Şehir nasıl olur?

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.40

7.55

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Şehir nasıl olur?

Yaşar Kemal, Adana için "Türkiye'nin en büyük köyü" derdi…

Oysa sözkonusu yerin nüfusu, İzmir'den sonra, dördüncü sırada idi… Ve üstüne üstlük, Çukurova'nın bereketli toprakları üzerinde, taşı altın değil, elmas değerinde, zenginlik içinde yüzen bir mekândır, Adana. Tarih kadar da eski bir yerleşim birimi…

Kültür derseniz, Yaşar Kemal'den tutun, Orhan Kemal, Demirtaş Ceyhun, Abidin Dino'dan geçin; Yılmaz Güney'e varın… Şimdilik aklıma gelenler! Daha sürüsüne bereket… Karacaoğlan da o taraflıdır, Dadaloğlu da… Kültür de şimdinin işi değil yani…

Spor? Fatih Terim! Daha ne olsun?

Bütün bunlara rağmen, Yaşar Kemal usta'nın ne demek istediğini anlamak isterseniz, bir başka büyük Adanalı'nın; Yılamz Güney'in Umud filmini seyredin…

Tarih kadar eski bir şehirde, para var; kültür gani ama önemli bir evlâdı oraya, "Türkiye'nin en büyük köyü" diyor… Neden?

Anadolu'da birkaç başka örneğini de gördüm. Mübadele'den ve Ermeni Tehciri'nden sonra boşalan kentlere, kentli olmayan nüfus yığılınca, kalabalık sağlanır ama şehir de şehir olmaktan çıkar! 20. Yüzyıl başında Trabzon'da her evden piyano sesi yükselir, şehirde dört adet tenis kulübü icra-i faaliyet eylermiş! Ben kenti yüzyıl sonunda gördüm! Hiç de öyle değildi…

Şehirleri şehir yapan, kalabalıklığı değil; tarihten süzülüp gelen ruhudur… Hiçbir sosyal grubu aşağılamak üzere yorumlanmasın ama ta ilk çağdan, antik Atina'dan beri uygarlık, kentlerde üretilir ve kentlerin yaşam biçimlerince şekillenir! Londra'da "fish and chips"e yumulurken, Morina balığının daha orta çağda İngiliz/Fransız/İspanyol savaşlarına yol açtığını, Paris'in bütün kış protein ihtiyacını ondan karşıladığını ve İngiltere'de İrlanda'dan geçme katolik bir ritüel olarak yaşamakta olduğunu bilmeden, İngiliz'in neden her Cuma balık yediğini de anlayamazsınız, Londra'nın ruhundan da haberiniz olmaz! Hatta bazan elli yıl orada yaşamış olsanız dahi…

İstanbul'daki Rum azınlık bugün kelaynak kuşlarına döndü… Ama hem Yunanistan'da hem de Türkiye'de en rafine mutfak, giyim, kültür zevki halâ "İstanbul zevki"dir. "Stin polis!" Şehirden! Yunanlı bir arkadaşım Atina'dan bahsederken sürekli "Our town" derdi: Bizim kasabamız! Dayanamayıp sordum birgün: "Neden kasaba diyorsun?" Yanıt: "İstanbul varken Atina'ya da şehir demek, ayıp olur…"

Siz, musluğunuzdan çamur ve belki de kanalizasyon akmasını sineye çeker, çare olarak kendi kendinizi kurtarmak üzere " Hazır su"ya saldırmayı onurunuza bir hakaret olarak algılamayı öğrenmemişseniz, size su diye "..k" içirirler… Siz Dereboyu'nda kahve içmeyi şehirli olmak sanır, tersinizin nereye aktığından utanmazsanız, "..k" kokusu içinde yaşatırlar sizi… Siz, çöpünüzün dumanından ölmeyi yadırgamazsanız, çöplük de patlar, kafanız da… Siz her yağmur yağdığında elektrik kesilmesinden hicap duymaz, her gün yağmur yağan ülkelerde nasıl verilir be bu meret diye soramazsanız, işte böyle ananızı da ağlatırlar, babanızı da…

Siz herşeyde olduğu gibi "yapar gibi" görünmek yerine, gerçekten yapmak isteseydiniz; emin olun ki paris, Londra gibi değil ama daha "şehirimsi" bir yerde yaşamanız, pekâlâ mümkündü…

Kentleri kent yapan, binaları, yolları, kalabalığı değildir! Kentleri kent yapan, kentlilerdir… Yüzyıllardan süzülüp gelen yaşam biçimidir, kenti kent yapan… Sokaklarında ağzı açık dolanan kuru kalabalıklar değil!

Lefkoşa'ya taşınmakla "şehirli" olmuyorsunuz! Hafta sonu köye gidip, hellim, yağlıtavuk, zamanına göre ayrelli, gıcır mıcır alıp gelmekle de şehirli olmakta değilsiniz… Kent insanı olmak için, kentin standartlarını istemeniz, talep etmeniz, yapamayanın başına dünyayı yıkmanız lâzım… Bir hayle köylü bir araya gelmekle, şehir olmaz…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.