Take it easy

loading
1 Haziran, Pazartesi
£

8.45

7.59

$

6.81

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Take it easy

Bunca yıl köşe yazarlığı yaptıktan sonra, ürktüm... Direnmeyi bıraktım ey kirayun-u kirâm! Gündelik yazıp da her anlayanın, her anlamayanın, her hatasını düzeltmeye çalıştığımın beni düşman bellemesinden, gına geldi ihvanlar... Çektim kuyruğunu... Rahat ettim...

Oysa gündelik yazmak, lle dar günlük politik çekişme yazısı yazmak, değildir…

Tarihe dalıyorsun örneğin, canının istediğini yazıyorsun. Akademi tarihine dalarsın meselâ! Platon kalkıp da sana mı girişecek? Siyasi tarihi al eline, evire çevire yaz... Dördüncü Murat'ın, mezarından doğrulup, "Bostacıbaşııı" diye bağıracak hali mi var? Sosyal tarihe dal, örneğin Fatih Sultan Mehmet'in dünyayı fethettiğini ama hayatında hiç domates, mısır, biber, fasulya yemediğini ve hatta patatesten de haberdar olmadığını, anlat. Çipsin üstüne ketçap dökmeyi bile öğrenememiş! Adam İstanbul'u fethediyor, Kırım'a kadar uzanıyor, Belgrad kalesi önünde yaralanıyor ama ne bir lop-top'u var, ne cep telefonu! Yuh…

Kanuni var ya? Hani Avrupalılar'ın Muhteşem Süleyman dedikleri! Gidip Macaristan'ı alıyor, ama ne otomobili oldu hayatta, ne de televizyonu… Play Station'u da duymadan göçtü, zavallı… Hade yahu siz da! Diyorsunuz örneğin ve kimse de alınmıyor... Ohhhhhhh, kekâ!

Alın size baklavanın tarihi! Bir ara yazdıydım… Ben aklıma takmasam, kim yazacak?

Şöyle bir dolan, kültür tarihine dal... Tut, Uyku Gülbank'ını yaz... Hem millet uykudan uyanır, kim olduğunu hatırlar ve hem de üç haftalık konu olur... Kızıp celâllenen de çıkmaz, merak etme... Mis gibi... Bu saatten sonra, şimdi mutazara mı çıkaralım? Niza mı yaratalım? Ben size bir ahtapot plâkisi tarifi vereyim, parmaklarınızı da beraber yeyin! Ya fırında, tereyağlı kuru fasulya tarifine ne buyrulur? Belki "bu Türk yemeğidir, yok efendi ellen yemeğidir" kavgasına konu olur ama olsun, nasılsa mutfak dalaşmasından, kan çıkmaz... Kimse de plâki meselesinden, size gönül koymaz...

XVI.yy'da bir Fransız köylüsünün günlük menüsünün, içinde bir parça et yüzen lâhana çorbasından ibaret olduğunu biliyor muydunuz, örneğin? Yanında da kocca bir dilim, kara ekmek... Fernand Braudel'in yalancısıyım...

Ya Fransa ile İngiltere ve İspanya arasında yüz yıllarca devam eden, bizim "Evkaf'ın su meselesi"ne dönen Renga Meselesi'ni yazsam, acaba yanlış anlaşılır mı? İşte bu korku yüzünden, o bahse henüz giremedim... Renga ile ilgili muhtelif atasözleri var, biliyorsunuz... Bir alınan çıkar mı, çıkar! Renga kalsın, bir ara elim değdiğinde ben size "bişşi"nin tarihinden, biraz söz ederim. Hacı Bektaş-ı Veli de bişşiyi çok severmiş idi? Haberiniz var mı? Buna biri kızmaz değil mi?

Şimdi tutup, örneğin "Genel Sağlık Yasası"nı dilime dolayım da arkadaşlarımı, tilt mi edeyim? 24 Mayıs 1475 günü Fatih Sultan Mehmet'in sabah kahvaltısında ne yediğini anlatırım, sen sağ, ben selâmet... Hem konu ilginç, hem bu konuları diline dolayan başka köşe yazarı yok ve hem de kimseyle papaz olmuyorsun.... Durduk yerde, bir de ahbaptan olmuyorsun...

Bazı arkadaşlar, böyle düşünüyorlar... Ama bazı arkadaşlar da başka türlü düşünmekte... Sanat toplum için midir? Tavuk mu yumurtadan çıkar? Kartal mı dalı tartar, dal mı kartalı?

"Take it easy"! İdare edin da tamamdır...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.