Evkaf'ın su meselesi biter mi?

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Evkaf'ın su meselesi biter mi?

Bizim memlekette, iddia ileri sürmek, modadır. Çünkü, kültürümüz, büyük oranda kahvehane kültürü olup, son yıllarda buna eklendiyse bir de stadyum kültürü (taraftarlık) eklenmiştir. Bu bakımdan "çamurdan olsun da bizden olsun" "ilkesi" bir elimizdeyse, "ne söylersen söyle ama en iyi bizimkilerin olduğunu hiç yere vurma" ilkesi (!) de öteki elimizdedir. Yâni, ayıbımızı da kabul etmez, lâf salatası ile zeytinyağı politikası yapabileceğimizi sanırız.

Birkaç gündür, önce facebook'ta genç olduğunu sandığım bir blog yazarı, verdiği kaynağın tam tersi bir iddiada bulundu. Kaynağı da kendi veriyor! Ama tam tersini iddia ediyor…"Bre aman" derken, bir başkası çıktı ortaya, Osmanlı'da 1876'da Islahat Fermanı yayınlanmış, ondan sonra Osmanlı anayasal bir devlet haline geldiğini ileri sürüyor! Neresini düzelteceksiniz? İkisini de engelledim… Kurtulduk mu? O delikanlı, geçen gün yazımın altını da blogladı… İddia aynı: " Abdülhamit, Kıbrıs'taki toprakları, İngiliz yönetiminin satmasını, kiralamasını v.s. kabul etmiş, bunu anlaşmaya da yazdırmıştı…" Yok öyle bir şey…

İşin aslı şu:

1878'de Rus orduları İstanbul kapılarına dayandığında, İngiliz Başbakanı Benjamin Disraeli, Akdeniz'i kontrol etmek üzere, Hindistan'dan getireceği kuvvetlerle Kıbrıs'ı işgal etmeyi üşünmektedir. 18 Nisan - 10 Mayıs tarihleri arasında sözü edilen kuvvet getirilerek, Malta'da üslendirilir. Dışişleri Bakanı Lord Salisbury ise adayı diplomatik yollardan ele geçirmenin daha kolay olduğunu ileri sürer ve İstanbul büyükelçisi Layard'a gönderilen bir direktif ile İngiltere ile Osmanlı devletleri arasında, Rusya'ya karşı bir savunma ve işbirliği anlaşması yapmak istediklerini ve bu anlaşmanın yükümlülüklerini yerine getirmek üzere, bir üs olarak, Kıbrıs Adası'nın geçici bir süre kullanılmasını talep ettiklerini, Bab-ı Ali'ye bildirmesi istenir.

Layard, ayın 26. günü olumlu yanıt alır. Londra'nın direktiflerini beklerken bizzat kendisi bir anlaşma metni hazırlar. 27 Mayıs gecesi saat 20.00'de Yıldız Sarayı'nda sultanın kabul ettiği metin, iki maddeden ibarettir:

Birinci maddeye göre Rusya, Kars, Ardahan ve Batum'u veya bunlardan birini elinde tutup, sultanın Asya'daki topraklarına tecavüz etmeğe kalkıştığı takdirde, İngiltere Osmanlı Devletine yardım edecek, buna karşılık, sultan da Hristiyan tebaalarına ek haklar tanıyacak ve Kıbrıs adasını yükümlülüklerini yerine getirmesi için, üs olarak, İngiltere'ye devredilecektir

İkinci maddeye göreyse, bu anlaşma bir ay içerisinde karşılıklı olarak tastik ve teati edilecektir.

İngiliz büyükelçisi, o gece durumu Londra'ya bildirir.

4 Haziran günü, yukarıdaki anlaşma metni Layard ve Saffet Paşa tarafından imzalanarak, resmen yürürlüğe girer. Sultan, anlaşmanın kenarına "Hukuk-u Şahaneme asla halel gelmemek kaydıyla" diye bir derkenar yazarak, paraf eder…

1 Temmuz 1878 günü ise yine Layard ile bu kez baş vezirliğe yükselmiş bulunan Saffet Paşa arasında imzalanan bir Ek Anlaşma ile de adadaki İngiliz yönetiminin koşullarının belirlenmesine çalışılır. Anlaşma şöyle:

1- Adada bir Şeriye mahkemesi bulunacak ve müslüman ahalinin şeriata ilişkin davalarına bakacaktır.

2- Adadaki evkafın yönetimi için, İstanbul'daki Evkaf Nezareti bir yönetici atayacak ve bu yönetici İngiliz idaresinin de atayacağı bir diğer yönetici ile işbirliği halinde, adanın müslüman evkafını yönetecektir.

3- İngiltere devleti ada gelirlerinden yönetim masraflarını düştükten sonra, geriye kalan miktarı Osmanlı maliyesine her yıl ödeyecektir. Bu miktarın hesaplanmasın da son beş yılın ortalaması esas alınacak ve adadaki padişaha (emlak-i emiriye) veya devlete ait (emlak-i hümayun) gelirleri bu hesabın dışında tutulacaktır.

4- Gerek Osmanlı Devleti ve gerekse sultanın kendisi adada bulunan mallarını serbestçe kiralayıp, satabileceklerdir ve bunların gelirleri ada gelirleri arasında sayılmayacaktır.

5- İngiltere Devleti, genel çıkarlar için adada ıslahat yapmak üzere gerekli gördüğü istimlakleri yapabilecektir.

6 - Rusya, Kars ve Ermenistan'da son savaşta ele geçirdiği yerleri Osmanlı devletine geri verdiği zaman,İngiltere devleti de Kıbrıs adasını boşaltacak ve 4 Haziran anlaşması yürürlükten kalkacaktır.

Layard'ın anılarına inanmak gerekirse, anlaşmanın 4. Maddesi, 2. Abdülhamit'in asıl anlaşmanın kenarına yazdığı kaygıyı gidermek üzere konulmuştur. Adadaki devlet ve padişahın şahsi mülkünü serbestçe satma ve kiralama yetkisi, İngilizlere değil; Osmanlı'ya bırakır. Çünkü Lozan'a kadar adanın de jure sahibi, Osmanlı İmparatorluğudur.

Kaldı ki söz konusu tartışma Evkaf malları üzerinden çıkmıştır ki Vakıflar, bambaşka bir konudur. Mesele bitmez ama yerimiz bitti…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.