Kıbrıslı çözüm

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kıbrıslı çözüm

1955'ten beri, Rum dostlarımızın sıkıştıkça tekrarladıkları klişeler vardır. Bunların başında da "Kıbrıslı Çözüm" gelir… Aslında bu lâf, "Bırakın da biz Türkleri hallederik" demenin Elenikası'dır… Ama kulağa hoş geliyor, her söylendiğinde taraftar buluyor. Dün, ma nasıl be badriodi?

Arada bir yazma gereğini duyuyorum:, Kıbrıs Sorunu'nun doğrudan iki tarafı olan Kıbrıslı Rumlar ile Kıbrıslı Türkler'in orijinal tezleri, treni kaçırmış tezlerdir. Bu adadaki iki halk, koca bir ulus devletler çağını kaçırırken, ne burada bir ulus devlet kurabilmiş, ne iki küçük ulus devletçiğe ulaşabilmiş, ne herhangi bir anavatana (asıl ulus devlete) adanın bütününü ya da yarısını bağlayabilmişlerdir. Her iki tarafın da ana tezi, ulus devlet ideoljisine göre şekillenmiştir ama ne adada bir ulus vardır ne de iki ayrı halk, kendi mutasevver uluslarına eklemlenebilmişlerdir. Yüzelli yıla yakın zaman bu çekişme içinde geçerken, dünya ulus devletlerinin önemli bir kısmı, Fransız İhtilâl-i Kebir'inin ürünü olan bu politik antiteyi aşmak üzere, arayışlara girmiştir. AB, bunun ifadesidir… Zaten AB'ye varan yola sebep olan 2.Dünya Savaşı sonrası dünya nizamına çeki düzen veren ABD ve SSCB de ulus devletler değildi… AB, işin başında murat edilen Avrupa Birleşik Devletleri'ne varır mı, yoksa varamaz mı şimdiden bilinemez ama bence, varır… Ama öyle de olsa böyle de AB, ulus devletler üzerinden "ulusötesi devlet"e varma denemesidir ki bu en azından, tarihsel bir gerçek olan, ulus devlet modelinin ebed müddet olmadığının teslimidir.

Kıbrıs, ulus devlet olmaya fırsat bulamadan, bu ulusötesi projeye dahil olmuştur. Anavatanlar'dan biri işin göbeğinde! Öteki de 1960'tan beri, girmeye uğraşıyor…

Bırakın imparatorlukların parçalanmasıyla ortaya çıkmış olan "ulus devlet"i, doğrudan doğruya "devlet" denilen politik örgütlenme ortaya çıkışından bu yana, kendini belirleyen iki güç vardır: 1) Güvenlik, 2) Para basma…

Her sıkıştığında, anlaşmamak için "Kıbrıslı Çözüm" diyen tafra basan Rum dostlarımıza bakın. Güvenliği için, İngiliz Üsleri yetmedi, ortağı olduğu AB yetmedi, Yunanistan ile var olan Ortak Savunma Doktrini yetmedi, Avrupa Silahlı Kuvvetlerine katılma girişimi yetmedi, Fransa ile yaptığı ortak savunma işbirliği anlaşması yetmedi; bir ara Kanada'dan medet umdu! O da yetmedi, gitti Rusya'ya borcuna karşılık Baf'ta üs vermeyi önerdi, reddedildi…

Para basma yetkisini ise zaten Brüksel'e devretmiş durumda!

Klasik devlet tanımının iki esasını bile uygulamaktan aciz bir "ulus devlet", söz konusudur. Bize de "gelin bu şemsiyenin altına" demekten çekinmiyorlar! Nere gelelim? Elinizde avucunuzda bir şey de kalmamış ki!

Ulus devlet'in değil; bizatihi devletin kendisinin, klâsik egemenlik anlayışına ters olan bu girişimler bir yanda, "Kimse işimize karışmasın, biz Kıbrıslı çözüm bulacağız" havalanması öte yanda… Karışılmamış kulağımızın arkası kaldı oysa…

Ve bu durum yani egemenliği, karşılıklı bağımlılıkla dengeleme konsepti ise bugünün politik gerçekliği olarak, karşımızda duruyor. Çünkü hazretler, yaşadığımız dünya ile zihnimizde yatan özlemler arasındaki kopuşu, yabancılaşmayı bir türlü kabullenemiyor. Treni kaçırdığımızı kabullenmek, ağır geliyor.

Meşhur özdeyiştir: Yaşamı fikirlerinize uyduramazsınız, fikirlerinizi yaşama uydurmalısınız! Lâfın sahibini de söyleyeyim de, neme lâzım: Lenin… Yâni herkese uyar…

Böyle bir dünyada ve böyle bir ülkede, "Saf Kıbrıslı" bir çözümü bir yana bırakın, öyle bir hayat da kuramazsınız bu saatten sonra… Almanya bile "Saf Alman" değil artık… Bugünkü dünyada, adeta dünyanın kilit taşının üzerinde oturmaktayken, "kimse işimize karışmasın" demek, hiç de gerçekçi değil… Mesele, Kıbrıs Sorunu'na "giriftar" olan bunca çıkarın arasından, Kıbrıslılar'ın en çok çıkarla ayrılmasının yolunu bulmaktır. Hülyalara dayalı sloganlar atmak değil…

Bu içi boş sloganlar bir işe yarayacaksaydı, elli yıldır yarardı…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.