Söylenenler söylenmeyenler

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.51

7.66

$

6.76

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Söylenenler söylenmeyenler

Umarım bugün yazdıklarımdan dolayı, Serdar Denktaş beni hoş görecektir. Ama üstünden nerede ise on beş yıl geçti, İngiliz belgelerinin gizliliği bile biter bu kadar senede…

Annan Planı'nı tartıştığımız günlerdi. Kesin tarihini arasam bulurum. Birkaç gün önce tekrar yayınladığım "Tavır Koyuyorum" yazısını, şimdi anlatacağım o toplantıdan sonra yazmıştım. 2004 yılının son ayları…

Ledra Palas Oteli'nde yapılan "Siyasi Parti Liderleri" toplantısına, Serdar Denktaş, danışman diye beni götürdü. Neden götürdüğünü, toplantı başlar başlamaz anladım! Ben şiddetle planın barış ve çözüm için bir fırsat olduğunu savunuyordum. Toplantı başlayıp da herkes eteğindeki taşları dökmeye başlayınca, bir de baktım ki AKEL karşı! Öyle "evet" diyecektik de son gece karar değiştirdik; değil mesele! Referandum'dan nerede ise bir buçuk yıl öncesinden bahsediyorum. "Kabul edelim" diye çırpınan Rum tarafında, sadece Vasiliu ile Katy Kliridis var o zamanlar! Bizden de M.Ali Talât… (TKP/TDP ve UBP o toplantıda yoktu… Galiba birlikte hükümetteydiler!) Hristofyas, açılan her konuda ipe un seriyor! Her konuda tereddütü, endişesi var… Hiçbir şeyden emin değil… Geçen gün yayınladığım yazıdaki "Cumhurbaşkanı'na da karşıyım, AKEL'e de…" ibaresi de onun için var… Serdar da zaten beni onun için götürmüş! " Yoldaş"larımı göreyim de tavrımı değiştireyim, diye…

Zavallı Vasiliu çırpınıyordu… En sonunda, " Çağıralım De Soto'yu, neyi anlamadıysak, neden emin değilsek, burada sorup, istediğimiz gibi düzenleyelim, bu iş bitsin…" dedi…

Kim reddetti? Anladınız, bingo… Bin dereden su getirip, elbette ki bilumum şovenist Rum partisi ile birlikte, bizim yoldaş! Planın reddedilmesi konusunda, DP ile AKEL; kabul edilmesi konusunda ise CTP ile DİSİ işbirliği yapıyorlardı…

O günlerde bizim tarafta büyük kitle mitingleri yapılıyor! Dünyanın gözü bizim üzerimizde… Toplantı anlaşmazlıkla bitti… De… Halka ne denilecek? Kim, kalkıp "anlaşamadık, anlaşamıyoruz" deyip de halkın ve dünyanın gözünde "barış düşmanı" suçlamasını giyinecek? BM adına toplantıda bulunan Slovakya büyükelçisi, dedi ki: " Açıklamayı benim yapmama izin verir misiniz?" Ne demek? Kimse ne diyeceğini zaten bilemiyor! "Buyurun konuşun sayın büyükelçi…"

Basın ve tv kanallarının kameraları, alâyı valâ ile salona alındılar… Büyükelçi sözü aldı ve dedi ki:

" Kıbrıslı Rum ve Kıbrıslı Türk siyasi parti liderleri bugün çok verimli bir toplantı yaptılar. Taraflar birbirlerini derinliğine dinledi ve anladı…"

Heşa… Yemeğe geçtik! Sen sağ, ben selamet… Ahali de zannetti ki partiler görüştü, anlaşma yakın…

Yemek kuyruğunda Katy, Serdar'a, "İzin ver de danışmanın sana advise da versin…" dediydi… önceden birkaç toplantıda beni dinlemişti, görüşlerimi biliyordu… Şimdi de onlara mı "advise" yapmamız gerek? Bilmiyorum…

Perdenin gerisinde neler döndüğünü, kulise girmeyen göremez! Hiçbir şey, halkın zannettiği gibi olmayabilir de… Bu bir… İkincisi, hangi teşkilatın görevlisi olursa olsun, sanmayın ki yabancı bazı memurlar, bizim derdimize deva olabilir! Onların aklı, buradaki görevi, kendine biçilen misyona uygun bir biçimde tamamlayıp, geri dönünce makamına terfi, maaşına zam almaktadır! Bilmem neresi yakan, sadece biziz…

Daha sonra milletvekili olduk… Bu defa danışman diye değil, görevli olarak bir takım toplantılara katıldık. Yani üç tane lâf söylemeye birazcık bilgimiz, birazcık da hakkımız var…

Meşhur lâftır: " Siyasetçi, söylemesi gerekeni söyler… Bu bakımdan söylediği değil, söylemediği şeylere dikkat edin!"

Diplomaside, kimse size stratejik hedefini söylemez! Stratejik hedefine doğru bir adımcık daha atmasına vesile olacak, taktik konuşmalar yapar… Hedefi ve stratejiyi anlamak, size kalmıştır!

Ben bu 14 Eylül açıklamalarından, hiç tatmin olmadım! Söylenmeyenler o kadar çok ki! Temkinli iyimserliğim devam ediyor ama temkin kısmı çok ağır basmaya başladı. Ta ki üzerinde konuşulan metin her neyse, bütününü görelim…

"Birbirimizi anladık!" Yetmez! Anladığımız ne? Onu bilmek lâzım…

Hadi iyi bayramlar…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.