Biz akdenizliler...

loading
13 Temmuz, Pazartesi
£

8.69

7.78

$

6.87

A- A A+

Biz akdenizliler...

Biz akdenizliler denize doğduk. Tenimizde, saçlarmızın dalgasında buram buram tuz...

Bitmek bilmeyen umutlarımızın kaynağı sonsuz deniz oldu hep...

Çünkü biz öğrendik ki deniz çarelidir!

Hastalığa, yaralara, derde tasaya...

Bu deli halimizin sebebi hep bu aslında. Doğduğumuz gün,ay,yıl, iklim, şehir hepsi bizim biz olmamızı etkiliyor. Burçlar, yıldızlar, evrendeki her bir parça bizi şekillendiriyor. İsmin, ismindeki harf sayısı hepsi sensin. Orada bi kelebek kanat çırpıyor, burada çiçekler açıyor.

Doğduğun coğrafya kaderindir derler belki hepimiz bu kaderin mahkumlarıyız. Karadenizin coşkulu havası insanına da aynı coşkuyu vermemiş mi? Akdenizin sıcaklığı, oranın insanının da ısıtmamış mı yüreğini? Akdeniz iklimi, ılıman iklim başlığında yer alıyor, bu durum yine bende farklı pencereler açtı. Dünya iklimlerinde ılıman iklim başlığında yer alan bir iklim türünün insanı diğer iklim türü insanına göre daha ılıman değil midir?

Sunay Akın’ın Maki şiirini okuduktan sonra işte dedim, akdenizin huyu suyu sirayet etmiş insanına da.

“Bir an önce görülsün

Diye Akdeniz

Toroslar’da ağaçlar

Hep çocuk

Kalır “

Bizler de böyle değil miyiz? Sevdiklerimizle olmak, onlara kavuşmak için çocuk kalmaya bıraktık içimizdeki ağaçları. Bir an önce göstermek için içimizde olup bitenleri hep budadık dallarımızı. Dallarımız göklere uzanırsa içimizdeki bizi göremezler, bizi tanıyamazlar diye korktuk, kendimizi olduğu gibi en şeffaf halimizle sunduk insanlara.

Biz akdenizliler denize doğduk...

Bitmek bilmeyen umutlarımızın kaynağı sonsuz deniz oldu hep...

Çünkü biz öğrendik ki deniz çarelidir!

Hastalığa, yaralara, derde tasaya...

Bu deli halimizin sebebi hep bu aslında.

Tasarım evrenseldir peki ya Aşk?

Tasarım dünyasının evrenselliği baki. Tek farkı; bir ürünün ortaya çıktığı ülkeye göre değişkenlik göstermesi. Nedir bunlar; gelenek görenekler, ülke insanın ergonomisi için ortalama fiziksel şartları gibi. Tasarım evrenseldir.

Fakat aşk tasarlanabilir mi? Yaş ilerledikçe tasarım kriterimiz artar, eskilerin ağzıyla “armudun sapı üzümün çöpü” derken kimseyi beğenmez olur insan. Zamanla tasarım aşklar yapabileceğimiz inancına kaptırıyoruz kendimizi. Kriterlerimiz, prensiplerimiz, olmazsa olmazlarımız var.

Oysaki aşk proje ekibinin kurgulayabileceği türden bir şey değil. Evrilmek ister. Sen ona, o sana evrilerek yaşanır kılınır. Kurguladığın, her bir  mm sini düşündüğün projenin alt üst olmuş halidir aşk. Eskiz kağıtlarını kaldır rafa, çantandan eksik etmediğin not defterlerin, çizim kağıtların kalemlerin hepsini dök ortaya öyle çık dışarı. Onlarsız bi hayat düşünemiyorsun değil mi?

Ne demek plansız yaşamak, ne demek gördüğün şeyi çizmemek, ne demek aklına geleni yazmamak ! Zor değil mi? Çantandaki ağırlıkları bırak ve aşka uç. Evril. İnan bana olmazsa olmazlarınla kalıplara sıkıştırdığın kalbinin, aslında hiç de bunlara ihtiyacı yok. Hayatın içine bırak kendini. Yaşa diyorsa yaşa, yan diyorsa yan.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.