Bizim politikacılar ki iş yoktur hiçbirinde!

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Bizim politikacılar ki iş yoktur hiçbirinde!

Bizim politikacılarda iş yok…

Hiç güvenmeyin...

Bunlar sadece koltuk sevdalısı…

Hani bir fikir üretenini gördünüz?

Yok…

Acaba niçin?

Ve acaba neden kimi seçsek aynı çıkıyor?

Biz seçiyoruz be gardaş!

Beğenmeyip değiştiriyoruz, gene aynı…

Neden?

O büyük bir köy odası gibi döşenmiş "yüce meclis"in gıcırdayan ve arkaya yaslandınız mı devrilen koltukları bunları ne edip de bozuyor be gardaş?

Hasbel kader, bir dönem o koltuklara oturdum…

Bir daha geri gelmek için "fikir üretmekten" önce ne yapmanız lâzım geldiğini gördüm.

Bakın yazayım, yalanım varsa yüzüme tükürün…

Be gardaş, milletvekili seçildiysen ve gene oraya gelmek istiyorsan, yapman gereken en önemli iş, önce düğün kaçırmamaktır!

Bu memlekette düğünler mayıs ayında başlar, kasımda biter…

Haftada en az sekiz, bazen 15 tane davetiye alırsın.

Çarşamba'dan, Pazar gecesine kadar…

Gecelerin kollapstır…

Ve gene de hepsine yetişemezsin.

Bu bir yıl içinde, akşamlarının minumum %40'ını düğün kuyruklarında ya da düğün trafiğinde geçiriyorsun demektir.

Geriye kalan %60 akşam da ya köy gezisinde olman lâzım veya "hakla bütünleşmek üzere" meyhanede…

Gündüzler bundan hali değildir…

Bu defa da cenazeleri takip edeceksin…

Tanın, tanıman mühim değildir…

Camii'ye gidecen…

Cenaze namazını kılacan!

Mezarlığa da gider bir kürek de toprak atarsan, çok eyidir…

Hele hele, akşam da mevlide uğrar, düğüne oradan yollanırsan, senden halkçısı bulunmaz…

Zaman kalırsa bir da meyhane yap, tam "halkçı" ol…

"Kaaveye çıkmak" da önemli bir halkçılık göstergesi olduğundan, onu da ihmal etmemek lâzım…

Çıkıp oturmak yetmez! İyi tavla ya da prefa da bilecen…

Pilot en iyisidir…

Eğer çok eyi halkçı, ya da yeterince kurnaz isen, arada bir de yenilmelisin…

Uyarına getirir, birine de bir parmak atarsan, vallahi senden halkçısı yoktur…

On dönem aday olsan, hepsini de kazanırsın…

Bu "halkçılık" faaliyetinden zamanın kalırsa, memleketin sorunlarını inceleyebilirsin.

O sana kalmış…

Benim mecliste bulunduğum dönemde, bir ikinci dil bilenlerimiz, mevcudun %10'u değildi.

O "burnu gıllı"lardan biriysen, ve "halkçı"lıktan feragat edip, o sorunların nedenlerini ve dünyada nasıl çözüldüklerini araştırmak, tabii senin meşrebine kalmış.

Ama diyelim ki yaptın…

Bir sorunu ele aldın, sebebini tespit ettin, çaresini de ürettin, yazıya döküp, bu konuda bir yasa da ürettin…

Muhalefetteysen zaten sesin davulcu bilmem nesi gibidir!

Hükümetteysen de ilgili bakan arkadaşın senden huylanır.

"N'oluyor, bizim iskemleye göz dikdi? Hesaplaşırık ilk seçimde" olur…

Ama bütün bunlar bir yana, zaten sen o yasa önerini meclise versen bile, hiçbir kıymeti harbiyesi yoktur.

Çünkü bu anayasaya göre, vekilin yasa önerisi, gündeme giremez.

Hükümetin getirdikleri görüşülüp biterse eğer, sonra sana sıra gelir ve zaten hükümetin her getirdiğine de öncelik alındığından, yazdığın yasa kadük olur!

Zaten senin, milletvekili olarak fiilen meclis genel kurulunda konuşma hakkın da yoktur…

Hükümet veya parti meclis grubu adına konuşabilirsen ne alâ?

Yoksa hakkın 5 dakikadır…

Ya da "gündem dışı" söz alır, boş koltuklara konuşursun…

Ne dinleyecek adam?

Cevap verme hakkı yok…

Geçen dönemin son konuşması bana aittir…

Tutanaklar orda duruyor…

Kürsüde söyledim bunları…

Ve "istemem böyle mecliste olmayı" dedim…

Bu Çoronikliği talep eden sizsiniz…

Kimden hesap soruyorsunuz?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.