Rumlar geri geliyor!

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Rumlar geri geliyor!

İstanbul Rumları, geri dönüyorlarmış!

Kendi hesabıma iyi ediyorlar diye düşünüyorum.

İstanbul'un tekrar İstanbul olmasına, mutlaka katkıda bulunacaklardır.

İsteyen istediği kadar kızsın köpürsün, Rumlar olmadan İstanbul, İstanbul olamaz…

İsteyen istediği kadar karşı çıksın, kaşık kaşık profiterol götürmeden, bunun İstiklal Caddesi'ndeki İnci Pastanesinin sahibi Rum madamın bir spesiyalitesi olduğunu hatırlasın, önce…

O önünde her bakanın huşuya kapıldığı Ayasofya'yı, İstanbul Surları'nı, gençliğimizde bizim Ferdi Sabit'in üstüne çıkıp nutuklar attığı Milenyum Taşı'nı, o bildiğiniz Çemberlitaş'ı kimin yaptığını unutmasın…

Gecenin geç vakti, eski bir Türk filmi yakaladığında kanallardan birinde, görüntü yönetmenine dikkat etsin: Kriton İliadis…

Üşenmesin, nette var; açsın Yorgo Bacanoz'un Sultaniyegâh Saz Semaisi'ni, "Türk Sanat Musikisi" denilen İstanbul müziğinin tadına varsın…

Ağır gelirse, üstadın Halâ Kanayan Kalbimde isimli şarkısını veya Deniz Kızı Eftalya'nın Çamlar Altında'sını da tavsiye ederim…

Yazın Youtube'un aramasına, hemen karşınıza çıkar…

Atatürk'ün de çok sevdiği ve dinlediği bir şarkıydı…

Öğrenciliğimde, bir akşam üstü, İETT otobüsü ile eve dönüyorum.

Tam Unkapanı köprüsü üstünde, yanımda oturan baba; kucağındaki küçük oğlunun kulağına fısıldıyarak bir şeyler anlatırken, parmağı ile de Galata Kulesi'ni gösteriyor.

Kulak kabartınca baktım ki Rumca konuşuyor!

İstanbul Rumcası da Türkçesi gibi, Elence'nin en rafine ağzıdır.

Dayanamadım…

Adama: "Neden oğlunuza şehrin tarihini rahatça anlatmıyorsunuz?" dedim…

Yüzüme şaşkınlıkla baktı…

"Herkes de sizin gibi değil ki!" dedi…

Bin yıldır yaşadığı şehirde, kendi dilini konuşmaktan korkan bir insan!

Çok ağır geldiyse verdiğim örnekler, Türk futbolunun ordinaryüsü Lefter'i düşünün…

Şimdi belki unutuldu, İstanbulspor'un yıldızı Kasapoğlu'nu anımsayın…

Beşiktaş'da ve milli takımda ter döken Niko'yu…

Fedon gelsin aklınıza, Fedon…

İşte size bir İstanbul Rum'u daha…

Dönüyorlarmış…

İyi ediyorlar…

Beyoğlu, gene Beyoğlu oluyor demek ki…

Delikanlılığımda Kıbrıs'ı özlediğimde, vapura atlayıp kendimi Girne'de hissetmeye koştuğum Büyükada, gene Büyükada olacak herhalde…

O zamanlar, Girne de o kadardı işte…

Marko Melkon'u hatırlamazsınız değil mi?

O da söylerdi Çamlar Altında'yı…

Bizim kuşak çok iyi hatırlıyor olmalı, Büyükada'nın Dil Burnu'ndaki çamlardır o çamlar ki Yunan İç Savaşı'na katılan Mihri Belli, Yunan gerillalardan bazılarının, dağda o şarkıyı mırıldanıp, soğuktan titreştikleri kış gecelerinde "Vay senin çamlar gibi ananı…" diyerek, küfrettiklerini anlatır…

Aslına bakarsanız, Lozan'da mıdır, sonradan ya da önceden iki ülke arasında yapılan "mübadele" anlaşmasında mıdır, İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türkleri, güya yerlerinden edilmemişlerdir ama sanki de iki devlet tarafından rehin alınmışlardır.

Her iki devlet de bunlara hep ötekinin beşinci kolu olarak bakmış, biri kendi rehinesinin ümüğüne çökerken, öteki de kendisininkinin boğazını sıkmıştır.

İlgi duyanlar bilir ki "mübadiller" de gittikleri "anavatan"da, horlanmış, aşağılanmış, Yunanistan'da Elence'yi, Türkiye'de Türkçe'yi öğrenemeden, bir nesil gerçek vatanının diliyle ağlaya ağlaya ölmüştür.

Yunanlı bir arkadaşımla konuşuyordum bir gün!

Atina'dan bahsederken, sürekli "town" deyip duruyor…

Neden dedim?

Yanıt: "Sen olsun bunu sorma… "City" İstanbul gibi olur… Bu kasabadır işte…"

Ninesi Antalya göçmeniymiş…

Bana sorup duruyordu: "Gerçekten de Adalia dünyanın en güzel yeri midir?"

Vallahi bana göre de öyledir!

Yunan kültüründe de İstanbullu demek, en üst seviyede kültür sahibi olmak demektir, biliyor muydunuz?

Ama bir yandan da Yunan "kıro"luğu, İstanbullu'yu, Türk tohumu diye aşağılayarak, kendi kaba sabalığını telafi eder…

İstanbul Rumları, dönüş yolundaymış…

İyi…

Belki artık her iki ulus devlet, eski çamların bardak olduğunu anlar da batı Trakya Türkleri de rahat ederler…

Ve belki de biz de!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.