Sarıgül kırmızıgüüülll...

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.50

7.66

$

6.75

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Sarıgül kırmızıgüüülll...

Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP Genel Başkanı seçildiği gün, (daha seçilmeden) yayınlanan yazımda, şöyle demişim:

" Gandhi Kemal, bugün CHP'nin başına geçiyor... (O aralar CHP amigolarının hazrete yalıştırdığı isim, bu idi! Şimdi komik geliyor, biliyorum…)

Tabii "Gandhi" deyince, Kemal Kılıçdaroğlu ile Mahatma Gandhi arasında ne gibi bir benzerlik olduğunu anlayabilmiş değilim. Öncelikle bunu söylemek lâzım… Gandhi'nin kendisinin varlığı doğrudan doğruya bir isyanın ta kendisi idi. Bu emekli bir memur… O koskoca Britanya İmparatorluğu'nu yıkan adamdı… Bu İstanbul Belediye Başkanlığı'nı bile kazanamamış bir sıra siyasetçisi… Devletin derin güçleri onun karşısında ve peşindeydi, bu kendi doğup büyüdüğü Dersim'deki tenkili bile dile getirmekten korkan bir denge adamı. O, İngiltere'ye başkaldırısını, "sizden tuz bile almayacağız" diyerek, ünlü "Tuz Yürüyüşü" ile, taçlandıran, Güney Afrika'da iyi kazanan bir avukatken, aslına dönmenin sembolü olarak, Hind dokumasından başka hiçbir şey giymeyerek, "bir lokma, bir hırka" felsefesine dönen bir dervişti; bu memuriyetten artırdıkları ile dört beş daire, beş altı arsa da edinerek, dünyalığını da sağlama alan sıradan bir memur!

Filozof deseniz, değil…

Düşünceyi boş ver, şekle şemaile bakalım deseniz… Sıska değil, esmer değil, çıplak değil…

Sivil direnişçi? Hiç değil…

Eee? Neresi Gandhi? Nasıl Gandhi?

Bir Atatürk'ün suratına, gözlerine bakın, bir de bunun… Aradaki farkı, anlarsınız…

Bu, emekli bir müdür; Allah yolunu açık etsin ama vallahi, Baykal bile değil… … CHP'ye, yurda, yurtdışı temsilciliklere ve KKTC'ye hayırlı olsun…" Tarih: 22 Mayıs 2010!

O gün aldığım tepkilerde, "Daha adam makama oturmadı… Bekle bakalım, icraatlarını görelim! Neden saldırıyorsun" denmekteydi. Alın, buyrun… İşte icraatlarını da gördünüz! Lefteri kaleci sandı, seçimde seçmen yazılmayı beceremedi, önüne gelene "havuzlu villası var" diye sövdü, kendisinin de olduğu meydana çıktı, ilh…! Beceriksizlik abidesi bir adam…

Bizim siyaseti kültürümüzün asıl çuvalladığı nokta, burasıdır! Birinin yetersizliğini anlamak için ille kendisini bir makama getirip, memleketi batırmasını görmeyi mi beklemek lâzım? Halimizin sebebi de budur… Bir yanlıştan kurtulmak için, başka bir yanlış yapa yapa, nerde ise yüz elli yıl harcadık…

Şu son günlerde, Türkiye'de bir başka balonla uğraşılıyor! Mustafa Sarıgül…Siyasetin kenarından dokunup geçen herkesin de anlayacağı üzere, çıplak popülizmden başka hiçbir marifeti olmayan bu efendinin de derde deva olmayacağı meydandadır… Adamın, dili bile sahte! Sosyal Demokrat bir parti (iddia o oladuğuna göre) bu tipten bir politikacıya kaldıysa, vay haline! Bu adam, İstanbul Belediye Başkanı seçilemez! Şimdiden not edelim! Parti genel başkanı olur! Zaten döndürülen fırıldağın nedeni de bu ama genel seçimde, Kılıçdaroğlu'ndan bile az oy alır… Belki de yerel seçimde de Kılıçdaroğlu'nun altında kalır, film daha başlamadan biter! Türkiye halkı, ne yazık ki (!) kararlarını, okunmayan birkaç gazete köşe yazarının dolduruşuna gelerek, vermiyor! Suratından samimiyetsizlik akan adamı, "ossaat" farkeder ve puanını da ona göre verir!

AKP oyları, %60'lara yaklaşıyor, bunlar halâ pansuman tedbirlerle durumu idare edebileceklerini zannediyorlar! Yazıklar olsun…

. 5 Kasım, 2010 günkü yazımda da "Atatürk ölünce, bunlar bir dağıldı, daha toparlanabilmiş değiller" demişim.

Kendileriyle "Neden Sarugül de, Morgül ya da Kırmızıgül değil?" diye dalga geçilmesine sinirlenmeden önce, doğru dürüst bir program ve ona uygun alternatif politikalar üretmeden, siyaset yapmanın çaresinin olmadığını, artık kavramaları lâzım…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.