Sembolik olmayın…

loading
20 Eylül, Pazar
£

9.76

8.95

$

7.56

BAK ŞİMDİ

İrfan BATU
irfan_batu@hotmail.com
İrfan BATU
A- A A+

Sembolik olmayın…

Yazdıklarım, inandıklarımla denktir hep…

İnandıklarımın, yazıya bürünmüş halidir…

Birilerinin, inandıklarıma olan olası inançsızlığı,

Yazacaklarımın ne başlığına ne de içeriğine etkisi olmadı bugüne kadar…

İnandığım gibi yazdım, yazdığım gibi de inandım hep…

Bu insanın, inandığı gibi yaşaması gibi bir şey aslında…

Ve “Ya olduğun gibi görün, ya da göründüğün gibi ol”

Mevlana’nın, insanın yaşam karşısındaki duruşunun en güzel öğütlerinden birisi…

Bunu başarabilmek, yaşamı anlamlı kılmakla alakalı bana göre…

Yaşadığımız coğrafyada, bunu bir yaşam felsefesi ve duruşu olarak benimseyenler vardır elbet…

Hatta bu duruşu, siyasete de taşıyanlarına tanık olmuşuzdur…

Demokrasiyi yaşadığımız ve hissettiğimiz en güzel ve en bariz anlar, hiç kuşku yok ki, sandıkların kurulduğu anlardır.

Ki biz bu demokratik hissiyatı, ülkemizin istikrarsız siyasetinin bir gereği olarak, ortalama her 3 senede bir yaşıyoruz…

Ve ortaya koyacağımız tercihlerde kişisel kazanımlarımız, toplumsal kazanımların önünde dursa da, bir nevi siyasetçinin, yaşam içerisindeki duruşunu, siyasete ne ölçüde kattığıyla da alakalı bana göre…

Şimdi yine bir seçimin arifesindeyiz…

Hem de tanınmamış bir ülkenin, tek uluslararası tanınırlığa sahip makamı olan, Cumhurbaşkanlığı makamına yönelik tercihlerimizi ortaya koyacağız…

Adaylar seçim propagandalarını, toplumun genel yapısını, tercihlerini etkileyen zaaflarını, duygusal karakterini, siyasal duruşunu, esneklik payını ve zayıf karnını düşünerek şekillendireceklerdir…

Kıbrıs Türk toplumu, duygusal bir karaktere sahiptir… Esneklik payı genelinde fazla, tercih etme kriterleri daha çok kişisel ve duygusal bağların belirlediği bir karakter…

Her ne kadar da siyasi karar verme durumu söz konusu olsa da, İdeolojik karar verme mekanizmamız, siyasi partilerin ideolojilerine olan bağlılığı kadardır…

Propaganda da seçilecek olan renk, fotoğraflardaki duruş, verilecek mesaj, sesin tonu, kravatın veya fuların rengi, toplumun karakterine işleyecek şekilde seçilecek…

Değişim ve değişikliklere tanıklık edeceğiz yani hep birlikte…

Saç stillerinin ya da kullanılan aksesuarların bile değişebileceğini yaşadık mesela daha önce…

Reklamcılık kuramlarının asgari kullanılacağı, imajın yenileneceği, vaatlerin havada uçuşacağı bir dönem vesselam…

Cilalı bir dönem bizi bekliyor anlayacağınız…

Sıcak, güvenilir, samimi, kavrayıcı, daha birçok güzel ve etkileyici güdülerimizi harekete geçirecek, fotoğraflar göreceğiz…

En aklıma gelenler arasında da klasik, gelecekle bağdaştırılan çocuk kucakta, geçmişe ve aile bağlarına bağlılığı simgeleyen yaşlılarla ve aile ile çekilecek fotoğraflar… Daha da yaratıcı olanları göreceğiz hep birlikte…

Ancak, benim kriterim bunların hiçbiri değil…

Geleceğimi insanca kurmak için, çocuk figürleri ile çekilen fotoğraflarda aramam ben…

Samimiyet, duruş, gerçeklik ve inanmak benim en temel kriterlerim arasındadır…

Uluslararası hukuk nezdinde olmasa da, benim inanç kriterimde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Devleti vardır…

İşte inandığım bu Devlet’in, temel direği ve sembolü olan makamına talip olanları seçerken, ödeneğinin örtülü kısmından önce, makama olan inancına bakarım ben…

Benim sembolüm, sembolik değildir çünkü…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.