DÜŞÜNCE

Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM
ozsaglam@kibrispostasi.com
Muhittin Tolga ÖZSAĞLAM

İktidar, içe kapanma ve bilgiye önem vermeme

Yayın Tarihi: 03/08/21 11:28
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

İktidar edenlerin, içe kapanma,  bilgiye önem vermeme ve bununla birlikte patronaj sistemi içerisindeki hallerini anlatmaya çalışıyorum...

Anlatmanın aslında çok zor olduğunu da biliyorum, betimlemek kimi zaman yetersiz kalıyor, bir çok şey yaşanarak öğreniliyor veya anlamlandırılıyor...

Ganimet ve patronaj sisteminin toplumsal yapı içerisinde egemen olması ve bunun iktidar-hükümet edenlerle olan sistematik ilişkisi bizlere statükoyu, yani mevcut sürdürülemez durumu anlatır...

Toplum son 60 yıldır belli dönemlerde kavşak noktalarıyla yüz yüze gelerek bir karmaşanın içerisine sürükleniyor...

Temeli olmayan, sonucu öngörülmeyen süreçler yaşanıyor...

Buna isterseniz çıkmaz sokak dersiniz, isterseniz uçuruma doğru gitmek..

Adanın dış etkenlerden bağımsız hareket edebileceğini söylemek uluslararası ilişkiler kuramları açısından tam bir naiflik olur...

Nitekim de 1960’dan itibaren yaşadığımız sürece bakınca dış etkenlerin iç dinamiklerle etkileşiminden dolayı (hegemonik ilişki biçimini de atlamıyoruz) ortaya çıkan olguların-sonuçların olduğunu söylemek mümkündür... (1960 öncesi süreçler de bölgesel ve küresel boyuttaki olguların çerçevesinde Kıbrıs adasındaki siyasal yapı şekillenmiştir).

Bir süredir çok ilginç gelişmelere tanık oluyoruz...

Gerek pandemi şartları gerekse uluslararası ilişkiler sistemi içerisindeki şartlardan dolayı ülkemizde ‘’iktidarı-yönetimi’’ bir yere kadar elinde bulunduranlar, edilgen hallerini de gizlemeden ülkeyi bir uçuruma doğru sürüklüyorlar...

1980’li yılların ortalarından 1990’lı yılların sonuna kadar olan dönemi anımsatıyor yaşadıklarımız....

İçe kapanma hali zirve yapıyor, küresel düzeyde haberdarlık yok, evrensel değerler çerçevesinde eğitim sistemine ilişkin bir program yok, bilişim ve yeni yaşam tarzı-felsefik anlamda yaşama dair bir organizasyon noksan, sağlık sistemindeki sıkıntılar hat safhada, adamız ölçeğinde büyük sayılabilecek olan kentlerin alt yapıları çökmüş durumda; Lefkoşa, Girne, Mağusa’yı gözünüzde canlandırın derim...

Merkezi hükümetin ulusal düzeyde yere basan bir ulaşım ve iletişim politikası yok...

Yol güvenliği yok denecek kadar az, denetim de öyle...

Dünyanın en yavaş internet hizmetini alıyoruz...

Dış ilişkiler hem Cumhurbaşkanlığı hem de hükümet düzeyinde minimum düzeye indirilmiş durumda...

Bunu söylerken yine aklıma geldi Cumhurbaşkanının Azerbaycan ziyareti ne oldu?

İçe kapanmanın diğer anlamı izolasyon...

Dış dünyaya açılmaktan korkulmasının en büyük nedeni kişinin kendisine güven duymamasıdır,  bir bakıma bilgiye dayanan bir düzlemde ilişki kurmaya kifayetsiz kalma hali... Yada küresel düzeyde haberdar olmama hali buna itiyor...

Bilgi konusuna gelmişken, bilginin gücü biliniyor ancak iktidar ve çevreleri tarafından değersizleştirilmeye çalışılıyor...

Kapalı Maraş, Mülkiyet Konusu, Egemenlik, İki Devletlilik, Garantiler, Kıta Sahanlığı ve Münhasır Ekonomik Bölge konularında bir monolog söz konusu...

Bölgenin jeopolitik şekillenişi ve konumlanmaya dair söz yok!

Tartışma ve farklı boyutlardan konulara bakma hali ortadan kalkmış durumda...

Tek sesli bir koro oluşturulmaya çalışılıyor...

Tek sesli koro oluşturulmaya çalışılırken de bilgiye, deneyime ve bilime önem verilmeden davranılıyor...

Sürece sadece küçük bir kasabadan  bakılıyor, etrafı unutuluyor

Hal böyle olunca da iktidar edenlerin hata ve yanlış  yapma olasılıkları da artıyor...

Hata yaptıkça da hamaset söylemi daha bir güç kazanıyor...

Ötekileştirme zirve yapıyor...

Oysa ki, konuşmaya, tartışmaya ve doğruyu bulma yolunda bilgiye dayanan uluslararası şartları da görmezden gelmeden rasyonel davranarak karar almaya gereksinim duyduğumuz bir dönemdeyiz...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.