Putin Erdoğan Atatürk

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.40

7.56

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Putin Erdoğan Atatürk

Biraz da Kıbrıs dışına çıkalım…

Putin dedi ki: " Atatürk'ün kemikleri, mezarında sızlıyor…"

Bize okullarımızda tarih diye o günkü hükümetin, gündelik politikalarına geçmişten mazaret üretmesi için propaganda malzemesi okutulduğundan, eminim ki çok insan Rusya devlet başkanının Atatürk'e sığınmasını, yadırgamıştır… Ama, Putin de aynısını yapıyor, kendi gündelikpolitikaları için, Atatürk'ü propaganda malzemesi olarak, "kullanıyor"!

Atatürk, gerçekten de Rusya'nın en büyük dostu idi… Ama: İhtilal günlerinde… Lenin zamanında, pardon… Gene "milpardon" ama Rusya, İstanbul'un da kendilerince işgal edilmesinin karara bağlandığı, emperyalist anlaşmaları açıklayıp, yırttığı zaman… Zamanın Rusya'sı da Türkiye'nin en birinci dostuydu! Ne zaman? Türkiye emperyalizme karşı savaşıp, Akdeniz ile Rusya arasında bir tampon bölge haline gelmeye çalışırken. TMT'nin tabancaları Tokarev idi… Rus malı! Ve doğrudan, Türkiye'den bize gönderilmişti ama Türkiye'nin eline nasıl geçtiğini, hiç düşünmedik…

Atatürk, tarihin belli bir döneminde ve belirli şartlar altında Rusya'nın en önemli müttefiği idi; doğru… Müsaadenizle sayın okurlarım, ama kendine Atatürkçü diyenler de Moskova'nın en azgın düşmanlarıydılar? Gözlerini karartıp, NAZİ'lerle iş birliği yapacak kadar… Gene savaş ortamında… Alman orduları, Leningrad (Petersburg), Moskova, Stalingrad (Volgagrad) çizgisine gelmişken…

Türkiye Komünist Partisi'nin Anadolu Savaşı'na yardıma gelen on beş yöneticisini, öldürüp, Karadeniz'e atan kimdi? BU İttihatçı bozuntuları… Nazım Hikmet yüzünden "Mustafa Suphi ve onbeşler" diye biliniyorlar… Dedik de durduğu yerde "orduyu isyana teşvik etti" diye onu hapse tıkan kim? Üstelik de 35 sene… Gene bunlar… Dr.Şefik Hüsnü'ye,Dr. Hikmet Kıvılcımlı'ya, Mihri Belli'ye "gün yüzü" göstermeyen kim? Bunlar… Kardeşi deniz assubayı imiş de Nazım Hikmet de üç denizci subayın Beyoğlu'nda kendine verdiği selamı almakla, kalkışmış bulunduğu ihtilal hareketinin mensubu olmaması mümkünatsızmış gerekçesiyle on beş yıl da Kemal Tahir'i, yalla içeri… Onaltı yaşında, şiir merağı yüzünden Nazım Hikmet şiir kitabı arıyor diye, "ihtilal'in İzmir bölge komutanı" olması muhtemeldir, diyerek; Atilla İlhan'ı okuduğu liseden atıp, içeri sokanlar da bu "Atatürkçü"ler… Üzerinize afiyet…

Hasan İzzettin Dinamo'yu, Orhan Kemal'i, bir hikâye yazdı diye Yılmaz Güney'i, Ahmet Arif'i, unuttuklarımı, şimdi aklıma gelmeyenleri kim tıktı içeri? İki büyük komünist "tevkifatı" ile kendinden olmayan ama dinci de olmayan kim varsa toplayıp, cümle alem kodese tıkan kimdi?

Sonuncusu olduğunda, Recep Tayyip Erdoğan'ın doğmasına daha üç yıl var! Demek ki o değil! Kim? Bugünlerde Silivri'ye yoğurt yemeye değil de hapishane kapısında "fikir ve haber verme özgürlüğü" için titreşerek gösteri yapmaya gidenlerden önceki Atatürkçü'ler… Nadir Nadi'nin gidip Bursa Cezaevi kapısında eylem falan yaptığını hiç hatırlamam… Nazım Hikmet için meselâ… Ya da Çorum'da, Kemal Tahir'e yapılan haksızlığa karşı…

Tabii o zamanlar, ki bunlar iktidardaydı 1923-1950 arasında, "devlet sırrı" diye bir şey yoktu… Meselâ, "Bizim devlet, İngilizlere isyan etsinler diye Kıbrıs'taki Türkler'e gemi gemi silah gönderiyor…" diye yazsa biri, basın şeref ödülü verilirdi. Ha bırakın ki o gemi yakalanıp da mürettebatı iade edildiğinde, Özel Harp Dairesi rica etmiş de Necati Zincirkıran da Esenboğa'daki muhabirleri ikna ederek, haberini bile yaptırmamış diye yazıyor İsmail Tansu! Yazsınlardı…Ne yazmadılar? Özel Harp Dairesi, "yazma" dedi diye, yazılmaz mı? Halkın haber alma özgürlüğü ne olacak? Devletin sırrı mı olurmuş?

General Sabri Yirmibeşoğlu'nun, 25 sene sonra "biz yaptık" dediği işi, "biz yaptık" diye yazdıkları için burada aynı akşam gidenler de kazara öldüler tabii… Nasıl olacak? Birileri gidip yataklarında mı kurşunlayacak? Çünkü Türkiye'de gene bu "Atatürkçü"ler, iktidardaydı… Haber verme özgürlüğü, "gani"… Duyduğunu yaz… "Bişey olmaz"!

Türkiye sınırının burnunun dibinde, Türk sınırının içinden Türkmen Dağı'nı bombalayan Rus jetine "vurun" emrini kim verdiyse, elleri dert görmesin… Putin, Erdoğan'la takışmakla iyi mi etti kötü mü? Zaman gösterecek… Ama ülke içinde Atatürk adını kullanarak, kendine müttefik seçtiklerinin, hangi gün, ne halt edeceği belli değil! Müttefikler yanlış! Kaldı ki kendi de Lenin değil… Öyle "İstanbul senindir" diye anlaşma bulsa, yarın sabah Topkapı surlarına dayanmaya kalkar… "Bizimkiler" de yanlış müttefik buldular…

Tayyip Erdoğan da bu yaşa geldi, dizinde falan bir sorun çıksa da rükû'ya varamasa, secde'ye eremese; namaz kılamasa; belki ateşleri sönerdi! Ne çare? Beş vakit kılıyormuş… Allah kabul ediyordur herhalde ama Kılıçdaroğlu edemiyor bir türlü… Var mı diyeceğiniz? Lâ havleeeee…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.