YANKI

Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR
chaglarm@yahoo.co.uk
Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR

"Omerta" Yasası

Yayın Tarihi: 24/05/21 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Türkiye’de Anadolu halkları giderek fakirleşirken,

“Yandaşlar”, bazı “bürokratlar” ve “iş adamları” ile bir kısım “cemaatler” hep zenginleştiler!

Hem de, toplum adına olsun üretim bağlamında olsun, hiçbir şey yapmadan zenginleştiler...

 

Türkiye'de neredeyse her dönemde belli bazı çevrelerin,

Devlet kurumları bağlamında devleti hukuk dışına çıkartırken, 

“yeraltı dünyasını”, "organize suç örgütlerini”, “mafyayı” ve “derin devleti” kullanarak,

Hukuk dışılığın avantalarını ortaklaşa yedikleri son günlerde bir bir itiraf edilmektedir!

 

Peki!

Devlet, mafya ve siyaset üçgeninde ortaya çıkan bu yapı biliniyor muydu?

Öyle anlaşılıyor ki biliniyordu...

Varlığı hep tartışmalı hale getirilen “devletin derin ilişkileri ve yapılanmaları”,

Aslında Susurluk kazasıyla gün yüzüne çıkmıştı...

Siyasetçisinden ve hakiminden, bürokratına ve iş insanına kadar,

Bunların hepsinin son günlerde yaşanan gelişmelere bakıldığında,

O zamandan beri bilindiği anlaşılıyor…

***

Öyle ki, hep bilinen bu çarpık yapı,

Organize suç örgütü liderlerinden biri olarak kabul edilen Sedat Peker’in,

Pek çoğu önceden bilinen son açıklamaları ve iddiaları ile,

Yeniden kamuoyunun gündemine oturdu!

Yine, Peker’in itiraflardan öyle anlaşılıyor ki;

Bu "derin devletin" görevleri arasında,

Sözde kimilerini “vatan haini” ilan ederek,

onu bunu vurmak ve ortadan kaldırmak da varmış!

 

Peker, 6 Temmuz 1996’da, Lefkoşa’da evinin önünde “faili meçhul” cinayete kurban giden gazeteci Kutlu Adalı cinayetiyle ilgili,

(bilindiği üzere, Adalı cinayetinin arka planında, “paha biçilmez” eski eserlerin ve St. Barnabas’ın el yazması İncil’inin yer aldığı St. Barnabas Manastırı'nda yaşanan silahlı bir baskının araştırmasının yer aldığı söyleniyor...),

süreci şöyle aktardı dün yayımladığı videoda:

 

“Biz o zaman Korkut Eken ve Mehmet Ağar ile hep beraberiz. Korkut abinin odası, Mehmet Ağar’ın odasının yanında.

Burayı çok iyi dinleyin; genciz, vatanseveriz. Genelde bana iş adamlarını yönlendiriyorlar faili meçhullerden ziyade.

Bana dediler ki: “Kıbrıs’ta bir adam var, Kıbrıs’ı Rumlara satmak istiyor”.  

Biz o zaman çocuğuz, genciniz, bizi bir doldurmuşlar, bir doldurmuşlar…

Mehmet Ağar: “bana iki tane profesyonel bul” dedi.

Ben de öz kardeşimi, Atilla Peker’i vereceğimi söyledim.

“Uzmandır, sokaklarda yetişti” dedim.

 

Hard disklerde, geçmişten bugüne kadar satılan tüm biletler bulunuyor. İsteyen, Atilla Peker ile Korkut Eken’in, cinayetten ne kadar önce Kıbrıs’a gittiklerini bulabilir...

Ancak Allah’a yemin olsun, yüce Allah o insanın kanını bize nasip etmedi. Adam namuslu adam. Bugünleri görüşmüş adam, bunun için çalışmış. Rumlara filan ülkeyi satacağı yok adamın.

Hep böyle yapıyorlar. Vatanseverlikle milleti coşturuyorlar herkesi birbirine sokuyorlar.

Allah’a yemin olsun aradan zaman gençti 3-4 gün sonra döndüler, denk gelinemedi.

Korkut abiyle konuştum, dedi “tekrardan gideceğiz”.

Sonra orada bunları başka bir ekip öldürmüş. Sonra görüştüğümüzde, bana işin hallolduğunu söyledi...

 

O benim biladerim. O korkmaz, doğruyu anlatır. Öldürse öldürdüm derdi. Çünkü zaman aşımına girdi, hiçbir hukuki kaidesi yok. Allaha yemin olsun, Kur’an’a yemin olsun olay böyle oldu” 

 

“Rumcu” olmak! 

Görünmez bir "Rumcu" olup, çıkmak!

Müfteri (iftiracı), “Rumcu”, ajan provokatör...

Belli kesimlerin, koro halinde:

“vatan elden gitti, bizi satıyorlar,

kanla aldığımız bu toprakları,

masada Rum'a vermek kimsenin haddi değil.” 

Hep bu yazılarla ve suçlamalarla büyüdük...

Şimdi de ayni zihniyete karşı,

Sivilleşmek için mücadele ediyoruz...

Kazanıyor muyuz peki?

***

Ey! "Her yola gelebilen" muktedirler!

“Gerçek” denilen ile “çıkarlar” denen konu çatıştığında,

Hangi tarafı tutacaksınız?

İşte temel mesele bu!

 

Mesela şimdi, bu kadar önemli bir iddia hakkında,

çok ciddi bir soruşturma süreci yürütecek misiniz?

Yoksa! Omerta yasasını mı işleteceksiniz?

 

“Omerta” yasası ne midir?

Omerta yasası,

Mafyanın ünlü “susma” kuralıdır.

***

İnsanın yaşamak için,

Hayallere, barışa, özgürlüğe,

adalete ve sevgiye ihtiyacı var...

Başka yollara sapmaya değil!

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR yazıları