Kahve Yemen'den gelir...

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Kahve Yemen'den gelir...

1450 yılına kadar, dünyada kahve diye bir şeyin varlığından kimse haberdar değildi! İlk defa o yıl Aden'de içildiği bildiriliyor. Oradan Mekke'ye geçmiş ama 1511'de içimi yasaklanmış… 1524'te bir daha yasaklanmış! Demek ki arada yasak hükmünü sürdürememiş. 1510'da Kahire'de görülüyor… 1555'te İstanbul'dadır… Oradan dünyaya dağılıyor…

İtalyan seyyah Alpini, 1615'te İstanbul'da sohbetlerin kahve eşliğinde içildiğini yazar. Tarif edilen de bugün "Türk kahvesi" diye bildiğimizdir… O yıl kahve, Venedik'te de görülmüş… 1644'te Roque isimli bir tüccar, fincan ve cezve ile birlikte kahveyi Marsilya'ya götürmüş… Ancak Paris'te ortaya çıkması, bir yıl öncedir: 1643… 1651'de Londra'da görülmüş…

Braudel'e göre kahve, kahve olmanın tadını, Paris'e ulaştıktan sonra yaşamıştır. Braudel, "Türk elçisi" Süleyman Mustafa Paşa'nın 1669'da Paris ziyaretinde kahve sunduğunu ve elçilik görevi başarısız geçse bile, kahveyi Paris'te moda etmekte çok başarılı olduğunu yazıyor. Paris'te ilk kahve dükkânını da Türk tarzında giyinmiş, Türk usulü kahve yapan, fincanları cezveleri Türk usulü, Hatariyun isimli bir Ermeni açmış… 1672'de! İlk müşteriler Doğu Akdenizli ve Maltalılarmış… Hatariyun başarılı olamayınca, Londra'ya göçmüş. Paris'te bir başka Ermeni, Maliban ondan sonra da Hatiriyun'un garsonu olan bir Sicilyalı, Coltelli; birer kahve dükkânı açmışlar. Coltelli'nin kahvehanesi Procobe hâlâ açıktır. Birkaç yer gezdikten sonra, 1688'den beri, Comedié Française'nin tam karşısındadır. Sonradan Academié Française'nin Genel Sekreteri olan Charles Duflos, oradan hiç çıkmazmış vakti zamanında…

1782'den beri de Fransızlar sabah kahvaltısında sütlü kahve içerler… O yıl kahve tüketimi birden üç katına çıkmış… Ve o yıldan sonra, alternatif üretim alanları da sökün etmeye başlamışlar… Bourbon Adası, Cayenne Adası, Martinik, Jamaica, Santa Domingo… Buralarda 1730'larda başlayan kahve tarımı, Arap kahvesinin yerini almaya 18.yy sonlarında başlamış… Kahvenin Atlantik'i aşıp Amerika'ya varmasının da aşağı yukarı 1722'lerde olduğu sanılıyor. Amerika sömürgelerinin Britanya'ya isyanını nedeni, çaya yapılan vergi zamlarıdır ya? Bağımsızlık Savaşı'nda onlara en büyük yardımın da Fransızlar'dan geldiği biliniyor. Muhtemelen kahvenin ABD'ye girişi de bu dönemdedir.

"Tüm sıracaları kurutur, gazları çıkarır, karaciğeri güçlendirir, saflaştırma niteliğinden ötürü su toplamaları yok eder, uyuz ve kan bozulmasına karşı aynı biçimde iyi gelir, kalbi ve onun hayati atışlarını tazeler, karın ağrıları ve iştahsızlık çekenleri rahatlatır, soğuk nemli, ağır basan beyin düzensizliklerine iyi gelir. Ondan çıkan duman, göz kamaşması ve kulak uğultusu için iyidir. Tıknefesliğe, ciğere oturan nezleye ve dalak ağrılarına, kurtlara iyi gelir, çok yiyip içtikten sonra olağanüstü rahatlık sağlar. Çok meyva yiyenler için bundan iyi bir şey yoktur."

Yukarıdaki satırlar, 17.yy'da Fransa'da yazılmış bir kitaptan alıntıdır. Ben Fernand Braudel'in yalancısıyım. (Maddi Uygarlık c.1 s.220)

Paris'te Osmanlı'nın götürdüğü kahveyi sunan, Osmanlı tebaası bir Ermeni'nin kahve yapmayı öğrettiği Coltelli'nin açtığı kahvehane halâ açık… Peki, İstanbul'da o zamandan kalma kahvehane var mı? Starbucks'ta içiliyor şimdi kahve… Ayran budalası gibi, sırıtaraktan… Memnun ve dahi mes'ud…

Hadi, afyonunuz patlamıştır bunca kahve lâfıyla… Günaydın… Belki de "sabah şerifleriniz hayırlı olsun" demek lâzımdı ama idare edin…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.