Kırk Derenin Suyu

Av. Feyzi HANSEL
feyzihansel@gmail.com
Av. Feyzi HANSEL

Fasulyanın yahnisi...

Yayın Tarihi: 13/10/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Kurultay heyecanı yerini yavaş yavaş seçim heyecanına bırakıyor. UBP ise, özellikle hafta sonu ilçelerde gerçekleşen kongrelerle, olası bir seçim sürecinin hala en güçlü adayı pozisyonunu koruyor.

Muhalefet, gerçeklerden ve halkın sorun ve beklentilerin uzak, sonuçsuz, sataşma ve nisap tehdidi gazellerinden oluşan bir tavırla, memleket sorunlarını yönetmek konusunda hazır, ehil ve donanımlı olmadığı imajı çiziyor.

Bertan Zaroğlu, kendini parti başkanı sayıyor ve nisap konusunda o da muhalefetle birlikte hareket ediyor. Bertan Zaroğlu'na gülen UBP, yasaya rağmen iki bağımsız vekile rozet takıyor. Fikri Ataoğlu "olmak ya da olmamak" arasında bir yerlerde, teknokrat seçim hükümetine göz kırpıyor. Arıklı'ya hiç dokunmayın. Arıklı, Çin Halk Cumhurlyeti'nin başbakan yardımcısı olarak üretimin şaha kalkacağından filan bahsediyor ve bu şartlarda KKTC hükümetinin nisap sağlamasına destek vermeyeceğini ifade ediyor.

Siyaset bir yoldan Mersin'e giderken halkın tersine gittiğini dahi fark edemiyor.

UBP'de başkanlık yarışı içerisinde, her aday geleceğin sihirli değneğini elinde tuttuğunu ima ederek, bu sihri başkan olurlarsa yapacaklarını söylüyorlar. 

Arıklı - Zaroğlu çekişmesi, beyefendileri memleketten koparıyor. Anahtar kimde bilemiyorum. Belki, memleketteki kilidi açacak anahtarı bir an evvel birisi ortaya çıkarır da, kilit çözülür.

Bağımsızlar HP'den, HP ise bağımsızların desteklediği hükümetten el aman çekiyor.

Serdar Denktaş, her bakımdan Fikri Ataoğlu'na duyduğu hırsla hükümeti bloke etmiş. Zavallı Fikri Bey, her gün yeniden kendini ispat etmek zorunda kalıyor ki, partisini yürütebilsin.

Peki, halk bu kavgaların neresinde? Vermeden almak Allah'a mahsus. Bu halk, bir şey almadan ne kadar daha vermeye devam edebilecek?

Beyefendileri, hanımefendileri dürtüp rahatsız etmek zorundayım, pardon. Nisap sağlamak üzerine kurulu siyasetiniz bu halka çare olamıyor!

Bir zahmet giderayak bir masa etrafına toplanın ve yeniden gelip oturmak ve nisap sağlamadan maaş almaya devam etme hayalini kurduğunuz meclisten halkın yükünü hafifletecek yasalar çıkarın.

Vergi, bu memlekette yara. Halkımız, insanımız, tüccarımız çok yüksek vergiler ödemek zorunda. Karşılığında kayda değer bir hizmet almadan üstelik. Vergide adil bir sistem yaratmak ve yeni bütçeyi yeni sisteme dayayarak halkın önünü açmak zorundasınız. Servet vergisi de konuşulmalı artık. Ne iktidardan, ne de muhalefetten bu konuda tek ses yok. Boşa jargon kesmeye devam...

Elektrik, bu ülkede insanları medeniyet dışı bir yaşama itiyor. Ne hükümet, ne de muhalefet yakıtın kirliliği dışında tek kelam etmiyor.

Et almak, süt almak, ekmek almak eziyet haline dönüşmüşken, adalet hizmetlerine erişilemesin diye harç arttırmak ne? Halkın adalete erişim hakkını mahkemelerin sağlamasını beklemeyin. Adalet, bütçe yokluğunda kırılan döküleni düzeltmekten aciz. Bu dertleri de siz çözeceksiniz. 

Tencerede fasulyanın yahnisi kaynıyor. Bu halk bu fasulyayı yiyecek elbet. Ama, sorunlar konusunda tek kelam etmeyen, bokuyla kavga etme uzmanı politik düzen değişmezse, gidenin yerine gelecek olan da aynısı olacak...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Av. Feyzi HANSEL yazıları