'Toplum Lideri' statüsü ve tükenen seçim sistemi

loading
29 Eylül, Salı
£

10.07

9.20

$

7.84

BAM TELİ

Polat ALPER
polat@kibrispostasi.com
Polat ALPER
A- A A+

'Toplum Lideri' statüsü ve tükenen seçim sistemi

Birkaç gündür ülke siyasi tarihine şahit olmuş, toplumsal hafıza ve devlet hafızasına hakim olduklarına inandığım, birkaç birkaç önemli isimle sohbet şansım oldu.

Yakın tarih saydığım, KKTC'nin ilanı itibarı ile başlayan ve bugüne kadar gelen süreci hafızamda tazeleme şansını yakaladım.

Son 48 saatte yaşanan 'Maraş açılımı' da dahil olmak üzere, öncesinde 4'lü hükümetin bozulup yerine UBP-HP hükümetinin kurulması ile girilen süreçte, daha yolun başında iken kısa ve net birkaç hayati önem taşıdığına inandığım konunun altını çizmek istiyorum.

Bunlardan ilki başkanlık sistemi diğeri de anayasanın emrettiği meclisin yaz tatili zorunluluğudur.

Artık geç de olsa 'Toplum Lideri' statüsü dahil, tükenen seçim sistemi öncelikli tartışılmalıdır.

Bizler için en doğru 'Başkanlık Sistemi' önde gelen gündem maddelerimizden olmalıdır.

Yönetimi devralmış yeni hükümetin, hemen ardından meclisin 2-3 ay yaz tatiline girmesi dünyanın neresinde görülmüştür.

Hem de bu denli, ülkenin ekonomik anlamda yangın yeri olduğu bir dönemde.

40 yıldır bunu tartışıyoruz ve sonunda hep anayasa buna müsade etmiyor deyip ikna oluyoruz.

Ne Anayasaymış kardeşim.

Neredeyse toplum olarak anayasayı geleceğimiz önünde en büyük engel görme noktasına sürükleniyoruz.

Anayasa bizleri derin bir dondurucuya hapsetti ve orda tutuyor.

Kendimizi kandırıyoruz.

Çağdaşlaşmak, üretmek yerine gelişime sırtımızı döndük.

Medeni ve refah seviyesi yüksek ülkeler arasında olmak gibi bir toplumsal kaygımız hiç olmazken, bunun yerine günü kurtarmak, bireysel rant kaygısı hep hakim oldu. Doğasıyla da bundan beslenen ve yaşayan siyasetçinin 'hükümetçilik oynama' kaygısı hiç gündemden düşmedi.

Anayasa 'tabu' haline getirildi.

Anayasayı ülke ve insan yararına değiştirmek yerine siyaset uğruna tabulaştırarak ülkenin geleceği önünde hep engel gösterildi.

Oysa biz uzun yıllar önce siyasi sistemin çöküp tıkanacağını önceden görüp, başkanlık sistemini tartışıp, anayasa değişikliği sürecini çoktan tamamlamış olmamız gerekirdi.

Keza, ayni hamleyi yıllar önce, meclisin ihtiyaç vuku bulduğunda yaz aylarında tam performans çalışabilmesi için de yapmalıydık.

Yıllar önce Sayın Tufan Erhürman'ın çalışmaları ile bu bağlamda bir taslak çalışması yapılmıştı fakat taslaktan öteye gidememişti.

İyi yapmıyoruz;

Herkes GERÇEĞİbiliyor ama kimse DÜRÜSTolmak istemiyor.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.