Yeni yıl kutlu olsun olmasına ama…

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.44

7.59

$

6.81

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Yeni yıl kutlu olsun olmasına ama…

MS 274'te kilise, 25 Aralık gecesini, Hz. İsa'nın doğum günü kabul edip, kutsar ve Hristiyanlar kutlamaya başlarlar… Dün hikâyesini anlattık… Eski Roma'da bugün, bir pagan bayramı idi…

1500'lü yıllara Papa 13. Gregorius'a kadar, yılbaşı da 1Mart'tır… 15. Asırda Gregoryen Takvimi'ne göre, yılın başlangıcı Ocak ayına çekilince, bu ikisi birbirine girer…

Tabii, "Noel"in en önemli ögesi olan Antalya'lı Santa Claus'un nerden nereye karlar içinde, Ren Geyiklerinin çektiği bir kızağa binerek ortalığı dolaştığı sorgulanmaz! Bunun, kuzeyli Hristiyan toplumların kendi eski paganist dinlerinden hristiyanlığa aktardıkları bir ritüel olduğu da aşikâr.

Hristiyanlık'ın tarihi 2 bin yıldır, oysa Yılbaşı'nın tarihi sadece beş yüz yıl… Ama Hristiyanlar bile, ikisini birbirine karıştırıyor!

Gelelim bize… Türkler'in en azından Hz. İsa'dan sonraki onuncu yüzyıla kadar, Çin takvimine benzer, kendilerine ait bir takvim kullandıklarını, biliyoruz. O esnada batıda Jülien Takvimi kullanılıyor! Yılbaşı, 1 Mart… Doğuda da, batıda da… Onuncu yüzyılda bizimkiler İslâmiyet'i kabul edince, takvim de Hicri takvime dönüyor! Hicri takvim güneşe göre değil, ay'a göre hesaplanan bir takvimdir! Onun için, batı takvimi ile uyumsuzdur. Osmanlı'nın geç dönemlerinde, Rumî Takvim'e dönülür ki onun da yılbaşı, 1 Mart'tır… Türkler'in yılbaşını 1 Ocak olarak kabul ettikleri ilk tarih, 1 Ocak 1926'dır… Dünya ile uyum sağlayabilmek için… Bunu anladık, amenna… Ancak;

İstanbul'da entel dantel bir zıpırlar topluluğunun, her Noel'de Katolik kilisesine gidip, bir kenarda şarap içerek Noel'i kutlamaları, bundan sonradır… Adam "laik"! İslâmiyet dindir de Katoliklik, diyalektik materyalizm'dir sanki! Müslümanın yobazı olur ama Engizisyon kurmuş herifin yobazı olamaz! Hz. İsa'nın doğumunu kutsayarak, "çağdaşlaşıyor" ve "bilimselleşiyor"! Müslüman'ın yobazı "mürteci"dir ama Katolik'inki değildir sanki…

Hristiyanlar'ın Noel'de evlere diktikleri Çam ağaçlarının da güncel dinlerinden değil, eski Frigya'nın Attis Efsanelerinden gelen bir ritüel olduğunu da söyleyelim de yabana gitmesin! Afrodit bu Attis'i her bahar damızlık olarak kullanırmış da çocukcağız canından bezip, bir yerini kesip atmış! BU söylenceden etkilenen eski Frigya'nın Attis Rahipleri de her bahar gelişinde, yani her yeni yıl'da, çam dallarını keser, o "guduzu" sembolize ederek, ellerinde onunla dolaşırlarmış! "Fallik imge"dir, yâni… Eski Yunan'a ondan geçmiş… O da hristiyan toplumların eski paganizm'inden devşirme bir ritüel! Bereket'i temsil ediyor…

Biz, 1926'da "dünya ile uyum sağlayabilmek" için, takvimi değiştirdik ya?

" Moderenleşme" adına, be gardaş; sanki da dini da değiştirdik! İsteyen değiştirsin hiç itirazım olmaz. Amma…

Evvel, o eski Frigya "fallik imge"sini, aldık evin orta yerine diktik… Neyse, manzarası güzeldir… Lâmbacıklar yanar söner, çocukların hoşuna gider, falan derken; bir da baktık, şimdi da ağacın altına "hedayecikler" koyma geleneği da geldi! Şömineyi da yapın da baca yok! Mübarek nerden girecek?

"Moderenleşme" diyerek, hiç ilgimiz olmayan bir kültürün, ritüellerini çocuklarımıza yedirmenin adı "kültürel özümsenmedir"! Hiç gak guk etmeyelim.

Bizi birileri özümsüyor diye söylenmeye hakkımız yok!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.