Kimlik 2

loading
27 Eylül, Pazar
£

9.77

8.92

$

7.66

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kimlik 2

(Dünden devam)

b) Kimlik Kişiseldir

Kimlik, sahibini başka herkesten farklılaştıran bir değerler, bağlılıklar ve aidiyetler bütünüdür. Bu bakımdan, her birey için özeldir. Kişiselliği, hiçbir bireyin, bir başkası ile tıpa tıp ayni koşulları yaşamamasından kaynaklanır. Birey, aidiyetleri, bağlantıları, geçmişi açısından, bunların her biri ele alındığında, çok geniş insan toplulukları ile temas halinde olabilir ama tümünün bir kompleksi olarak, kimliği son derecede kişiseldir. Bir örnek olmak üzere, kendi kimliğimi örneklemek istiyorum. Kıbrıslı bir Türk'üm! Babamın babası, Çamlıköy'lü, onun da babası Tera'lı; babaannem, Lefke'li bir ulema kızı. Annemin annesi, Elyeli bir Yörük kızı, babası Kudrafa'lı... Dedemin babasının zenci olduğu söyleniyor; annesi Argacalı bir köylü kızı imiş! Bunlar sadece doğarken, birlikte getirdiğim aidiyetler. Babamın ailesine bakarsanız, Osmanlı kökenliyim; annemin ailesine bakarsanız, reaya. Bir yandan "Baflıyım" demem gerek; öte yandan Lefkeli! Oysa ben, genellikle Elyeli diye tanınırım! Neden? Zira insanın kimliğini oluşturan ögeler arasında bir hiyerarşi bulunduğu ve bu hiyerarşinin de "ihtiyari", isteğe bağlı olarak düzenlendiği de bir başka gerçek! Babannem'den hareket edersek; büyük dayılarıma bakarak, sünni müslüman olmam gerekirdi! Anamın köyüne bakarak, heteredoks bir kola ait olmalıyım! Ama kendimi, heterodoksiye yakın buluyorum. Öte yandan, adımla kimliğime kazınmış Arapça, bir "müslüman olarak" Filipinler'den Endonezya'ya, Mısır'dan Arjantin'e kadar milyarlarca insanda ortak bir aidiyet düşüncesi yaratmama neden olabilir. Türkçe konuşuyorum. Bu dille Bosna'dan Sincan'a kadar çok geniş bir coğrafyada insanlarla ilişki kurabilir ve beni kendilerinden saymalarını sağlayabilirim. Öğrenim hayatım, Lefke ve İstanbul'da geçti! Her ikisine de aşığım... İstanbul'da bulunmuş, orada okumuş yüzbinlerce insanla ortak aidiyetimin olabilmesi bir yana, zaten Lefke'li, Elye'li, Tera'lı, Kudrafa'lı ve Argaca'lı insanlarla da toprağa bağlı bir aidiyet ilişkim var! Ve sonra Kıbrıs'lı olmaktan gelen, bütün Kıbrıslı'larla bir başka ortak aidiyet! İlanihaye… Bütün bu saydıklarımın her biri, benim kimliğimi oluşturan bağlar, aidiyetler kompleksinin ayrı ayrı ögeleri. Her biri, tek tek, bambaşka insan grupları ile benim aramda ortak bir aidiyet yaratacak ögeler! Ama tümünü ele aldığınız zaman; benim kimliğimin ne babam, ne kardeşim ve hatta ne de oğlumla özdeş düşemeyeceğini, sadece bana ait olduğunu göreceksiniz. Bütün bunlar arasında bir hiyerarşi yaratan ve bazılarına öncelik vererek, kendimi onlarla tanımlayan, benim!

c) Kimlik Edinseldir

Yukarıda, insanın kimliği ile ilgili bazı doğuştan gelen değerler taşıdığını söyledik. Irk (renk anlamında) ve cinsiyet dışındakiler, edinseldirler! Yani, öğrenilirler... Onların da önemi ve anlamı değişkendir. Amin Maalouf'un güzel örneği ile Nijerya'da, Güney Afrika'da ve ABD'de zenci doğmuş olmanın anlamları farklı olduğu gibi; Kabil'de, Paris'te ya da İstanbul'da da kız doğmuş olmanın anlamı farklıdır ve ileride oluşacak kimliği farklılaştırır. Bir kimliğin içine, doğulmaz! O kimlik bize, "öğretilir"! Onu "edinmemiz", sağlanır!

Aslına bakarsanız, o yukarıda sözünü ettiğimiz kimliğin ögeleri arasında bir hiyerarşi düzenleyip de bazılarına öncelik verme işlemi de bizim özgür irademizle değil, bizi çevreleyen, bizi belirleyen koşullarca üretildiği için, o bile edinseldir, kazanılmıştır.

d) Toplumsal Kimlik:

Bireysel kimlikleri oluşturan aidiyetler arasında, en çok paylaşılanlar; toplumsal kimliğin oluşmasına katkıda bulunurlar. Fakat burada sorulması gereken soru, şudur: Hangi aidiyet ögeleri? İnsanlar, kendi aidiyet ögelerinden, en çok saldırı altında bulunduğunu inandıkları kısmına sarılırlar. Kimlik hiyearaşisinde saldırı altında olduğuna inanılan ögeler, daha üsr sıralara tırmanır. 1958'de saldırı altında bulunulduğuna inanılan başka bir değerdi; insanlar ona sarıldı. 1990'larda, saldırı altında olduğuna inanılan başka bir aidiyet ögesi olduğuna inanıldı, insanlar ona sarılı. Günümüzde acaba hangisidir?

d)Kimlik Kendi Kendini Meşrulaştırır

Kimlik, bilindiği gibi "onlar"a göre biçimlenir. Bu biçimleniş esnasında, özellikle etnik kimlik, kendi gözünde kendi kendini, taleplerini, iddialarını meşrulaştırmak zorundadır. Bu da kendi kimliğini sürekli bir "tehdit altında" görerek ve karşı tarafı, "onlar"ı işitmeyerek sağlanabilir. Yoksa etnik çatışmalarda, insanların birbirini kırması beklenemez!

Ancak, bu son tartışmalarda hiç akıldan çıkarılmaması gereken, "kimliğin değişkenliği" özelliğidir. Çünkü kimliği yaşam üretiyor… Dünkü Bosna örneğinde olduğu gibi, 1955 kimliği ile 2015 izah edilemez! Değişmiştir, değişecektir, değişmelidir de… İş ki herhangi bir ögesin saldırıya maruz kaldığı düşünülmesin…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.