Doksan milyon

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Doksan milyon

Ortalık bence boşuna kalkıp oturuyor… Şu 90 milyon euro'dan bahsediyorum… Bir defa dava 94Te mi ne açıldıydı… 2001'de de Türkiye suçlu bulunduydu… Rum dostlarımız, 40 milyar dolar gibi bir tazminat kazanacaklarını umup, beklemekteydiler… 90 milyon, hiç hesaplarına gelmedi, çünkü akılları sıra öyle bir hesap çıkaracaklardı ki Türkiye ödeyemeyeceğinden, çekilmek zorunda kalacaktı… Oysa, İstanbul'un 3 büyük futbol takımının değeri, bu rakamdan fazla… Sow'un değeri, 17, Emenike'n20 milyon euro… Emre ile Melo'yu APOEL'e versen, hesap biter… Eminönü'ne mendil açsam, bir günde toplarım…

Da mesele bu değil… Türkiye nerden suçlu bulundu? Harekat esnasında yapıldığı iddia edilen, insan hakları ihlâllerinden!

Mahkeme o iddialara hak verdi… Çok iyi, güzel… Da dünyanın ve tarihin hangi döneminde, savaş yapılırken, insan haklarının korunduğu görülmüş? Olayın adı, savaş; savaş… Ne insan hakkı… Savaş çıkmasın diye uğraş!

AB'nin büyük patronu Almanya'nın 2. Dünya Savaşı esnasında, insan haklarını nasıl koruduğundan başlanabilir yani! ABD'nin sevgili muhibbi Yahudilere sorsunlar… Fransa da Cezayir'de, Vietnam'da falan, amma saygı göstermişti ha insan haklarına! İngiltere daha geçen gün, Basra'da şehrin suyunu kesti, çoluk çocuğu çöl sıcağında susuz bırakıp, teslim aldı… Çok güzel bir saygı, değil mi? Eski saygılarını şimdilik geçelim… Çin'de falan… İtalya'nın Libya'da, Etiyopya'da insan haklarını nasıl koruduğunu unutanlara Wilbur Smith'in bir romanını tavsiye ederim: Bir Avuç Kum… Belçika, şimdiki nev zuhurlar unutabilir ama daha bizim aklımızda, Kongo'da nasıl koruduydu insan haklarını… Hele Patrice Lumumba'yı, tam da insan hakları düzeninde infaz ettiydiler… AB'nin merkezi Brüksel'dir… İnsan haklarını ihlal edecek değiller ya? Seçim kazanmış adamı infaz edip, Kongo'yu kurtardılar; Allaha şükür… Bakın şimdi oradaki insan hakları cennetine…

Japonlar, Çin'de kelle kesme yarışmaları düzenlerken, çok saygılıydılar insan haklarına… Amerikalılar da nükleer bomba atıp, çocukları kâğıt gibi yakarken… Çin de Vietnam'a girdiğinde, Fransızlar ve Amerikalılar kadar saygılı davrandılar, insanlara tabii… Tabiii… Ne demezsiniz?

Ama benim ilk okuduğumda çok şaşırdığım insan hakları saygısı, Kızıl Ordu'nun Berlin'de gösterdiği saygıdır! İlk gece, yıkıntıların arasından, sabaha kadar Alman kadınlarının çığlıkları yükselmiş! Ne saygı be? Kesinlikle çok duygulandılar…Ondan bağırıyorlardı… Saygı karşısında, mütehassis olmuşlardır.

Allahtan Hitler ölmüş! Yoksa Stalin'i mahkemelerde süründürürdü… " Siz bizim kadınlara bu kadar derin bir saygıyı gösterme hakkını nerden bulduydunuz?" der, vallahi Vladivostok'a kadar tazminat talep ederdi…

Savaştan bahsediyoruz be gobelya! Kim hangi savaşta böyle bir hakka dikkat gösterebilmiş? İş ki savaş çıkarma…

Şimdi de dönelim, işin bir başka vechesine: Siyaseti, hukuk belirlemez! Tam tersidir doğru olan… Hukuku siyaset yapar, Hammurabi'den beri…

Dolayısıyla, hiçbir siyasi meseleye mahkemede çare bulunmaz… Şimdi Türkiye yukarıdaki örnekleri ve daha da beterlerini sayıp döküp, " Bir sent demem arkadaş" derse ki diyecek, kim ne yapabilir? "Herkes, herkesi ödesin; bize de sonra gelin!" derse, ki diyecek, kim ne cavap verebilir?

Bırakın oğlum bu köylü kur nazlıklarını da gelin masaya oturup çözelim… Dersen de sana sövüyorlar… Ve sonra da "barış-çözüm" diye adeta kafa buluyorlar…

Fakat, ben accaip güven doluyorum bunları okudukça… Güvenim çok artıyor, çooookkk…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.