Turizmin not defteri...

Prof. Dr. Hasan KILIÇ
hasan.kilic@kibrispostasi.com
Prof. Dr. Hasan KILIÇ

Üniversitelerde eğitim nasıl yapılacak? YÖDAK niye sessiz?

Yayın Tarihi: 19/02/21 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Üniversiteler ile ilgili yüz yüze eğitim yapılmasına yönelik alınan kararlar gündemi meşgul ederken planlama  konusunda net bir açıklamanın yapılmadığı görülmektedir.

Sağlıkla ilgili endişeler devam ederken, hareketlendirmeyi hızlandıracak bu kararların uygulanmasında yanıt bekleyen sorular var.

Anlaşılan o  ki hükümet bu konuda kararlı. 1 Nisan 2021 tarihi itibarıylada karantinasız girişlerede onay verileceğini açıkladılar.

Bunu ekonomik hareketlilik ancak insanların hareket etmesiyle sağlanır diye anlayabiliriz.

Detayları var ama kararın neyi hedeflediğini tam olarak anlamak gerekiyor.

Öyle bir algı yaratıldı ki sanki üniversiteler tamamıyle açılıyor ve öğrenciler hemen sınıflara girmeye ve eğitime başlayacak.

Hedeflenen bu olsa da karar tam açılmayı içermiyor.

Bakanlar Kurulu'nun 13 Şubat 2021 tarihinde Resmi Gazete'de duyurduğu kararlar dizisinde eğitimin Hibrid (harmanlanmış veya karma ) yöntemiyle yapılması öngörülmektedir.

Yani derslerin yüzde 60'ı sınıfta, yüzde 40’ı da çevrimiçi/online yapılacak.

Aslında bu açıklama üniversitelere eğitimde esneklik payı vermektedir.

Yine benzer bir karar da 17 Şubat 2021 tarihinde YÖK’ün (Yüksek Öğretim Kurulu ) açıklamalarında yer almaktadır.

Bu kararın özünde;

“Uygulamalı eğitimlerde azami dikkat ile ve sıkı tedbirler eşliğinde yüz yüze eğitimin yapılabileceği, ancak teorik eğitimlerin mümkün olduğunca uzaktan eğitim yöntemleri kullanılarak devam ettirilmesinin uygun olacağı mütalaa edilmektedir” denilmektedir.

YÖK bu kararı alırken 1300000 kişiye anket yapmış ve T.C Sağlık Bakanlığının tavsiyelerine uygun olarak hareket etmiştir. 

Esas amaç son sınıfa gelmiş ve ağırlıklı sağlık alanında eğitim gören staj vb. uygulamaları zorunlu olan mezun adaylarına bu uygulamaları yaptırarak mezun olmalarını sağlamaktır.

Hedef, programların çıktılarında yer aldığı şeklin aksine donanımı eksik mezun verme endişesi olduğundan bunları  yaptıktan sonra mezun olabilmelerini sağlamaktır.

Uygulamalı eğitim veren bölümlerin dışında kalanlarda ise eğitim çevrim içi yapılacaktır.

Üniversiteler belirli programlarda yüzde 100 online eğitim verebilecektir.

***

Yanıtlanması gereken sorular var demiştik.

Özetlersek;

Salgın koşullarında online eğitim doğru bir karardı.

Ancak eğitimin yüzde 100 ya da yüzde 40’ının online verilmesi niteliksel olarak sorunlar ortaya çıkaracaktır. Bu konuda ne düşünülüyor? Açık nasıl kapatılacak? Bir plan var mı?

Bir eğitim adası olan ülkemizin bu cazibesini kaybetme tehlikesi var. Buna yönelik bir çalışma yapılıyor mu?

Yaklaşık yüzde 80 öğrencinin yurt dışından geldiği bilinen bir durumdur. Bu öğrencilere nasıl bir eğitim istediği soruldu mu?

Online eğitimi tercih eden endişeli bir kitle mutlaka vardır.

Belki de tahminlerin çok altında öğrenci gelecektir.

İsteyen gelsin, isteyen gelmesin mi diyeceğiz?

Öğretim üyelerinin görüşleri dikkate alındı mı? Dersleri verecek olanlar, bu yeni duruma hazır mı? Bildiğimiz sadece rektörler ile bir kez toplantı yapıldığıdır. Niye öğretim üyelerini kapsayan bir anket yapılmadı?

Lojistik açıdan sağlıkla ilgili tüm önlemler alındı mı? Bu işin organizasyonunun iyi yapılması gerekmektedir. Bir anda kitlesel gelişler olursa Sayın Amcaoğlu'nun dediği gibi tarifeli olmayan/charter seferler başlatılır ve öğrenciler gelirse, A’dan Z’ye gelişlerinden karantina sürecinin sonuna kadar güvenli bir ortam yaratılacak mı?

Uçan hoca adı altında haftalık adamıza gelip eğitim veren eğitmenler var. Onların durumu nasıl olacak? Aşı yaptıramayanlar nasıl gelecek?

Bu sorular çoğaltılabilir. İşin özünde endişe yer almaktadır.

Eminim bunun hesaplaması yapılmıştır.

YÖDAK NİYE SESSİZ?

Benim meraklandıran konu, bu sorulara yanıt vermesi gereken, yüksek öğretimin planlaması, denetlenmesi ve akreditasyonundan sorumlu en üst kurumu olan YÖDAK’ın süreçde hiç bir açıklama yapmamasıdır. Niye?

Türkiye’de YÖK bir takım kararlar üreterek üniversiteleri yönlendirirken YÖDAK’ın sessizliği ne anlama gelmektedir?

Siyaseten hükümetin aldığı kararlar var ve doğru olabilir ama üniversitelerin bilimsel ve idari açıdan en çok desteğe, yönlendirmeye ve planlamaya gereksinim duyduğu bu dönemde program onaylamanın dışında YÖDAK’ın etkin bir rolünün olmaması bir akademisyen olarak bana tuhaf gelmektedir.

Uluslararası rekabetin daha da yoğunlaştığı bu dönemde, dışarıya yönelik çalışmalara hız verilmesi gerekirken devekuşu örneği başımızı kuma sokmanın kime ne faydası var?

Kurulda da çok değerli akademisyenler var. Eminim bir takım düşünceleri vardır. Niye konuşmuyorlar?

YÖDAK başkanının henüz daha atanmamasının bu durumla ilgisi var mı?

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Prof. Dr. Hasan KILIÇ yazıları