Bu ne belâ bir aydır yahu?

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.58

7.65

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Bu ne belâ bir aydır yahu?

Biliyorsunuz Güney Kıbrıs'ta Ağustos ayı, tatil ayıdır… Herkes, nerede ise mecburi izne çıkar, hayat durur… İngiliz zamanında, örneğin CMC'de de böyle bir uygulama yapıldığını hatırlarım… Ağustos ayı geldi mi herkes evde oturur, ceviz ağacının kaba gölgesine bütün aile toplanır, hafta sonları da denize gidilirdi. En eski çocukluk anılarımda, Yedidalga'ya giderdik… Şahoro'nun yerine… Şimdi siz orayı, Aspava diye bilirsiniz… Sonraları, Yeşilırmak'a gider olduk… Plaj o kadar güzel değil ve hatta berbattı ama "bizim"di… Algı değişmişti herhalde birkaç yılda…

Bu lâfa nerden girdim?

Varmıştır canım, İngiliz'in bir bildiği… Boşuna "asılacaksan İngiliz ipi ile asıl" denilmemiştir…

Nerden mi belli? Bu memlekette, bu ayda, hiçbir iş doğru dürüst yapılamıyor… Geçen gün evde "niagaranın topu" bozuldu, az kaldı yapamayalım… Yarım günde yaptık daha doğrusu… Bir de işçi ile beraber… Ulan nedir? Biz bu memlekette, bu ayda sadece savaşmayı mı becereceğiz? Ona lâf yok ha! 1958, 1964 ve 1874'te bihakkın becerdik… Tarih merakım yüzünden bilirim ki 1570-71'de de bu menhus aydır savaşın yaşandığı mevsim, 1878'de de bu aydır, İngiliz'in adayı işgal ettiği dönem… Yâni tereddüt yok! Bu ayda biz, savaşırız anasını sattığım ama başka hiçbir halt beceremeyiz…

Son bir ay boyunca, gündemle ilgili çok az şey yazdığımın farkındasınızdır.

Olmuyor arkadaş… Klimayı açıp kapıyı pencereyi kapatınca, kendimi Mars'a doğru giden bir uzay aracında hissediyorum… "Görevimiz Tehlike"! Dünya ve hayat ile ilişkim kopuyor… Hayata yabancılaşıyorum… Ne yazayım? Gelsin size kırk yıllık hiç zamanı geçmeyen teorik kavgalar… Zamanın ve kâinatın her yerinde, eğer insan varsa o da olacak olan sömürü, iktidar kavgası, falan filan feşmekân…

Dile dalsam, mecalim yok…

CTP'nin cumhurbaşkanı aday adaylarını dilime dolasam, keyfim… Hafakan basacak…

Toplu İş Yasası'nı "mülga" etmeye çabalayan bizim "sosyalist" hükümete "dalsam"! Çoğu arkadaşım, gücenecekler… " Yok biz sosyalist değiliz, artık vahşi kapitalizmi savunan yalak liboşlar olduk diyorsanız, size ne gerek var? Yürüyün evlerinize…" desem, ahbabım kalmayacak; nalet olsun… Diyemem… Derken, dedik işte… Bakın başımıza neler gelir bundan sonra…

Kimseyi beklemeden desteklediğimi ilân ettiğim Talât'ın sabah akşam Kılıçdaroğlu gibi otomatik viteste gaf yumurtlamasına taksam, diyeceksiniz ki: "Adama bak! Kendi desteklediği adayın bile aleyhine çalışır…"

" Artık Lordos'çu cumhurbaşkanı olmak mübah, Denktaşçı olmak suç…" desem, ha keza… Bu defa da başkaları kızacak, neme lâzım… Bir hayat bir hayle insan kızdırdık. Acısını da çektik ama yaş kemale erdi, yoruldum be gumbaro… Usandım da… Ciddiye de almıyorum artık...

İlk Orbay Deliceırmak'tan duyduydum… Sonra Niyazi Berkes'ten de okudum: " Entelektüel, kendi aleyhine de olsa, doğru bildiğini söyleyen adamdır!" Edward Said de " Egg head" der… Yumurta kafalı… Hade bakalım!

Yoksa bu sıcaklar beynimizi sulandırdı da ben entelektüel mi oldum, anne? Gendi gendiminan mı kavgaya tutuştum?

Birkaç gün kaldı… Durun bu sıcaklar geçsin da size ne güzel yazılar yazacağım görürsünüz… Kimseyi kızdırmamaya söz veriyorum ama ayağımın biri çıplak, marmaragiye basarım şimdi… Artık, tutabilir miyim, bilmem…

Hade Lefke'den selam… Püfür püfür eser… Çatlayın be "gobelya"… Canıma kastım yok ya oturayım Mesarga Plâkası'nın tandır sıcağında…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.