Saçmada tevil

loading
29 Mayıs, Cuma
£

8.40

7.56

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Saçmada tevil

Dün bizim gazetede yer alan bir habere göre:

BBC'nin "Moskova Kıbrıs'ı vurur mu?" sorusu üzerine konuşan eski Rus General, bunun ihtimal dahilinde olduğunu ifade etmiş! İngiliz Daily Mail gazetesinde yayınlanan habere gore de Kremlin'in Suriye'ye yapılan saldırının sorumlusunun İngiltere olduğuna kanaat getirdiği ve İngiltere'nin Akdeniz'deki askeri varlıklarının artık Moskova'nın hedefinde olduğu belirtilmiş.

Emekli albay ve Cumhurbaşkanı Akıncı'nın Güvenlik Danışmanı Halil Sadrazam, Kıbrıs'taki çatışmanın ciddi bir derlemesini yaptığı kitabının birinci cildinin 142. Sayfasında, Khora Yayınları'nın Kıbrıs Komplosu'ndan alıntılayarak, daha 1959'da, Adnan Menderes'in İngiliz Savunma Bakanı'na, " Siz Kıbrıs'ta bu üsleri aldınız ama Orta Doğu'ya buradan yapacağınız her hangi bir müdahalede, adayı doğal bir hedef haline getirmeyecek misiniz?" diye sorduğunu aktarıyor! İngiliz Bakanın yanıtını merak edenlere ben buradan yazayım da zahmet edip, kitap karıştırmasınlar! Bakan, gülmüş ve "Onu bu anlaşmaları imzalamadan once, Kıbrıslılar düşüneceklerdi!" demiş… "It's too late!" yani… Kazığı yerken hissedeceksiniz, sonradan canınızın yanmasının, önleyici hiç bir etkisi, yok!

30 Ağustos 2013'te bu köşede yayınlanan bir yazı ile konuya dikkat çekmişiz! Beş seneye yakın zaman geçti, "gık" diyen olmadı…

Ağustos/ Eylül 2011 arşivlerine bakanlar da belki on tane yazı yazarak, " Türk kaşığı ile Amerikan bilmem nesi götürmeyin da tarihsel/ toplumsal koşullar öyle vehmettiğiniz gibi bir batı demokrasisi içinde yaşayan Arap devleti kurmaya, elvermez! Zaten adamlar ulus değil ki ulus devletleri olsun da demokrasi de kursun! Bütün bu "mavra", 1. Dünya savaşı sonunda bölgeyi paylaşmaya çalışan İngiltere'nin, Fransa'ya attığı bir kazıktır ve nesnesi de bu Arapça konuşan kabileler, aşiretler, mezhepler topluluğudur! Arap Baharı diye diye başka bir dolap döndürüyorlar! Baştan paylaşacaklar, açın gözünüzü" demişiz!

Heyhat! "AB cihanşumül bir örnek" idi! Başka da bir yaşam yolu, yoktu… "Evroppa demokrasisine, canımız kurban olsun" idi! Tık çıkmadı… Belki de arkamızdan, sövdüler de ama kulağıma gelmedi… "Bitli Araplar, medeniyet görsün!" idi…

Kuzey Afrika'da oyun tutu… Fas'da bile değişimler olduğu söylendi… Mısır, kılığına girdi… Devletin polisi ve askeri, birkaç bin vatandaşı, kuş gibi avladı ama ne care? "Medeniyet gelsin"di… Kaddafi gibi bir ayrık otunu, kendi serserileri kafasından vurup, tv'den naklen yayınladılar; kameranın önünde ayakkabılarını çalmaya da utanmadılar… Sirte Körfezine ABD gemilerini sokmamanın hesabını ödedi… Suriye'de iş karıştı! Azınlıkta olduğu halde yönetimi elinde tutan Nusayriler'in sözcüsü, Rusya kartını devreye sokunca, devrilemedi… ( Mesele sınıf farklılığı değildir be hey echel-i cühelâ! Mezhep Farkı'dır… 8. Yy'dan beri devam ediyor… Ne demokrasisi?)

İç savaş çıktı, sürüyor ve bölgeyi de bir birine katıyor!

Esad da karşıtları kadar ilkel olduğundan, Türkiye ve Rusya'nın çok işine gelen, Şam çevresindeki Sünni çoğunluğu bir biçimde sürüp, kuzey Suriye'ye taşıma işinde, kantarın topuzunu her gün kaçırıyor! Çünkü, sosyalist falan değil bu herif! İlkel bir mezhepçi! O politika Türkiye'nin işine geliyor, çünkü kuzey Suriye'de demografik yapı değişince, Türkmen/ Arap çoğunluk, Kürt azınlığın çanına ot tıkar, o koridor meselesi de "dört ülkede Kürdistan" meselesi de ayvayı yer! Rusya'nın işine geliyor, çünkü bölgede Amerikan manipülasyon aparatı bir Kürt Devleti, işine gelmez… İran'ın da işine geliyor, çünkü kendi topraklarındaki Kürt Cumhuriyeti'ni unutmadı! Ve hadi ekleyelim: Irak'ın da işine geliyor, Barzani'nin biti kanlanmaz!

Kimin işine gelmez?

Musul petrollerini, kestirmeden ve kendi kontrolünde Akdeniz'e çıkarıp, ucuza kapatmak isteyen ABD, İngiliz ve Fransız şirketlerinin! Hazır bir aparat bulmuş kullanıyorlar… O engellenecek!

Ve ancak, duygu ve fikir dünyası 8.yy'dan kalma mezhep güdülenmeleri ile oluşmuş ve iktidarını da o yapı ve Rusya'ya bağlamış olan Şam'daki ilkel, durup durup, kendine asıl karşı olanların, kafasına bomba yağdırmasına cevaz ve fırsat hazırlıyor! Fıçı bombaları yetmedi, kimyasal silah da kullanıp, sabi sübyanı katlediyor. Çünkü aslında o, insan olarak bu insanlara düşman! Neden? Mezhepleri farklı! Onları öldürdükçe, cennetteki yeri garanti altına girecek sanıyor! O kafayı tanımayana yalan gibi gelir ama gerçek, budur…

Rusya da Büyük Pedro'dan beri ilk defadır ki Akdeniz'e indi ve üç yüz yıldır kendisini engelleyen Türkiye ile ilişkilerini de hale yola koydu. Şimdi bunu kaybetmemek üzere her şeyi, yapar… Kuyruğunu kıstırıp, Sivastopol'a çekilmesini, kimse bekleyemez!

Fakat asıl dikkati çeken, asıl aktörün, halâ İngiltere diye tanımlanmasıdır. Ortada Hindistan da kalmadı ama petrol ve enerji kaynakları var… Fransızlar da her zaman olduğu gibi, İngiliz'in yamağı rolünde…

Bahar'dı ha? "European democracy" idi…

Benim dikkatimi daha da çeken şey, komünistlik adına emperyalist çıkarı savunan bizim " British Boys" ile " American funs"larımızın, süt dökmüş kedi gibi oturmaları!

Yapalım oğlum bir gece mitingi, Rum yoldaşlar da gelsin! Protesto edelim bir gece evde uyurken çoluk çocuk ansızın kâğıt gibi kavlanma ihtimalimizi? Reddedelim be bu kaderi…

Yok… Aklımız aşureye döndü! Ne halt edeceğimizi bilmeyip, gene Türkiye'ye sövelim, en iyisi… Karışmasın bu işe! Afrin'den çekilsin, Amerika'nın istediği olsun! "Kahrolsun emperyalizm" be abi…

Saçmada tevil olmaz…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.