Şiddet artık sadece evde değil, ekranlarda da büyüyor

Yayın Tarihi: 02/06/26 07:30
okuma süresi: 5 dak.
Bazı yaralar gözle görülmez.
 
Bazı korkular duyulmaz.
 
Ve bazı şiddet türleri, insanın ruhunu sessizce tüketir.
 
Bugün dünyada en yaygın şiddet türü, sanıldığı gibi sadece fiziksel şiddet değildir. Araştırmalar gösteriyor ki en yaygın şiddet türü; çoğu zaman görünmeyen psikolojik ve duygusal şiddettir.
 
Dünya Sağlık Örgütü ve Birleşmiş Milletler verilerine göre kadınların yaklaşık %30’u hayatlarının bir döneminde fiziksel veya cinsel şiddete maruz kalıyor. Bu şiddetin büyük bölümü ise eş, eski eş veya partner tarafından uygulanıyor.
 
Türkiye’de yapılan araştırmalarda da tablo oldukça dikkat çekicidir:
 
•Psikolojik / duygusal şiddet → yaklaşık %28
 
•Ekonomik şiddet → yaklaşık %18
 
•Fiziksel şiddet → yaklaşık %12
 
•Israrlı takip → yaklaşık %10
 
•Dijital şiddet → yaklaşık %8
 
•Cinsel şiddet → yaklaşık %5
 
KKTC’ye özgü kapsamlı istatistikler sınırlı olsa da; sosyal yapı, dijital kullanım alışkanlıkları ve aile yapıları dikkate alındığında benzer risklerin toplumumuz için de geçerli olabileceğini kabul etmek gerekir.
 
Çünkü artık şiddet sadece yumruk değildir.
 
Bazen bir mesajdır.
 
Bazen sürekli kontrol edilmedir.
 
Bazen aşağılamadır.
 
Bazen de ekranlardan taşan görünmeyen bir baskıdır.
 
Ve ne yazık ki modern çağda ekranlar, şiddetin yeni taşıyıcılarından biri haline gelmiştir.
 
Bugün çocuklar:
 
•Şiddet içeriklerine,
 
•Hakaret diline,
 
•Dijital zorbalığa,
 
•Kontrolsüz oyunlara,
 
•Sosyal medya baskısına,
 
•Sürekli öfke üreten içeriklere
çok erken yaşta maruz kalıyor.
 
Şiddet artık sadece evde görülmüyor; ekranlardan da öğreniliyor.
 
“Ekranda normalleşen öfke, zamanla evin içine taşınır.”
 
Bir çocuk sürekli bağırma, tehdit, hakaret ve şiddet görüntüleriyle büyürse; zamanla bunu olağan görmeye başlayabilir.
 
İşte tam da bu noktada “çocuğun üstün yararı” ilkesi hayati önem taşıyor.
 
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları yaklaşımının temelini oluşturan bu ilke, çocuğun yalnızca korunmasını değil; sağlıklı gelişimini, psikolojik güvenliğini ve bilinçli birey olarak güçlendirilmesini esas alır.
 
Yani mesele sadece yasak koymak değildir.
Mesele, çocuğu korurken aynı zamanda güçlendirebilmektir.
 
“Çocuk sadece korunacak biri değil, geleceği taşıyan bir emanettir.”
 
Ev içinde şiddetin olduğu bir ortamda büyüyen çocuk ile ekranlarda sürekli şiddet gören çocuk arasında güçlü bir psikolojik bağ oluşur. Sürekli korku, baskı ve öfkeye maruz kalan çocuklarda:
 
•Kaygı bozukluğu,
 
•Güven problemi,
 
•İletişim kopukluğu,
 
•Şiddeti normalleştirme eğilimi,
 
•Öfke kontrol sorunları
daha sık görülebilmektedir.
 
Bu nedenle hazırlanacak Ev İçi Şiddeti Önleme Yasası yalnızca fiziksel şiddeti değil;
 
•psikolojik şiddeti,
 
•ekonomik baskıyı,
 
•dijital şiddeti,
 
•çocukların ekran kaynaklı risklerini,
 
•siber zorbalığı,
 
•aile içi psikolojik güvenliği
de dikkate almak zorundadır.
 
Çünkü güçlü aile sadece aynı evde yaşayan insanlar değildir.
Güçlü aile; birbirine güvenen, birbirini koruyan ve çocuklarını korkuyla değil sevgiyle büyüten yapıdır.
 
“Amacımız sadece yasa yapmak değildir.”
 
Amacımız;
 
•kadınların korku içinde yaşamadığı,
 
•çocukların travma içinde büyümediği,
 
•huzurun, sevginin ve saygının hakim olduğu aile ortamını güçlendirmektir.
 
Çünkü huzurlu aile, güçlü toplumun temelidir.
 
Devletin görevi artık sadece fiziksel güvenliği sağlamak değildir. Devlet aynı zamanda toplumun ruh sağlığını, çocukların dijital güvenliğini ve aile yapısını korumak zorundadır.
 
“Bir toplum çocuklarını sadece sokaktan değil, ekranlardan da koruyabildiği zaman gerçekten güçlü olur.”
 
Bugün ekranlarda normalleşen şiddet, yarın evlerin içine taşınabilir.
 
Evlerde büyüyen korku ise yarının toplumsal krizine dönüşebilir.
 
Ve artık şunu net söylemek gerekir:
 
“Şiddetin olduğu yerde sevgi değil, korku büyür.
 
Korkunun büyüdüğü yerde ise gelecek sessizce kaybolur.”

Bu makalede yer alan fikirler yazara aittir ve Kıbrıs Postası’nın editöryal politikasını yansıtmayabilir.
#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Gözden Kaçmadı
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.