Çözüme kimin eli mahkûm?

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.44

7.59

$

6.84

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Çözüme kimin eli mahkûm?

Bayram günü sabah sabah kalktım… Yok, namaza gitmedim, merak etmeyin! Haberleri okumaya başladım. Okuduğum ilk habere göre, Anastasiadis demiş ki: " Bu görüşmeler bizim yüzümüzden biterse, KKTC tanınacak!" Buraya geri döneceğim…

Annan Planı şekillendirirken, AB Pile'de bir work shop düzenlemişti. Kıbrıs'ın bütün partileri de davetli. O zamanlar danışmanı olduğum Serdar Denktaş, DP adına benim katılmamı istedi, gittim. Çalışma ilerleyince gördük ki asıl amaç, her iki tarafın siyasi partileri arasında, bir anlayış ortamı oluşturmak ve resmi taraflara (Kliridis ve Denktaş) görüştükleri konularda, orada ortaya çıkan konsensuslarla, yardımcı olmak. Yani iki tarafın karşılıklı ağız yoklaması! Hatırlayanlar bilir, zaten sağ çevrelerimiz da halâ aynı şeyi söylüyor, o zamanlar Türk tezi, görüşmelerin "devletten devlete" sürdürülmesi idi… Rum tarafı da ıkına sıkına, gıvırta gıvırta, adını koymadan bunu kabullendiydi. Bir gün, rahmetli Rauf bey, fikrini değiştirdi. " Gidin" dedi, "bunlara söyleyin… Bir anlaşma olacaksa, bu görüşmeler halktan halka olmalıdır. Toplumdan topluma değil! Çünkü self determinasyon hakkı, halklara verilmiş bir haktır. Şimdi biz anlaşınca KKTC'nin hükmi şahsiyeti ortadan kalkar. Bunlar ansızın gene anlaşmayı bozarlarsa, biz gene açıkta kalırız. Halk olduğumuzu kabul ederlerse, anlaşmayı bozduklarında, biz de kendi yolumuza gidebiliriz!"

Gittim, DİSİ temsilcisini bir kenara çektim ve anlattım! "Mr. Kliridis'e anlatın ki böyleyken böyle… "Muhatabım beni dinledi ve dedi ki: " Re Nazim, biz bunu da kabul ederiz ama kendisi ne kabul edeceğini, ne vereceğini daha bugün oldu, söylemiyor! Hangi gün gelip de bana, ' Rauf Bey selâm ediyor, anlaşma olması için, pantalonu da indirmen gerekiyormuş! Hade indir…' diyeceğini merak ediyorum… Rahmetli bunu duyunca çok güldü! "Allah rahmet eylesin…

Haa yâni bu uluslararası görüşmeler, halkın önünde çok ciddi geçer ama kapıyı kapayınca, bilmem ne bile isteyebilirsiniz. Gücünüze ve cesaretinize kalmış…

Daha sonra, milletvekili olduk… Bir gün arkadaşlar hükmettiler, bir Alman SPD milletvekilini, yemeğe götürmemi istediler. Götürdük! Yemekte iki kadeh şarap yuvarlayınca, adam bana dedi ki: " Arkadaş sizden iki toplumlu koro istedik, kurdunuz… İki toplumlu sergi, iki toplumlu gösteri, iki toplumlu konser, hasılı kelâm her bir haltı yaptınız. İki toplumlu aşk bile bol bol yaptınız da arkadaş, bu sizin Rumlar hiç yumuşamıyor!" Bir de kötü tanımlama kullandı ki şimdilik onu paylaşmayayım… Ben de doğal olarak, ne yapmamız lâzım geldiğini sordum. " Sizi" dedi, " Tanımalıyız…" Aboooo… "Aman" dedim "ben bunu söylemedim ha! Siz söylüyorsunuz. Bakın karar verin de tanımaya emin olduğunuzda bize yazılı olarak bildirin! Biz de değerlendirelim! Uyarımıza gelirse, kabul ederiz…" Gülmeye başladı… "Neden?" ""Çünkü tanınma isteyene neler yaptığınızı yaşayarak gördük. Siz teklif edin, biz de belki lütfen kabul ederiz…"

Şimdi gene Anastasiadis'e dönüyorum…

Kapı kapı gezip de daha ortada ne olduğunu bilmeden, " Hayır derseniz, sünnetçi pipinizi keser" diyenlerimiz, " Anlaşmaya mahkûmuz, sittiredin Evkaf mevkafı şimdi" diye haber gönderenlerimiz, her "durun yahu metni de görelim" diyene, "ne olacak benim mülkiyet haklarım" diye sorana, "Barış düşmanı, statükocu" diye saldıran akılsızlarımız, ben değil Anastasiadis söyledi ki asıl barışa mahkûm olan, biz değiliz; kendileridir. Yoksa ada kalıcı olarak bölünecek… Geçen gün yazdığım "çözüm" alternatiflerinden birinin de bu olduğunu, unutmayın!

Kemal Tahir, Devlet Ana'da der ki: " Size pusu kurulduğun öğrenirseniz, o andan itibaren pusuda olan, pusuyu kurandır… "

Adam gibi pazarlık yapın orda… Hakkımız olan şeyleri bile peşkeş çekmeye bu kadar hevesli olmayın…

On sene evvel Denktaş pantolon indirme teklifi yaparken, eliniz kemerin tokasında dolaşmayın. Bu haliniz yüzünden bu halka "hayır" dedirteceksiniz… Kendinize gelin…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.