Saydam: CTP’de sadece "CEK-CAK"lar var…
Ülkemizin tanınmış ekonomistlerinden Mehmet Saydam bende dün konuktu. Son derece hareketli bir yayın oldu. Mehmet Saydam mizacı itibarıyla sorunları espiritüel tarzda anlatıyor ve yorumluyor. Böyle olunca da programın izleyici sayısı artıyor. Saydam CTP’nin hem maaşlar hem de ekonomi açısından yaptığı değerlendirmelerin hep “cek caklardan” ibaret olduğunu söylüyor, yanlış da sayılmaz. Saydam diyor ki “hep düzelteceklerini söylüyorlar ama nasıl yapacaklarını anlatmıyorlar” bu doğru. Örneğin Kasım başında Emeklilere verilecek 40 bin liralık ikramiye konusu; “hadi CTP buna da ara emri alsın ve engellesin. Hükümetin parası var verecek. Bunda ne var. belki bu paranın yarısı Güneye gidecek ama yarısı da KKTC ekonomisinde kalacak. Bu son derece güzel bir eylem” dedi ve ekledi 8 aralıkta bugünleri çok arayacağız.
Geçelim yazımıza..
Evet Hükümetin ciddi bir bütçe açığı olduğu doğru. Hükümet her ay yaklaşık olarak 12 milyar paraya ihtiyaç duyuyor ödeyebilmek için. Bildiğimiz kadarıyla yaklaşık olarak 9 milyar yerel gelirlerden toplanıyor ve her ay 3 milyarlık bir borçlanma ihtiyacı var. CTP’nin genel olarak eleştirilerine baktığımızda biz geleceğiz ve her şey düzelecek diyorlar. CTP’li dostlar bana gücenmesin ama düzeltme şansları ne yazık ki yok. Neyle nasıl yapacaklar onu bakın açıklamıyorlar. CTP’nin muhalefet anlayışı ne yazık ki bir kısır döngüye girmiş durumda. Neden ? Onlar gitsin biz gelelim düzelteceğiz diyorlar. Ne yazık ki tarih tekerrürden ibarettir diye bir söz var. Çok gördük taksit taksit ödenen maaşları ya da ödenemediği için erken seçime gitmek zorunda kalan CTP’li hükümetleri.
Amacım burada CTP’yi suçlamak değil ama gerçekleri de konuşmak gerekiyor. 26 milyarlık bütçe açığı ve milyarlarca lira ödenmesi gereken borç. CTP, Ankara ile gizli bir anlaşma yaptıysa Hükümet olmaları halinde Ankara Hükümeti şöyle heybeden çıkarım bir 30 milyar gönderecek ve yeni hükümet yoluna öyle devam edecek o ayrı konu ama gelin görün ki öyle bir anlaşma olmadığını da hepimiz iyi biliyoruz. Peki öyleyse CTP iktidar olduğu halinde ki büyük ihtimal ilk erken seçimde iktidara gelecekler bu borçları da nasıl ödeyeceklerini anlatmaları gerekiyor. CTP’nin zayıf yanı bu aslında.
Tutturdular da gidiyor biz gelince düzelteceğiz ama nasıl yapacaklarını kesinlikle anlatmıyorlar, anlatmıyorlar çünkü onlarda nasıl düzelteceklerini bilmiyor. Buna inanın onlarda nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. Ocak 2027’de Hayat pahalılığı % 40 çıktığında bu hayat pahalılığını vermek için bir Osmanlı kuruşu paraları olmayacaktır. İşte bu nedenle ben CTP’nin şu an tek düze yaptığı bu hükümet gitmeli ve biz gelip düzelteceğiz sloganlarını son derece basit ve yetersiz buluyorum.
Ankara’dan maaşların ödenebilmesi için tek bir kuruş gelmeyeceği aşikar. Zaten Ankara’dan para alınıp maaş ödenebilse bunu en iyi UBP hükümeti yapacak, şu an UBP Hükümeti bile bu parayı alamıyor. Gelen paralar sadece yatırım kalemleri için geliyor başka da para yok.
Dostlar bu yazdıklarımı ister beğenirsiniz ister beğenmezsiniz ama gerçekler de bunlar. Olmayan bütçenin olmayan paranın nesini CTP nerden nasıl bulup ödeyecek. Bu ödemelerin yapılabilmesi için ya ciddi zamlar yapılacak ya da ciddi tasarruflara gidilecek. Hali hazırda Başbakan Ünal Üstel yapabileceği tüm tasarrufları yapıyor, yapılabilecek tüm borçlanmalar yapılıyor ve para yetmiyor, zaten yetmediği için de sürekli borçlanmaya gidilmek zorunda kalıyorlar.
İşte bu nedenle CTP gelecek ve tüm sorunlar bitecek diye bir durum sadece uydurulmuş hikayeden ibarettir.
Üstel Hükümeti dört yılı aşkındır görevde. Bunun öncesine bakarsanız Üstel Hükümetinden önceki hükümetler 15 ay içerisinde hep erken seçime gitmişler. Neden peki çünkü ya siyasi istikrarsızlık ya da bütçe açıkları ve paranın yoksunluğu. Biliyorum Başbakan Üstel ile ne kadar şunları iyi yaptı bunları iyi yaptı diye yazsak bir nazarı itibarı olmadığı için yazmıyorum. Ama gerçek de bu; Başbakan Üstel dört yılda çok ciddi projelere imza attı ve sektörlere çok ciddi paralar dağıttı. Kim bilir belki de hataydı ama ne vatandaşı mahrum bıraktı Başbakan ne de üreticiyi mahrum bıraktı. Madem para vardı fazla fazla dağıttı. Başbakanı ister sevin ister sevmeyin, Başbakan Üstel memleketin ve vatandaşın bekası için verdik sonra verdi.
Şimdi para da bitince Başbakan kötü oldu. Kimse kusura bakmasın ama Başbakan Üstele haksızlık yapılıyor. Adam yılda üç kere hayat pahalılığı bile verdi. Para azalınca yarısını yıl sonu verelim ki sıkışmayalım dedi ve kötü siyasetçi oldu. Ee kimse kusura bakmasın ama bu Başbakanın bu halk için yaptıklarına ciddi haksızlıktan başka bir şey değil.
**********************
Günün Sözü
"Adları unut, yüzleri, sesleri, kokuları falan. Geçmişine bir asfalt dök. Yürüyebilmek için ihtiyacın olacak…"
Burak Aksak
Yorumlar
Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.