Yanlış kararlar özelleştirmelere ucube gibi bakılmasına neden oluyor

Yayın Tarihi: 18/06/11 09:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+
Koop Süt ve DAÜ sorunu

Hafta içerisinde Kıbrıs Postası haber merkezine gelen önemli bir ihbar, tüm konsantremizi o noktaya çevirmemize neden oldu.

Gelen ihbar, kooperatif süt kurumunun Türkiye'den gelen bir firmaya devriyle ilgiliydi.

Özelleştirme kapsamında kooperatif süt kurumunun söz konusu firmaya ihalesiz devrolacağı iddiaları vardı.

Derinlemesine yaptığımız araştırmalar sonucunda, firmanın gerçekten adada olduğu ve bu görüşmelerin yapıldığı bulgularına ulaştık.

Fakat hangi şartlarda ne şekilde pazarlıkların sürdüğü konusunda kesin bir sonuca ulaşamadık.

Haberin yayınlanmasının ardından bizlerle irtibat kuran Süt Üreticileri Birliği Başkanı Candan Avunduk, 10 yerli süt üreticisinin bir araya geldiğini ve kuruma talip olduklarını, bunu da yazılı olarak Başbakan'a ilettiklerini açıkladı.

Avunduk, kendilerinin olumlu veya olumsuz bir yanıt almadıklarını böyle bir oldubittiye müsaade etmeyeceklerini bildirdi.

Yine son iki haftanın gündeminde popülerliğini koruyan olay, DAÜ'deki üniversite öncesi kurumlarının bir gercede ihalesiz olarak Doğa Koleji'ne devredilmesiydi.

Burada da devrin haberini alan sendika ve birçok sivil toplum örgütü, birtakım eylemlerle konuya tepkilerini koydular.

En fazla eleştirdikleri kısım ise, ihalesiz, şeffaf olmayan bir yöntemle bir gecede yapılan devirdi.

Birçok özelleştirmenin yapılacağının açıklandığı günümüz koşullarında hükümetin bu konuda iyi bir başlangıç yaptığını söyleyemem.

Özelleştirmeye sıcak bakan birçok kurum ve kuruluş, özelleştirmenin doğru yapılması gerektiği konusunda hükümeti uyarmaya devam ederken, halka da özelleştirmenin canavar olmadığını, doğru yapıldığı takdirde KKTC halkının çıkarlarına olacağının anlatmaya çalışıyor.

Böylesi bir dönemde atılan bu yanlış adımlar, kamuoyunun özelleştirmeye ucube gibi bakmasına neden oluyor.

İlgili bakanlığın ve TC Büyükelçiliği'nin ortak çalışmaları sayesinde ortaya çıkan özelleştirme ve yeniden yapılandırma stratejileri işbirliği belgesi her ne kadar kamuoyuyla paylaşılmadıysa da bu belgeyi okuma imkanım oldu.

Belgede, geniş anlatımlar olsa da hangi kurumların ne şartlarda, ne şekilde ve hangi vizyonla özelleştirileceği bilgisi yer alıyor.

Belgede ayrıca her ne kadar yerli iş imkanlarının özelleştirmeye teşvik edileceği ve rekabet şartlarının artırılacağı yönünde bilgiler olsa da DAÜ ve Süt Kurumu'yla ilgili karşılaştığımız iki uygulamada bunlara rastlamamamız dikkat çekicidir.

Süreç yanlış başladıysa da bunu erken farkedip konuyla ilgili doğru bir yola dönüş yapılacağını ümit etmek istiyorum.

Daha sonraki yazılarımda özelleştirmeyle ilgili daha geniş bilgiler paylaşacağımı belirtmek isterim.

Kooperatif Süt Kurumu'na süt üreticilerinin, DAİ ve DAK'a da Mağusalı işadamları ve belediyenin talip olması, devam edeceği belirtilen özelleştirmelere ışık tutmalıdır.

Bir elektrik borcu hikayesi: YDÜ ve Cratos

Elektrik Kurumu'nda son günlerde yaşanan gelişmeler arasında kurumdaki finansal yapının yaşayabilmesi için kurumun tahsilatlarının sağlıklı bir şekilde yapılması şartı açıkça su yüzüne çıktı.

Konuyla ilgili tahsilatların ayrım yapılmaksızın yapılması yönünde hazırladıkları raporu ilgili bakana sunan sendika, Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun'dan olumlu bir yanıt aldı ve Bakan da bunun uygulamaya konulması için talimat verdi.

Birikmiş elektrik borçlarını ödemeyen kurum, kuruluş ve özel tüketicilerin elektrik sayaçlarının kapatılması işlemleri ivedilikle başladı fakat her ne kadar talimatı veren Bakan ayrıcalık taleplerine karşı dik durduysa da Başbakan İrsen Küçük'ün borcundan dolayı elektriği kesilen birtakım abonelerin elektriğini açtırması karşısında zor duruma düştü.

Başbakan'ın böylesi bir konuda kendi bakanının yanında durması gerekiyorken uygulamanın tersine taleplerde bulunması, kamuoyu önünde hoş karşılanmadı.

Elektrik Kurumu'yla ödeme sorunu olan birkaç büyük müessese gündeme gelse de genel toplamda ciddi bir tahsilat söz konusu oldu.

Gündeme gelen büyük kurumlarının önde gelenleri YDÜ ve Cratos Otel oldu.

Bu iki işletmeyle kurumun ivedilikle anlaşma yoluna gidip tahsilatlarını yapması, kamuoyunun gözünde oluşan "ayrımcılık" inancını ortadan kaldırmış olacaktır.

Aksi takdirde bu tür ayrımcılıkların ve şaibelerin varlığı ülke genelinde adil olmayan uygulamalar olarak sürekli konuşulacaktır.

Herkes meseleleri çok dikkatli okumalı

Yine bu hafta içinde İnönü'de yaşanan, bölge halkı ve belediye başkanının şiddetle karşı çıktığı yapı taşı ocağı izni sorununun aslında ocağa karşı duran ve yatırım yapmak isteyen tarafların birbirini ısrarla anlamama nedenlerinden doğduğu anlaşıldı.

İzne karşı çıkan belediye başkanı ve halka; taş ocağı ve yapı taşı ocağı arasındaki farkın anlatılmaması, yaşananların birincil nedeni oldu.

Özellikle belediye başkanının bu denli ciddi tepkiler koymadan önce bu iki farklı işletme yapısı arasındaki farkı iyice değerlendirip yöre halkına bunu doğru izah etme zorunluluğu var.

Yine belediye başkanının "çalışma izni vermem" söylemleri, talihsiz açıklamalardır.

Belediye başkanı yasalara göz atmış olsaydı alınan yapı taşı ocağı izni ile belediyeden izin alma durumunun söz konusu olmadığını görecekti.

Ben buradan söz konusu yapı taşı ocağının açılıp açılmamasıyla ilgili herhangi bir yorum yapmadan, sadece yapılan açıklamalarda daha sorumlu davranılması gerektiğini ve yapılacak yatırımın da ne yatırımı olduğunun anlaşılması zorunluluğunun altını çiziyorum.

Özgürgün'e 'gerizekalılar' davası

Bir önceki yazımda işlediğim Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün ile Başbakan İrsen Küçük arasındaki "gerizekalılar" söylemine tepkili olan vatandaşlar, Başbakan ve Dışişleri Bakanı'nı bulundukları ithamdan dolayı mahkemeye vererek bir duyarlılık gösterdiler.

Mahkeme sonucunu heyecanla takip edeceğiz.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.