Ahtapot plâkisi…

loading
30 Mayıs, Cumartesi
£

8.43

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Ahtapot plâkisi…

Dam üstünde saksağan pozisyonuna her düştüğümde, gündemin anlamsızlığı her tepemi attırdığında, bir yemek tarifi yazarım. Tarifi yazarım dedikse gurme olduğumuzdan falan değil! Malûm zamanın popüler entel muhabbetlerinden biri de budur… Yok, allaha şükür o marifetim yok. Bilip bildiğim birkaç yemeği ateşe koymak ama ramazan günü yemek tarifi vermek de bir başka sıkıntılı durumdur. Bir de aşağıda okuyacaksınız, mübarek gün şarap/marap deniyor. Tabii ki reçetemiz, bayramdan sonrası için… Herkesin itikadı kendine ama kimse alınmasın. İlle bir yemek tarifi yazacaktım. Çaresi yok! Bu gündeme ne denir? Bize de yazık! Bundan iyi bildiğim de yok.

Delikanlılığımızda, bizim Ksero kıyısında, akşamüzeri üzerine beyaz bir bez sardığın, bir ağırlık, üç beş de iğne eklediğin misinayı denize savurursan, biraz sonra bir ahtapotun buna atlayıp zokayı yutması, mümkündü… Kendim becerdiğimden değil, kardeşim yapardı… Nerde bende o beceri ve o kadar sabır? Çekip çıkarınca, mübarek hayvan suratınıza fena fena bakar, ürperirsiniz… Korkmayın…

Eskiden olsa, biraz bekledikten sonra ahtapotu kıyıdaki kayalara vur vura etini yumuşatmanızı önerirdim… Şimdi gerekmiyor… Bir gece deep freezde bırakın, ertesi gün çözün o kadar emek harcamadan, yumuşar. Ama asıl yumuşatma, birkaç dal defne yaprağı ile düdüklü tencereye atıp, yeterince kaynattığınız zaman ortaya çıkar… İşin erbabı "yettiğini" kokusundan anlar ama çatalı etine sapladığınızda, üzerinden yağ gibi kayıp gitmeli… Bu işlem, ayni zamanda mürekkebinin çıkmasına, üzerindeki ince derinin de kolayca sıyrılmasına sebep olur…

Biraz soğuduktan sonra, tencereden alıyorsunuz… Uygun bir yere aktarıp, üzerinde kalan son ince deri parçacıklarını da sıyırıp, çatala gelecek parçalar halinde doğrarsınız… Bir kenarda bembeyaz lop gibi ahtapot parçalarını beklemeye alın… Kesme tahtanızın üstünde, zerzavatı da doğramanın zamanıdır… Elbette, öncelikle kabuğu doyulmuş iki domates! Küçük küpler halinde… Ve tabii ki yemeğin asıl "….gi", soğan… Bol olsun… Sonra, birkaç diş sarımsak… Jiletle doğrayabilirseniz ince ince çok güzel oluyor… Ve sonra biber… Çarliston olursa iyidir ama yanına birkaç da sivri biber öneririm… Yemeğe rayiha katıyor… Hafif de acı… Başka? Maydanoz tabii ki… Bir Fransız yemek kitabında, fesleğen de yazıyordu… Onu da denedim ama hoşuma gitmedi… Ben feslikânı koklamayı tercih ederim…

Gelelim, işin baharat yönüne… Karabiber başta… "Yeterince"! Ne demek bu? Erbabı bilir demek… Kimyonu da eksik etmeyin… Soğanın yanında cuk oturur… Birazcık, pul biber… Kararında, toz halinde kırmızıbiber… Yeteri kadar, tuz…

Malzeme bu kadar!

Mutfağınızda, derin ve genişçe bir tava seçin artık… Bütün o kıyılmış malzemeyi, içine boca edin… En üstte maydanozlar olmalı… Mümkünse, önce soğan… Onun üstüne ahtapot… Domates ve biberler… Maydanozun da üstüne, baharatı ekleyin… En üste de baharat ve tuz… Sakın elinize bir kaşık alıp, malzemeyi karıştırmayı denemeyin… Mahvedersiniz…

Tavadaki bu harcın üstüne, gezdirerek, bir çay bardağı kırmızı şarap ekleyin der istemezler ama mübarek gün siz imandan çıkmayın, sirke de olur… Ayni çay bardağını zeytin yağı doldurup, onu da gezdirin… Braudel'in "zeytin yağı uygarlığın, sade yağı barbarlığın yağıdır" özdeyişini de hatırlayın bunu yaparken ki yaptığınız işten de bir şeyler öğrenin…

"Su?"… Katiyyen…

Ocağınızı yakıp, kısık ateşe ayarlayın… Tavayı üzerine koyup, üstünü de şeffaf kapakla kapatın…

Plâkinizin piştiğini nerden mi anlarsınız? Mutfaktan gelen koku, "ye beni" demeye başladığı zaman… O kadarcık da hissiniz yoksa siz bu işe bulaşmayın… Hem emeğinize, hem de ahtapota yazık etmiş olursunuz, günahtır!

"Beni de götür, hiç New York'u görmedim" diye bağırıp çağırdıktan sonra, önümüzdeki ay Sayın Akıncı bensiz Cenevre'ye gitsin de bakın görün bu defa da Kiremitte Lagos Balığı anlatmazsam namerdim! Daha sırada Ekose Etekli Levrek Buğulama var ki okuyanın çenesi şişer.

O kadar kamuoyu desteği sağladım, kulak asmadı… Devam etsin… Ona bu eziyeti yapmazsam, ben de ne olayım?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.