Bir 30 Ağustos hikâyesi…

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.51

7.66

$

6.76

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Bir 30 Ağustos hikâyesi…

Bugün, 30 Ağustos! Bizim için Zafer Bayramı, Helenler için " Küçük Asya Felâketi"nin, yıl dönümü…


Size, bizim hiç bilip ilgilenmediğimiz bir hikâye anlatayım bugün:
28 Kasım 1922'de, Atina'da Averof Zindanı'nda, Helen Tarihi'ne "Altılar" diye geçen bakanlar Gunaris, Stratigos, Baltacis, Teotokis, Gudas ve Stratos; Başbakan Protopapadakis,ve "Küçük Asya" ordusunun baş komutanı Hacı Anestis, kurşuna dizilerek, idam edildiler! Trikupis o esnada Ankara'da esir olduğundan, paçayı kurtardı! Suçları? Vatan'a ihanet… "Anadolu Felâketi" dedikleri katastrofinin bedelini, yedi politikacı ile bir general canlarıyla ödedi…


Oysa, bu ekip, Anadolu macerasına karşıydı… Küçük Asya'yı fethetmeye kalkışan, Elefteros Venizelos idi… Bir süre önce yapılan seçimde, Kralcı parti, "Küçük ama şerefli bir Yunanistan" sloganı ile Venizelosçular'ın maceracılığından bıkmış Yunan halkının oylarını alarak, hükümete gelmişti. Anadolu'dan çekilmekten yanaydılar… Seçimi böyle diyerek kazandılar…


Venizelos devrilince, başbakanlığa Gunaris, maliyeye de Protopapadakis gelmişti… Bir süre sonra çıkan bir hükümet krizi sonrasında, ikisi yer değiştirdiler! Protopapadakis başbakan, Gunaris Maliye Bakanı oldular… Meşhur lâf var ya? Hani hükümete gelince görüşler değişir? Gunaris, başbakan olunca, ne olduysa oldu, fikirleri değişti! Anadolu'dan çekilecek diye oy alıp başbakan olan adam, Ankara'ya yürüdü… Bunda, ordu içindeki Venizelosçu subayların, özellikle de Albay Sarıyanis'in büyük rolü vardır… Albay, öyle romantik bir söylemle Ankara'nın bir tokatta düşeceğini ve buna cesaret edemeyenlerin tarihin önünde korkak olarak tescil edileceğini söylemekteydi ki ordu komutanı Papulas bile karşı olduğu bu sefere çıkmaktan, kendini alıkoyamadı. "Küçük ama şerefli Yunanistan" diyen Başbakan'a da Ankara Fatihi olmak, herhalde cazip geldi… Sonuçta, Sakarya'da bilinen silleyi yeyip, Polatlı'dan Afyon'a kadar geri çekildiler… Başkomutan Papulas geri çekilip, yerine Hac Anesti yollandı…


Ertesi yıl da Afyon önlerinde Mustafa Kemal'in büyük stratejisine kurban olup, kendilerinden daha küçük, kötü silahlandırılmış, techizat fukarası bir ordu karşısında, altı ayda düşmez zannetikleri savunma hatlarını 24 saatte teslim edip, dağıldılar! Orduları üçe bölündü, emir komuta zinciri ortadan kalktı, İzmir ile bütün irtibatları kesildi… Yalnız Yunanistan'a değil, Anadolu Rumluğu'na da tarihin en acı felâketini yaşattılar…


O zaman ne oldu biliyor musunuz? Suç, " Yürüyelim korkaklar" diyen Albay Sarıyanis ve kafadarlarına yüklenmedi… Tam tersine… Bunlar Yunanistan'a dönüp, 22 Eylül'de Albay Pilatiras yönetiminde, bir darbe yaptılar. Kralı değiştirip, yönetimi ele aldılar. Suçu da "Yapmayın, etmeyin başımıza bir belâ getireceksiniz!" diyen ama direnemeyip, göz göre göre rezil olan, başbakan Protopapadakis ve altı bakanına attılar… Bir de General Hacı Anesti! İki ayda yargılayıp, "ihanetleri"ni ortaya çıkardılar ve Kasım sonu, hepsini öldürdüler…


Sarıyannis ile Pilatiras, sıvadı, Gunaris ile Protopapadakis öldü…"Onlar da adam olup, fikirlerine sahip çıksaydılar!" denilebilir… Ancak, sorumluluk ile yetki, atbaşı giderse anlamlıdır… Plânları yapıp rezilane yenilen "kahraman", Atina'da oturan Maliye Bakanı "hain"!


Seksen sene sonra, Protopapadakis'in torunu, mahkemeye başvurup, Altılar Mahkemesi'nin adil olmadığını karara bağlattı… Adamların "Niyazi" olmuş oldukları, şimdi mahkeme kararı ile sabittir…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.