Bayrak, Türkiye Cumhuriyeti, KKTC ve Arıklı

Yayın Tarihi: 14/06/21 15:18
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Bayrak anlam gereği bir ulusun bütününü temsil eden bir simgedir. Her devlette en değerli simgedir. Ama tarihten günümüze Türk devletlerinde çok daha kutsal değerler yüklenmiştir.

Türk Bayrağı gerek Türkiye Cumhuriyeti’nde gerekse KKTC de Bayrağı özel yasalarla korunmuştur. TC’de 2893 Türk Bayrağı Kanunu ve bu yasaya bağlı Tüzük. KKTC’de 15-1984 bayrak yasası ve bu yasaya bağlı 1984 KKTC Bayrağını Kullanma Esasları Tüzüğü.

Birbiriyle hemen hemen ayni olan bu 4 yasal belge Türk Bayrağı ile ilgili en ufak detaylar bile düzenlenmiştir. Ve her uygulama izine bağlıdır. Yasanın yürütülmesinden Bakanlar kurulu ve ilgili bölge amiri sorumludur.

Bunun yanında KKTC Bayrak yasasında Türk Bayrağının Kıbrıs Türk Halkının bayrağı olmaya devam eder (Madde 7) dese de Türk Bayrağı söz konusu olduğunda 2893 sayılı Türk Bayrağı Kanunu’na göre Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve haliyle, Türkiye Büyük Elçiliği de Bayrak ile ilgili durumlara duruma müdahildir.

Burada hemen “iki farklı devlet” ile başlayan cümleler anlamsız olacağını belirtmek lazım. Türk Bayrağı olarak tanımlanan bayrak Türkiye Cumhuriyeti’nin esas ve tek bayrağıdır. Dünyada nerede olursa olsun Türk Bayrağı ile ilgili olaylara müdahildir.

Ki zaten pratiğe de geldiğinde “biz karışmayız…, onlar karışamaz…” ile başlayan cümleler de anlamsız hatta komik olur. Kuran kursları ile ilgili kararda bile kopan fırtınayı düşündüğümüzde, Türk Bayrağının bu uygulama ve tartışması “bizi ilgilendirmez” ya da “onları ilgilendirmez” diyemezsiniz.

Devam edelim…

Bu yasa ve düzenlemelere göre, yasa dışı uygulamalar cezası belli suçtur. Mahkeme mahkûmiyet kararı verirse, 6 aya kadar hapis, yüz bin Türk lirasına kadar para ya da her ikisi birden ceza olarak verilebilir. Tekrar edelim ceza verme yetkisi ilgili MAHKEMEDE’dir.

Şimdi gelelim yaşadıklarımıza.

Mağusa surlarına kamuoyunda tartışmalı bir “Bayrak Dikme” olayı yaşandı.

Hemen ilk soru bu “bayrak dikme” düzenekleri yapılırken ilgili yasa ve tüzükler gereği gereken izinler alındı mı?

Alındıysa izin nerde? Ve neden kamuoyu bilgisine getirilmeyip tartışma devam ettiriliyor ki bu da suçtur. Bilerek ve isteyerek bu tartışmalara imkan vermek bayrağın saygınlığına zarar verir. (Madde 10, Madde 11)

İzin alınmadıysa doğrudan suçtur. Soruşturulma başlatılmasını gerektirir.

Her iki halde de mahkeme hükmederse 6 aya kadar hapis, yüz bin Türk lirasına kadar para ya da her ikisi birden ceza verilebilir. (Madde 11)

İzinli ya da izinsiz, bu uygulama yapılırken, yasada madde 7 de tarif edilen düzen, intizam ve özen gösterildi mi?

Binlerce yıllık surlar üzerine gelişigüzel bir beton dökülüp direk dikmek, Türk Bayrağının değerlerini oluşturan Türkiye Cumhuriyeti temel ilkelerine uygun mudur?

Bu uygulamayı yapanlar ve daha sonra da savunanlar Türkiye Cumhuriyeti’ni Türkiye Cumhuriyeti yapan anayasasında 100 yıla yakın zamandır yazan ve değişmeyen bu ilkelerden haberdar mıdır?

Cevaplar olumsuz ise yasanın 10. Maddesinde

“…bayrağın layık olduğu manası ve değerleri zedeleyecek herhangi bir şekilde kullanılamaz”

 “Sözle, yazıyla ve hareketle hakaret edilemez”,

“Gerekli özen gösterilmeden kullanılamaz” emirlerine uymayarak suç işlemiş olup olmadıkları soruşturulması gerekmez mi?

Sayın Arıklı’ya da değinmemek yazıyı eksik bırakır.

Sayın Arıklı Hüküm vermiş “eller kırılır demiş”.

Esas yetkili KKTC Başbakanlık ve T.C. Büyük Elçiliği olduğu net.  Bu iki mercii istişare ederek, varsa eğer usülsüzlüğü düzeltme kararı verir ve uygularlarsa Kim kimin ellerini kırılacak? Sn Arıklı bunu belirtmelidir.

Bu yasa ve türükler ortada.

Sn Arıklı kendini böyle bir olayda yasa koyucu ve mahkeme yerine mi koymuş ki bu hükümü verebiliyor?

KKTC Başbakanlık ve T.C. Lefkoşa Büyükelçiliği bu konudaki yetkilerini Sn Arıklıya mı devretmiş? (Öyle ise açıklanmalı)

Daha da ileri götürelim, Türk Bayrağını korumadaki en üst merci Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konuda Sn Arıklıya yetki mi devretmiş? (Öyle ise  bu da açıklanmalı)

Hemen “Şahsi Görüşüdür” diye başlayan cümleler kurulmasın. Bugün tüm gazetelerde manşet olan bu tartışma, söz konusu “bayrak” ise şahsi olamaz. Üstelik Kıbrıs’ta bu tür durumların tümünün hemen dünya basınında da yer aldığını düşünürsek, olay şahsi bir durum olarak hiç düşünülemez.

Her ne amaçla olsun bu tür bir durum yaratmak ve yaratanları değil dile getirenler bu şekilde suçlamak da soruşturulmalıdır.

Zira yasa maddeleri net. Uygulamayı yapanlar kadar Bayrağı Siyaset, ekonomi, kişisel çıkar, zümresel çıkar için kullanmak da suçtur.

Altını tekrar çizerek bitirelim.

Yasalardan ve konunun hassasiyetinden de anladığımız üzere konunun öncelikle iki ana muhatabı vardır.  Birincisi KKTC Başbakanıdır. İkincisi T.C. Lefkoşa Büyük Elçisidir. 

Arıklı mı? Onu ben anlayamadım. Muhataplara sormak lazım…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.