Arabaların lastikleri…

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Arabaların lastikleri…

Trodos'ta gene Türk arabalarının lastikleri parçalanmış! Rum polisi "gene" failleri bulamamış! 1960'tan beri Türklere karşı işlenmiş hiçbir nefret suçunun failini "bulamadığı" gibi… Oysa bakanlık da etmiş bir Rum arkadaşımın bana dediğine göre, aslında o cenahta herkes, failleri ismen biliyormuş! "Ambelikou'da öldürülen çobanları kim vurdu merak eden? Kambos'ta herkes bilir… Ama kimse sana söylemez! Çünkü o zaman bunu yapanları devlet teşvik ediyor, halk da kahraman olarak algılıyordu. Suçun hepimiz ortağıyız, şimdi maşalara "cani" muamelesi yapamıyoruz!" demişti…

Annan Planı günleriydi… "Tamam" dedik, "O, o zaman oldu bitti… Savaş koşullarıydı, insanlık dışıydı ama sıradan insanların genel propagandaya kapılması diyelim, unutalım ama affetmemizi beklemeyin! Şimdiden sonra?"

"Şimdi AB'a giriyoruz… Değil ırkçılık, nefret suçu bile müktesebata karşıdır. Yapamazlar artık." Dendiydi. Biz de yuttuk… Ta ki aynı zihniyetin halâ ölmediğini ve "devlet"in de AB mab tanımadan aynen gene üstünü örttüğünü görene kadar…

Her böyle bir Helen ırkçılığı karşısında, bizim taraftaki müntesipler, Rum milliyetçilerden önce konuyu örtbas etmek için, koro halinde başlıyorlar: "Bu münferit bir olaydır! Bütün Rum toplumuna mal etmeyelim. Barış söylemine zarar vermeyelim…"

Tabii ki her bir olay tek başına "münferit"tir… Rahmetli Tremeşeli'nin, bugünkü TC Büyükelçiliği'nin önünde o Rum'u vurup indirmesi, kitlesel bir hareket miydi? Münferitti tabii ki… Her olay, tek başına münferittir, tabii… Mesele genelin nasıl karşıladığıdır. Üstünü örtüp, "faili meçhul" mü bırakıyor? Yoksa faili yakalayıp, mahkemeye mi çıkarıyor! Çıkarmıyorsa, kendi kamu vicdanında onaylıyor demektir…

Bizim taraftaki bu yanılgıyla alil tavrın altında yatan, Lenin'in bir prensibinin yanlış yorumlanmasıydı; bizim zamanımızda… "Küçük halkın devrimcileri, birlikte kalmaktan yana tavır koyarlar…" der usta ve biz de "Küçük halk" olarak vallahi de bunu yaptık! Ama cümle bitmez! "Büyük halkın devrimcileri de küçük halkın ayrılma hakkı da dahil kendi kaderini özgürce belirleme hakkını savunurlar. Bunu yapmazlarsa onlara en aşağılık emperyalizm ajanları muamelesi yapmak, hakkımızdır." Diye devam eder bu cümle…

Bizim "küçük halk" devrimcileri, cümlenin yarısından durumdan vazife çıkardılar… Öteki yarısını yazanı bile aforoz ettiler. "Biz devrimci görevimizi yapıyoruz arkadaş, Helen milliyetçiliği bizim işimiz değil; Rum yoldaşların işidir. Biz karışırsak, şovenizm olur…" E senin yoldaşlar, elli senedir görevini yapmıyor? Niyazi Kızılyürek'in adını duyunca tavaf ediyorsunuz ama yazdıklarını da okuyun! Son kitabında 1960 anlaşmaları karşısında AKEL'i ile EDEK'i ile baştan aşağı bütün Rum ve Yunan partilerinin neler söylediğin aktarıyor. Mealen: " Kıbrıs Türkleri de kim oluyor devlete ortak olacak? Geri, cahil, fakir bir azınlık! Ne haddine de bize ortak olacak?" Tümü… Hep beraber… Zaten 64 de bu sebeple başladıydı…

Helen ırkçılığının günahlarının üstünü örtmek, sanılmasın ki barışa hizmet eder! Döne dolaşa, 1963 Noeli'ne geri gidilmesine neden olur, o kadar… O da ne barıştır ne de çözüm… Barışa hizmet edecek asıl tavır, bu adada "yaşayabilir ve sürdürülebilir" biz düzeni torpilleyecek her türlü girişime karşı çıkmaktır. "Biz Türk milliyetçiliği ile uğraşalım, Helen ırkçılığını da Rum yoldaşlar halleder" sanılmasın, 60 yıldır onlar da o değirmene su akıtmaktan başka hiçbir şey yapmadı… O da bizim boynumuzun borcudur…

Kendi milliyetçiliğinize karşı çıkıp, karşı tarafın çoğunluk milliyetçiliğini görmezden gelmek, ne devimciliktir ne solculuk ne de barışçılık… Sol teoriyi yarı buçuk bilmekten gelen bir aymazlıktır, o kadar… Ya da son zamanlarda olduğu gibi hiçbir şey olamamaktan gelen bir ne yaptığını bilmezliktir… Ne sağcıyım ne solcu! Karşı tarafın sağı ile özdeşleşiyorum…

O bakımdan "münferit" falan diye ipe un sermeye kalkılmasın! Çünkü kimse aptal değil… İki halkın arası şimdiden daha da açılır… Tam tersine, "Failleri bul, mahkeme önüne çıkar, hemen!" demektir çözüme de barışa da hizmet edecek olan…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.