir heyetle ülkemizi ziyaret ediyor. Deyim yerindeyse siyasi bir çıkarma gerçekleştiriyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi politikalarını destekleyen bir gazeteci olarak elbette ki son derece memnuniyet verici buluyorum bu ziyareti. Bugün öğleden sonra da Cumhuriyet meclisinde bir konuşma yapacak.

Hem CTP’nin hem de TDP’nin bu konuşmada olması gerektiğini düşünenlerdenim. Son birkaç günde sokaktaki konuşmanın da bu olduğunu açıkça söylemem lazım. Speküle etmiyorum bu söylediğim doğru.

Çok uzun bir yazı yazmayı planlamıyorum, çünkü uzun yazarsam acı gerçekleri daha uzun yazacağımdan dostlarımı üzeceğim kesin.

Peki gelelim şimdi bu ziyaretle ilgili söylenen müjdeli haberlere. Tabii nasıl müjdeli haberler beklediğiniz de son derece önemli.

Örneğin Türkiye’nin bize yeni bir Cumhurbaşkanlığı sarayı yapması güzel bir haberdir ama müjde değildir yada yeni bir parlamento yapması güzel bir haberdir ama müjde değildir.

Ya da Azerbaycan heyetinin KKTC’yi ziyaret etmesi güzel bir haberdir, Kırgızistan basketbol takımının burada maç yapması, Pakistan’dan bazı diplomatların gelecek olması bunlar hep güzel haberlerdir ama müjde değildir.

MÜJDELİ HABER NASIL OLUR?

Azerbaycan; gerçekten bizim için “gardaş” kelimesini kullanabileceğimiz önemli ülkelerden biri. Binlerce Azeri uzun yıllardır KKTC’de yaşıyor. Karşılıklı güzel ilişkiler var ama sadece bu kadar. Örneğin Azerbaycan Devleti, KKTC Devleti ile siyasi ve ekonomik olarak ne kadar derinlemesine ilişki kurabilir?

Bilmiyorum soruyorum. Azerbaycan, KKTC’yi tanısın demiyorum çünkü tanıyamaz ama tanısa işte bu Müjdeli haber olur. Ekonomik işbirliği kurulacak, peki nasıl?

Bilmiyorum soruyorum. Biz Türkiye ile bile ekonomik ilişki kurmakta zorlanıyoruz. Türkiye’nin uluslararası gıda normlarına tam olarak uymadığımız için doğru düzgün ihracat yapamıyoruz, ilaç üretiyoruz ama Türkiye’nin koşullarına uyumlamadığımız için ilaç satamıyoruz.

Tüm bunları Türkiye ile yapamazken Azerbaycan’la sınırsız yapabilirsek; evet bu Müjdeli haber olur.

Aynı şeyler Pakistan için de geçerli.  KKTC ilan edildiğinde tanımaya hazırlanan ilk ülkelerden biriydi Pakistan. Türkiye tarafından engellendi diye biliyorum, Türkiye işgalci durumuna düşmesin diye. Doğru da bir karardı.

Peki, Pakistan KKTC’yi tanır mı? Ya da Ekonomik işbirliği yapar mıyız?

Yaparsak nasıl yaparız. Herkes birşeyler söylüyor ama altını dolduran yok.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın girişimleriyle geniş çaplı bir ziyaret yoğunluğu yaşanacak. Hiç itirazım yok ve kesinlikle küçümsemiyorum da. Her ülke değerlidir ve evet her ülke ile hangi düzeyde olursa olsun iyi ilişkiler içinde olmalıyız ve bu bir yerlerden başlamalı.

Fakat gelin görün ki benim derdim başka. Kremalı süslü bir pasta herkesin gözünü kamaştırır ama karnınız aç ise ana yemeği yemek istersiniz, çünkü pasta sizi tatmin etmez.

Elli yılı aşkındır devam eden çözümsüzlük sürecinin ve Annan Planına evet diyen ve her geçen gün azalan, fakirleşen bir halka karşı Müjdeli haberiniz nedir?

Benim derdim bu beyler.

Tabii Tayyip Bey gelecek açıklayacak. Belki çok başka şeyler duyacağız, bilmiyorum.

Bekleyip göreceğiz. Bu arada AK Parti Hükümetine kapı arkasında sövenler birkaç gündür hayli yalakalık yapıyorlar, bunu da fark etmedim değil.

***

Günün Sözü

“Cesaret, baskı altındaki zarafettir.”

Ernest Hemingway

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları