Egemen olmak ve paylaşmak

loading
4 Haziran, Perşembe
£

8.47

7.57

$

6.75

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Egemen olmak ve paylaşmak

Egemenlik, özetle, siyasi bir ünite oluşturan herhangi bir topluluğun, kendi hakkındaki kararları, kendi oluşturduğu mekanizmalarla, yine kendisinin verebilmesi demektir. Aslında soyut bir varlık olan bu kavramın, maddi gerçek haline dönmesi, o topluluğun adına karar verme yetkisini elinde bulunduran kişi ya da kurumlarca kullanılması ile mümkündür.

Krallıklarda, gerçekte egemen olan o devletin yurttaşları değil, kralla birlikte aristokrasi idi. Kral ve aristokrasi ile halkın egemenliği paylaştığı ilk örnek, İngiltere'dir. Orada bir sosyal anlaşma olarak bilinen ve egemenliği mutlakiyetin elinden alan Magna Charta yayınlandığında, Osmanlı İmparatorluğu'nun kurulmasına daha seksen sene vardı!13.yy'dan beri İngiltere'de egemenlikte halk da söz sahibi olduğundan, o ülkeye demokrasinin beşiği deniliyor. Giderek, Büyük Britanya ahalisi, kraliyetin elinden egemenliği kullanma hakkını bütünüyle alarak, olduğu gibi parlamentoya devretmiştir, pratik anlamda. Ama gene de son tahlilde egemen olan, halk adına egemenliği kullanandır elbette... Halkın bundan aldığı payın ne olduğunu, egemenliği kullananı yani erk sahibini değiştirme gücünde olup olmaması belirler. Hem tarih hem de çağdaş dünya, "egemenlik halkındır" diye diye, bu hakkın kullanılma yetkisini ele geçirip, hiçbir biçimde geri vermeye yanaşmayan tiranlar görmüştür. Ferdinant Markos, Saddam Hüseyin, Noriega, Hitler, Stalin, Sultan Abdülhamit, Vlll.Henri gibileri, bu türdendirler. Kimisi allahtan, kimisi halktan, kimisi yüce bir idealden kaynaklanan, kendine göre haklı ve güzel amaçlarla, halkı, halk adına ve halkın kendisinden daha iyi yöneteceğini ileri süren bu insanların hiçbiri tarih sayfalarında hayırla yad edilmiyorlar ve edilmeyeceklerdir.

Demokrasilerde, halklar egemenliği kullanma yetkisini, belirli bir süre için, seçimle gelen parlamentolara, onlar da kendi denetimlerindeki, hükümetlere devrederler. Bu belirli süre içinde, kendi adına egemenliği kullanma yetkisini kullanan bu organları o süre içinde denetler, sürenin sonunda da beğenmezlerse, değiştirirler. Egemenlik, erki kullananı değiştirme yetkisini içerir... Bir yerde egemen olan erkin oluşmasında sizin de oyunuz (olumlu veya olumsuz) yoksa, siz orada egemenliğin ortağı değilsiniz, demektir!

"Vekil" olan bu organların, halk adına egemenliği kullanma yetkisi de sınırsız değildir. Bu yetkinin nasıl kullanılacağı, halkla devlet arasında bir nevi politik anlaşma olan anayasalara göre belirlenir. Bir başka demokrasi kalesi olan İsviçre'de, halkın parlamentoya devrettiği egemenliği kullanma yetkisinin, sınırsız olmadığı pratik anlamda uygulamadadır. Önemli meselelerde yasa yaparken, federal parlamento, kendinin "vekil" olduğunun, aslolanın halk olduğunun bilinci ile halkoyuna başvurur. Önemli yasa önerileri, mecliste milletvekillerinin parmak kaldırması ile geçmez; halkın oyuna sunulur ve kabul ederse yasa yürürlüğe girer veya girmez! Bunun sebebi nedir? Federal yapı! Büyük kantonlarda yaşayan vatandaşlar, herhangi bir küçük kantonda yaşayanların kabul edemeyeceği bir yasayı, "vekiller" eliyle geçirmezler! Referandum'da o küçük kantonda red oyu çıkarsa, ya yasa iptal edilir; veya "küçük" halkı'ın da kabul edeceği düzenlemelere tabi tutularak, tekrar getirilir.

Şimdi bu, "egemenliği parçalama" mı? Bölüşme mi? Ve dahi İsviçre Konfederasyonu, (bilinen en klâsik federasyondur ama adı, budur) uluslar arası hukuk karşısında, egemenliğine sahip değil mi? Parçalanıyor mu?

Yoksa bütünlüğünün garantisi, bütün vatandaşlarının egemenliğin ortağı olmayı hissetmesinden mi gelir? ŞU tek midir, çift midir tartışmasını daha sağlıklı koşullarda yapmak lâzım…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.