Turizm, cari işlemler dengesi ve milli gelir

Yayın Tarihi: 09/12/21 09:30
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

İktisatçılar genellikle bir ülkenin ekonomisi hakkında analiz yaparken kişi başına düşen milli gelir, işsizlik oranı, enflasyon oranı ve cari işlemler dengesini incelerler.  

KKTC’de maalesef pandemi ve TL’nin değer kaybından dolayı 4 gösterge de kötüleşmiştir. DPÖ’nün sayfasında ulaşılabilen en eski enflasyon verisi 1978 yılına aittir. KKTC’de 1994 yılına kadar,16 yıl boyunca enflasyon % 30 ile % 70 arasında dalgalanmıştır. Çiller- Karayalçın hükümetinin aldığı 5 Nisan kararları ile TL’nin devalüe edilmesi sonucunda 1994’de enflasyon oranı ülkemizde %215 olarak gerçekleşmiştir. 2001’deki devalüasyon sonucunda %76.8’e yükselen enflasyon oranı 2002’de % 24.5 olarak gerçekleşti. 2018 yılında TL’de yaşanan değer kaybına kadar enflasyon oranı % 20’in altında kaldı. 2021 Ocak- Kasım arası %26.86 olarak gerçekleşen enflasyon oranının  sebebi yine TL’nin değer kaybı ve emtia fiyatlarındaki artıştır.

Enflasyon dışındaki göstergelerin kötüleşmesinin temel sebebi ise pandemidir.

Talebin düşmesi, işsizliği artırmakta, artan işsizlikte milli geliri düşürmektedir, düşen milli gelir ile işsizlik daha da artmakta ve ikisi de kartopu gibi büyümektedir. Talebin düşmesi, işsizliğin artması ve gelirin azalmasının temel nedenlerinden biri ekonomimiz servisler sektörüne bağlı olmasıdır.

Bu yazımda cari işlemler dengesi ve turizm gelirleri ile milli gelir arasındaki ilişkiyi incelemeye çalışacağım. Cari işlemler hesabı ödemeler bilançosunun en önemli kalemidir. Ülkenin dış ticaret dengesi ve görünmeyen işlem kalemlerini göstermektedir. KKTC, küçük ada ekonomisi özellikleri taşıması nedeni ile önemli oranda dış ticaret açığı bulunmaktadır. Dış ticaret açık verirken görünmeyen işlemler kalemindeki artış, cari işlemler dengesinin 2014 sonrasında fazla vermesine neden olmuştur. Görünmeyen işlemler kalemi, net turizm gelirleri, yükseköğrenim gelirleri ile T.C. yardımlarından oluşmaktadır.

2019 yılında 1 milyar 515 milyon dolarlık ticari açığa rağmen cari işlemler dengesi turizm ve yükseköğrenim gelirleri ile 221 milyon dolar artı vermişti. 2020 yılında ticari açığın 1 milyar 213 milyon dolara gerilmesine rağmen turizmde %82.7’lik, yükseköğrenimde %36.1 olarak gerçekleşen daralmalar sonucunda cari işlemler 2014 yılında sonra ilk defa açık vermiştir, bu açıkta 379 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Milli gelirin %12.42’sine denk gelen bu açık ciddi boyuttadır.

Herkesin bildiği üzere cari açığın finansmanını turizm ve yükseköğrenim sağlamaktadır. Turizmdeki durumumuzu anlayabilmek için 2021 verilerini, 2019 verileri ile kıyaslamanın doğru olduğunu düşünüyorum.

Ülkemizde veriye ulaşım ciddi bir sorun, Turizm Bakanlığı’nın verileri düzenli olarak güncellemesi diğer kurumlarımıza örnek olmalıdır. Şu anda ekim ayı verileri mevcuttur.

Aşağıdaki tabloda 2019 verilerini 2021 ile kıyaslamaya çalıştım.

 

2019

2021

Değişim(%)

Hava ve Deniz Yolu ile Gelen Yolcu Sayısı

1,472,155

388,848

-73.59

Konaklama

1,149,714

270,482

-76.47

Geceleme

4,456,443

922,141

-79.31

Yatak Kapasitesi

25,438

26,268

3.26

Kara Kapılarından Giriş

3,822,184

1,013,795

-73.48

Doluluk Oranı (%)

50.4

27.0

-46.43

Kaynak: Turizm Bakanlığı

Yatak kapasitesi, hava, deniz ve kara kapılarından gelen yolcu sayısında ekim ayına göre kıyaslamak mümkün iken, 2019 yılı için konaklama, geceleme ve doluluk oranı için Ocak-Aralık verileri kullanılmıştır.

Veriler açık şekilde lokomotif sektörümüz olan turizmin hala daha pandemi etkisinde olduğunu ve yaraların sarılamadığını göstermektedir. 2021 yılının milli gelir ve cari işlemler açığı açısından iyi geçmeyeceğini yukardaki tablo bize göstermektir.

Bu konjonktürdeki naçize önerilerim;

  • Öncelikle pandemiye karşı elimizde tek silah aşı, bu konuda Sağlık Bakanlığına ciddi bir görev düşmektedir, aşılanmanın yararı bilimsel veriler ışığında halk ile daha sık paylaşılmalıdır.
  • TL’nin değer kaybından dolayı göreceli olarak Güney Kıbrıs ve diğer ülkelere daha ucuzuz, kara kapılarındaki geçişleri kolaylaştıracak tedbirler alınmalıdır. Güney’in bu süreçte yeni kapıların açılmasını kabul edeceğini sanmıyorum ama bunun için politik girişimler mutlaka yapılmalıdır.
  • Hava ve deniz limanların da girişler dünya ile uyumlu hale getirilmelidir.
  • Çin ve Azerbaycan Turizm Bakanlığı tarafında hedef pazarlar olarak belirlendi. Bu iki ülke doğru mu bilmiyorum ama düşünce doğru mutlaka gelen turistlerin ülkeleri çeşitlendirilmelidir. Bunun içinde ciddi bir pazarlama ve tanıtma programına ihtiyacımız vardır. 2022 bütçesinden turizm tanıtımına sadece 1.5 milyon Euro ayrılması bu hedefler ile örtüşmemektedir.
  • Bunun içinde sosyal medya ve diğer internet olanakları aktif kullanılmalıdır. Örneğin, sosyal medyadaki Visit North Cyprus’u sadece 4380 kişi takip ederken son yapılan paylaşım tarihi 6Ağustos. Güney’de muadili olan Visit Cyprus’un 191 bin takipçisi var ve günlük paylaşım yapılmaktadır.

Pandemi ve döviz kurlarındaki dalgalanma yüzünden zor bir dönemdeyiz bu sarmaldan çıkış için bacasız sanayi turizm en önemli sektörümüzdür.

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Kaan KUTLAY yazıları