Mustafa Kemal Paşa...

loading
3 Haziran, Çarşamba
£

8.51

7.58

$

6.76

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Mustafa Kemal Paşa...

MUSTAFA KEMAL PAŞA…

Delikanlılığımızda, Mustafa Kemal Paşa ve mücadelesini, bir "burjuva devrimi" olarak yorumlar, devrimlerini de "şekilci" bulur, burun kıvırırdık! Ankara'daki asistanlığım sırasında, bir gün ilk meclisin önünden geçerken, "ne var ne yok" diye içeri girdim. Genel kurul salonunda, basit bir köşe marangozunun elinden çıktığı çok aşikâr olan sıralar ve kürsüyü, tüttüğü kesin olan iki adet saç odun sobasını ve meclis başkanının yani Mustafa Kemal Paşa'nın, makam odasındaki sahra telefonu ile evinizde olsa çoktan depoya atacağınız yazı masası ile iki tahta iskemleyi görünce, dünyam değişti! Yerdeki halı da eprimiş, galiba hafiften de yırtıktı! Müze kısmında, paşanın "filintası" camekânda duruyordu. Belindeki o otuzikilik tabanca da Anıt Kabir müzesindedir.

Belinde tabancası, yanı başında duvara dayalı tüfeği ile, tahta bir iskemlenin üzerinde oturup, Osmanlı toplumunu dönüştüren kararları nerede ise tek başına üreten bu büyük adamı, o gün anlamaya başladım! Daha sonra, Anıt Kabir müzesini de gezerek, altını kırmızı boya kalemi ile çizdiği, Rousseu'nun Toplum Sözleşmesi'nin Fransızca orijinalinin satırlarını, ben de gözlerimle okşadım; mozelenin önünde derin derin düşündüm. Hakkında yazılmış her satırı ve onun yazdığı, bulabildiğim her satırı okuyarak, Lloyd George'un İngiliz Avam Kamarası'nda, Anadolu Savaşı'nın kaybedilmesi ile ilgili olarak kendisini eleştiren muhaliflerine söylediği şu sözlerin ne kadar doğru olduğunu anladım:

" Tanrı her yüzyılda bir dahi yaratır! Bu yüzyılda bunu Türklere vermiş, ben ne yapayım!"

Siz, sanki de insanları ondan bıktırmak için konuşan gardrop Atatürkçüleri'ni boşverin! Önce onlar anlamamış zaten adamı! Hayatta hiçbir şey olamayan ve onu överek devletten nemalanmaya çalışan üçüncü sınıf heriflerin saçmalarına, kulak asmayın.

Mustafa Kemal'i okuyun! Yalnız Nutuk'u değil... Meclis'te yaptığı konuşmaları okuyun örneğin, derinliğini o zaman anlarsınız. Hayatta bir tek kadını, kendi eline sevgi ile dokunduramamış, kompleks kumkumalarına boş verin… Otuz beş yaşında general olmuş, dünya güzeli, savaş kahramanı, beş dil konuşup okuyabilecek kadar entelektüel bir adamın karşı cinste uyandırdığı ilgiyi kıskanmayacak çirkin erkek, yoktur. Son günlerdeki zırvaları bir de böyle görmeyi deneyin!

Siz, onun asıl sevgililerine, örneğin Madam Corinne'e yazdığı mektupları okuyun! Dimitrina Kovaçeva ile olan aşkını okuyun... Hani kendi ölümünden on altı yıl sonra, hayata veda ederken kız kardeşine "Dün akşam rüyamda Kemal'i gördüm" diyerek ona koşan Dimitrina'yı… Zsa Zsa Gabor'un onun hakkında yazdıklarını okuyun. Ne büyük adam olduğunu, ADAM olduğunu o zaman anlarsınız...

Paşa, İzmir'e girer girmez, zamanın en büyük oteli Kramer Palas'a gidip, körfeze bakan pencere kenarında tahta bir masaya çökmüş, bir kadeh rakı ile bir tabak beyaz leblebi istemiş. İçip, gidecek... Yunan ordusunun artçıları halâ şehirde, işi gücü var... Garson istediklerini getirip, başında alesta beklemeye başlamış. Mustafa Kemal, rakısından bir yudum çekip, ağzına bir de beyaz leblebi attıktan sonra, garsona sormuş:

  • Yunan Kralı Konstantin, İzmir'e geldiğinde otelinize de uğramış mıydı?
  • Gelmişti paşam...
  • Peki, burada oturup, körfeze bakarak, beyaz leblebi ile bir kadeh de rakı da içmiş miydi?
  • Hayır paşam...
  • Peki ona sormadınız mı, İzmir'i alıp da ne yapacakmış? Körfeze bakarak bir yudum rakı içmeyi, bilmeyen adam?

Onun için pek çok şiir yazıldı ama benim en çok hoşuma giden, Cemal Kutay'dan işittiğim, Behçet Kemal Çağlar'ın şu dizeleridir:

Neredesin sen eyy bizim büyük delimiz?

Küçük akıllılar, beş para etmiyor!

Kulak asmayın küçük heriflere…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.