Anastasiadis niye Akıncı'yı değil, Özersay'ı tercih etti?

loading
14 Ağustos, Cuma
£

9.65

8.73

$

7.38

KUTAY'IN NOTLARI

Levent KUTAY
levent.kutay@kibrispostasi.com
Levent KUTAY
A- A A+

Anastasiadis niye Akıncı'yı değil, Özersay'ı tercih etti?

Çok sevdiğim dostum Ulaş Barış, geçen gün yazmış olduğu "rol çalma" diye bahsettiği yazısında pek de haksız sayılmazdı…

2008'den, yani Talat-Hristofyas döneminden beri yerleşmiş bir mekanizma var…

Hatırlayacaksınız o dönem de Kıbrıs Sorunu için çalışma grupları ve günlük hayatı da etkileyen konuları çözmek için de iki toplumlu komiteler kurulmuştu…

Daha sonra çalışma grupları çalışmaları bitirdiler ve görevlerini müzakere heyetlerine devrettiler…

Bu heyetlerin yaşadığı evrimsel dönüş, malum Crans Montana'da duvara çarptı ama konumuz esas bu değil…

İki toplum arasında günlük konularda çıkan sorunları ele almak ve çözümlemek için kurulan komiteler halen aktif…

Bazıları da gayet medyatik olarak görevlerini sürdürüyor…

Mesela Kültürel Miras Komitesi… Her gün olumlu icraatlarını okuyoruz…

İki toplum arasında gerek suçlular gerekse hukuki ihtilaflar için kurulmuş "İki Toplumlu Suç ve Suça İlişkin Komite" de var…

Başında da Türk Tarafı adına Veteran Hukukçu Hakkı Önen bulunuyor…

Hakkı Önen, Talat döneminden beridir bu görevde…

Son günlerde, iki toplum arasındaki en ses getiren, ilgi duyulan hatta takdir toplayan işbirliğini birlikte gözlemledik…

Özellikle Rum Tarafının tanınma korkularından dolayı, son birkaç senedir Kıbrıs'ın iki tarafı da suçlular için karşılıklı güvenilir sığınak haline geldiği malumunuz…

"Kuzeyde soy, güneyde harca, Güney'de öldür kuzeyde gez"…

Cinayetler, hırsızlıklar, gasplar gırla gidiyordu…

Bu konuda geçtiğimiz hafta bomba gibi haber patladı…

İlk defa olarak suçluların iadesi yapıldı…

Ama bir gariplik göze çarpmıyor değil…

Ulaş'ın da ifade etmeye çalıştığı gibi…

Bu sorunu, "Suç ve Suça İlişkin Komite" değil, KKTC Dışişleri Bakanı Özersay'ın, Rum Müzakereci Mavroyiannis ile temasları sonucu çözüldüğü açıklandı…

Kim çözdü?

Bir dönem birlikte mesai de yapmış, biri eski müzakereci şimdiki KKTC Dışişleri Bakanı Özersay ile Güney'in part time daimi müzakerecisi BM Daimi Temsilcisi Mavroyiannis…

Buraya ayrı paragraf açalım…

Kim bu konuyu olması gerektiği yerden yani Akıncı'nın denetimindeki komiteden alıp, yukarıda söylediğimiz mecraya koydu?

Sıkı durun…

Tabii ki Anastasiadis…

Rum Başkan istese bu sorunu komite düzeyinde çözmez miydi?

Ama nedense son 10 yılın en önemli güven artırıcı adımına Özersay ile şekil verme yolunu seçti…

Özersay'a gereken kredi verilmeli…

Haklı olarak muhalefet partilerinden bile takdir aldığını gördük…

Ama konumuz bu değil…

Bu kararı bizzat Anastasiadis verdi…

Ulaş dostum aynı konuya eleştirel yaklaştı…

Saygım baki kalmakla birlikte, konuya eleştirel değil analitik yaklaşmak istiyorum ve şu soruyu sormadan kendimi alamıyorum…

Anastasiadis son 10 yılın en önemli güven artıcı önlemini niye Akıncı ile değil Kudret Hoca ile çözmeyi tercih etti?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.