Memleketimden insan manzaraları

loading
2 Haziran, Salı
£

8.45

7.53

$

6.73

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Memleketimden insan manzaraları

Nazım Hikmet'in en sevdiğim şiiridir… Birkaç yüz sayfa devam eden bir şiir… Roman gibi… Bence, Kurtuluş Savaşı Destanı'ndan daha güzeldir… Orada bir doğum sahnesi anlatır şair, kesinlikle bir doğumu seyretmiş olduğunu anlarsınız. Ama bizim gibi hekim olarak değil, şair olarak görüp bildiğini de anlarsınız… Bir çiçek açılır, açılır ve bir insan yavrusu çıkar içinden… Eh! İlk adımız aynı olsa bile, bizde ondaki şairliğin zerresi olmadığından, uzmanı olduğumuz bir şeyi onun gibi anlatabilmemiz, elbette ki beklenemez… Ama okumayanlara tavsiye ederim… Benim kitap, ne yazık ki kayboldu… 12 Eylül gelirken, paldır küldür Türkiye'den ayrılmak zorunda kalırken, kitaplarımın bir kısmını alt komşuma emanet etmiştim, taşıyamadığımdan… Darışıp öpüştükten sonra, önce kitapları sordum tabii…

" Abi" dedi, "biz emanetine sahip çıkamadık… Kazara bizim evi basıp yoklasalar, güneş yüzü görmezdik. Korktuk! Hepsini sobada yaktık!" Çok mahcuptu… Ama çok da haklıydı… "Üzülme" dedim, "ben de olsam, belki de ben de aynısını yapardım…" Onu teselli ettim… Gerçekten de dediği gibi olurdu… Hiç ilgisiz çocuk, Komünist Parti davasından mı yargılansındı, benim yüzümden? O zamanlar, ünlü 141-142 henüz yürürlükte… Yedi buçuk yıldan başlar, ucu açık… Haklı…

Bizim "İnsan manzaraları" da o arada gitti… Sonradan da pek çok kitap gibi elim değip de onu da tekrardan alamadım… Pek çoğunu da bir daha bulamadım ki alayım… Gitti bir valiz kitap… En çok da iki romanla iki teorik kitaba yandım… Biri Mitka Gribçeva'nın ünlü romanı idi… Bizim kuşaktan okumayan yoktur… Öteki, Leningrad kuşatmasını anlatıyordu, adını bile unuttum… "Teorik" dediklerim de iki Vietnam!lı kahramana aitlerdi: Ho Şi Minh ile Nguyen Van Giap'a… Bilim ve Sosyalizm Yayınları'ndan çıkmış… Yazdıkça aklıma geliyor, Konstantin Simonov'un bütün romanları da gittiydi… En beğendiğim Rus yazarlarının başında gelir… Hani çok ünlü bir şiiri var: "Bekle beni… Döneceğim…" Sonradan çok sevdiğim bir kız çocuğu, yılbaşı hediyesi olarak bana bir Simonov romanı getirmez mi? Hiç bahsetmemiştim oysa… Lâfı geçmediydi…

Nazım Hikmet usta'dan başladık, nerelere geldik?

Ben usta gibi yüzlerce sayfalık şiir yazamam… Ama acaba diyorum, bir memleketimden insan manzaraları da benim yazmamın sırası gelmedi mi? Düz yazı… Roman falan değil… Adıyla şanıyla, bir reklam kampanyası şeklinde…

Örneğin milletvekili iken, rica minnet araya en yakın arkadaşlarımı koyup, makamında ikram ettiği şarap 0 derece değil de +1 derecedir diye herkesi "beni mahcup ettiniz" diye fırçalayıp, değilken telefonuma cevap vermeye tenezzül etmeyen kompleks kumkumasını anlatayım mı meselâ? Ben de saf olduğumdan, üç beş defa aramaya devam etmez miyim? İnsanların ne kadar aşağılık olabileceklerini, tahayyül bile edemediğimdendir, zaar…

Uçakla on üç saatlik mesafede olduğum bir dönemde, iş verilemeyen bir yakın arkadaşımın oğluna, "Doktor kesti senin işi" diyen "partilimi" de anlatabilirim ama bu haliyle bile, yazılıp da tarihte bir not olarak yer almayı, hakketmiyor… Çocuğa "Oğlum bunlar bu işi görüşürken, ben dünyanın obür ucundaydım; aha pasaport" diyebildiydim sadece…

Ya kırk yıl sadece kendi çıkarı olduğunda "arkadaş" olduğumuzu hatırlayan bir başka "dostumun" hikâyesini, acaba siyasi anılarımı yazacağım zamana mı bıraksam? Yoksa şimdiden mi "faş" etsem?

Ya da Annan Planı günlerinde "Hayır" kampanyası yönetip, kapılar açılırkenden kapağı AB'ye atarak, bu defa "yahu şu mahzura dikkat" diyenlere söveni mi anlatsam? Hani düğününü Beyaz Ev'de yapmıştı da herhangi bir diplomasını gören de yok! Bir de anket yayınladıydı o zamanlar, Rauf Bey'in siparişi üstüne… Referandum'da "Hayır" çıkacak diye… Kimin arabasına binse, onun türküsünü söyler… Anlatayım mı?

Memleketin gerçek insan manzarası da meydana çıkardı…

Hepsini yazarım yazmasına ama Nazım Usta'nın performansını yakalayamam, edebi yönden… Sıkıntım bu…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.