DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

Gerçeklik Ötesi Dönem (Post-Truth Era)...

Yayın Tarihi: 28/06/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Post-Truth kelimesi İngilizceden Türkçeye farklı şekillerde çevrilmiştir; "Gerçek Dışılık", "Gerçek Ötesi", "Gerçeklik Sonrası", "Hakikat Ötesi" v.s.

Bana göre en uygun karşılık "Gerçeklik Ötesi" veya Arapça kökenli "Hakikat" kelimesi de kullanılabilir...

Hangi kelime olması hususunda  iddialı değilim... Ancak Ralp Keyes tarafından 2004 yılında teorik bir düzlem çerçevesinde  kullanılmaya başlayan post-truth kelimesi gerçek dışı durumu ifade-anlatan bir kelime...

Ralp Keyes 2004 yılında yazdığı ‘’The Post-Truth Era’’ adlı kitabıyla post-truth kavramını yerleştirmeye çalışırken, yaptığı araştırmada ABD’de günlük yaşamda gerçek dışı-yalanlarla dolu süreci tasvir ve analiz etmeye çalışmıştır...

Keyes’in çalışması Türkçeye ‘’Hakikat Sonrası Çağ’’ olarak çevrilmiştir...

Keyes’in çalışmasının özellikle 2010’lu yıllardan itibaren bir temel anlamında daha  fazla kıymete bindiğini söylemek mümkündür...

Sosyal medyanın günlük yaşamı ve siyaseti belirleyen faktörler arasında yer almaya başlaması ve populist liderlerin iktidara gelmesiyle birlikte Gerçeklik Ötesi (Post-Truth) kavramı üzerine daha çok kafa yorulmaya başlandı...

Üniversitelerin siyasal bilimler, eğitim bilimleri ve iletişim fakültelerinde ‘’Gerçeklik Ötesi’’ kavramı üzerine akademik çalışmalarda artış söz konusudur...

Kavram bu haliyle yeni kullanılmaya başlansa da, siyasetin ve yönetimin varlığından yani eski Yunan’dan günümüze kadar olan bir durumu anlatır nitelikte... Ancak bizim ilgilendiğimiz Soğuk Savaş sonrası dönemde ‘’Yeni Dünya Düzensizliğiyle’’ birlikte ortaya çıkan durum...

Siyasetin, bürokrasinin ve daha bir çok şeyin irtifa kaybettiği bir döneme tanıklık ediyoruz...

Yaşadığımız neo-kolonyal dönemin aktörleri gücünü pekiştirmek adına her türlü manipülasyonu yapıyorlar...

Ortaya çıkan gerçekler-olgular kimi zaman gizleniyorlar, kimi zaman da farklı olarak bizlere sunuluyorlar...

Uranyum, petrol veya başka bir hammadde için atağa geçenlerin gerekçe bulma halleri de Gerçeklik Ötesi dönemin özelliklerinden...

Küresel liberalizmin vardığı son durak...

Yeni medya bu süreçte önemli bir rol oynuyor...

Algı yönetimi yeni medya üzerinden yapılıyor...

Macron, Trump ve benzeri liderler iktidara gelirlerken, Birleşik Krallık BREXIT sürecini yaşarken yeni medya’nın rolü göz ardı edilemez...

Sadece BREXIT ile sınırlı kalmayan, Kenya ve Doğu Avrupa ülkelerindeki seçimlerde de Cambridge Analytica’nın rol oynadığına ilişkin iddialar söz konusudur (Bkz. Güven, 2020).

Gerçek olmayan ve olamayacak şeyler gerçek olacak gibi yansıtılıyor bizlere...

Bir aldatma ve etik dışı dönemi yaşıyoruz...

Teknolojik determinizmin de bu süreçte çok önemli bir rol aldığını görüyoruz...

Sıradan yalanların olağanüstü yalana dönüşme süreci...

Liyakatın arka plana itildiği, teknolojik determinizm sürecinde sadece algıya ve algının yarattığı sonuçlara önem verildiği küresel bir savrulma yaşıyoruz...

Bizler de bu savrulma sürecinde kendimize düşen payı alıyoruz...

Peki gerçek olan ne?

Sözü fazla uzatmak istemiyorum...

Gerçek olan şu, küresel ve ulusal düzeydeki eşitsizlik, nepotizm ve fakirlik kanıt mı?

Bunu da kısa yazıyorum...

Afrika kıtasında Corona virüsüne karşı aşılanma oranı geçtiğimiz ayın sonuna kadar % 2’yi bulmamıştı... Ancak bunu konuşmak yerine daha çok konuştuğumuz konu NATO’nun 2030 konsepti ve tehdit algılamalarıydı !

Herkese sağlıklı ve güzel bir hafta diliyorum...  

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM yazıları