Ne zaman yağmur yağsa, utanıyorum...

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

BAK ŞİMDİ

İrfan BATU
irfan_batu@hotmail.com
İrfan BATU
A- A A+

Ne zaman yağmur yağsa, utanıyorum...

Neşe Karaböcek'in, unutulmaz şarkılarından bir tanesidir...

Şarkıda, bir birini aslında tanımayan, sadece bir yağmur akşamı öpüşen bir aşk hikayesi anlatılır...

Kız öpüştüğü için utanıyordur...

Kimselerin de görmediğini belirterek, vicdanını rahatlatsa da, her yağmurda yaşadığı o yasak öpüşme akşamını hatırlayıp, utandığını anlatır...

Nerden geldi aklıma bu şarkı sözleri diyeceksiniz...

Çarşamba'yı Perşembe'ye bağlayan gece...

Yağmur yoktu ama hava kapalıydı...

Bir askeri mühimmat deposunda, henüz resmi olarak açıklanmayan bir sebepten meydana gelen patlama...

Korku, panik ve telaş...

Özellikle de, patlamanın en yakınında bulunan, ülkenin en güzel turizm yatırımları arasında bulunan hotelimizin personeli, misafirleri ve yöneticileri, telaşın, korkunun ve paniğin en koyusunu yaşadı...

Olayda can kaybı olmaması büyük bir şanstı... En büyük tesellimizdi...

Ve hotel yönetimi, personeli... Ülke adına onları tebrik etmek gerektiğini düşünüyorum...

Büyük bir kriz yönetimi ve sorumluluk örneği sergilediler, olayın ilk anından sabahın ilk ışıklarına kadar...

Devlet erkanı da en tepesinden itibaren ordaydı...

Patlamanın nedenlerini tartışacak değilim, konu ile ilgili uzman görüşleri sayesinde kafamın içinde bir nedene ulaşsam da...

Bu benim işim değil...

Uzmanlık alanıma girmez...

Ben, beni ilgilendiren kısmıyla ilgileniyorum; Can güvenliği ve ülke ekonomisinin can damarı turizm sektörünün bu olaydan sonra nasıl etkilenebileceği...

Bu iki konu çerçevesinde yaparım değerlendirmemi...

Ülkenin can ve mal güvenliğini sağlamak gibi sorumluluk yüklü bir kurumun, can güvenliğini sağladığı insanların nasıl olur da can güvenliğini tehdit eder bir duruma geldiğini sorgularım...

Varlığını değil....

1970'li yılların ada şartlarına göre konumlanmış askeri yerleşim yerlerinin, gecikmiş bir gereklilik olması ile birlikte, yeniden gözden geçirilmesi gerekir diye düşünüyorum...

Bunun sadece görsellikle ya da siyasi düşüncemle alakası yoktur üstelik...

Bunu hem can güvenliği açısından hem de ülke ekonomisinin temeli olan turizmin gelişebilmesi için gerekli görüyorum...

Gelelim, yağmurda öpüşüp, sonra da utanan, yasak aşk yaşayan platonik aşıklara...

Ülkede ne olup bitse, klişe kelimelerle, bilindik sloganımsı laflarla, barış güvercini edasında sosyal medyada uçan sol kanat oyuncuları devreye girer...

Çözüme sarılıp, federasyon federasyon ağlaşmalar...

Silahsızlanmayı hatırlarlar, askere arkadan el sallama moduna geçerler hemen...

Bununla da barışa ve çözüme katkı yaptıklarını sanırlar...

Patlama olur, o an feryat figan, sonra aynı mecradan Türkiye Süper Ligi sonuçları üzerine, teknik direktör edasında spor eleştirmenliği...

Bunu da geçtim, yapılan eleştiriler de hani bir şeylerin düzeltilmesi için de değil... Sadece kuru slogandan ibaret... Ego tatmini cinsinden...

Hani bir şeyi de özünde, akılcıl ve gerçekçi tartışsak ve sorunu çözmeye odaklansak, siyaset yapmadan...

Değerleri ve bizim olanları koruyarak yapsak bütün bunları, eminim çözümü beklemekten çok daha etkili ve hızlı çözeceğiz bize ait sorunları...

E böyle olmayınca, haliyle yağmur akşamı öpüşen iki aşığın hikayesini anlatan şarkı geldi aklıma...

Her yağmurda hatırlanan, platonik aşkın utangaçlığı...

Şarkının en güzel yeriyle yazıyı bitirmek güzel olacak sanki...

Bir öptüm bir öptüm, bir daha öptüm...

İyi Pazarlar...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.