Federasyon eyi bir şeydir ama...

loading
31 Mayıs, Pazar
£

8.42

7.57

$

6.82

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Federasyon eyi bir şeydir ama...

Kıbrıs Sorunu'nun adilane bir çözüme kavuşması için adada bir federasyon kurulması tezi, Rauf Denktaş'a aittir. 1965 yılının gazetelerine lütfedip bakanlar, bunu görür. Kıbrıs Rum tarafının buna şiddetle karşı çıktığını da…

Nitekim, 1974 yılı Mart ayında, ilk defa hükümet olan Bülent Ecevit, "Kıbrıs Sorunu'nda federal bir çözümü destekliyoruz" dedi diye, zamanın "Kıbrıs Cumhurbaşkanı" Makarios, o esnada sürmekte olan toplumlararası görüşmeleri, kesmişti. Dört ay sonra, görüşmeler yeniden başladığında ise siyasi ömrü bir anlaşma imzalamaya, yetmedi! Darbeyi yedi…Oysa 15 Temmuz 1974 günü yapılacak olan görüşmede, Denktaş ve Kliridis, neredeyse anlaştıklarını açıklamaya hazırlanıyorlardı! Kliridis bunu on defa açıkladı. Çünkü o günün koşullarında, ekonomik darboğazlarda harcanan Kırıs Türkü adadan göç ede ede bitmekte ve Türkiye'nin de buraya asla müdahale edemeyeceğine inanılmaya başlanmaktaydı, Denktaş bayrağı indirmiş, devlette temsiliyeti %20'ye indirmiş, ayrı belediyelerden vaz geçip, inkişaf komisyonlarına razı olmuş, kendi tezini "olmaz" zannederek, rafa kaldırmıştı! Nikos Samson ve kafadarı Yuannidis, yapacaklarını, yaptılar…

Türkiye Kıbrıs'a asker çıkardıktan ama Girne sahilinde dar bir bölgeye yığdıktan sonra yapılan 1. Ve 2. Cenevre görüşmelerinde görüşülen, gene buydu: Türkiye Lefkoşa/Girne arasında bir geniş; Mağusa, Serdarlı, Lefke, Larnaka ve Limasol'da da beş tane dar Türk kantonunun olacağı kantonal bir federasyon öneriyor, Kıbrıs Rum tarafı ve Yunanistan da bunu redediyordu… İkinci bir harekât yapılmasının sebebi de budur. Kliridis yıllar sonra, "Kabul edemezdim ki! Makarios beni asardı" demeye getiriyor.

Kıbrıslı Rumlar'ın ilk defa "federasyon" lâfını terennüm ettikleri tarih, 1975 Viyana Görüşmeleri ve Denktaş/Kliridis anlaşmasıdır ki garibim Glafgo Kliridi, ondan sonra "emperyalizmin ajanı ve vatan haini" ilan edilmiştir. Hem AKEL; hem DİKO ve hem de EDEK tarafından! Taa ki 1977'de Denktaş/ Makarios zirve anlaşması yapılsın, Rum tarafında federasyon lâfı etmek, vatana ihanetle suçlanmanın, baş sebebi idi… Ondan beri de dostlarımız hem dünyaya hem de bize " iki toplumlu, iki bölgeli, siyasi eşitliğe dayalı, coğrafi bir federasyon" görüştüklerini söylüyorlar…

Kırk bir yıl sonra, 75'ten beri görüşme heyetinde olan Polviu da yazıyor ki: " Biz, bugüne kadar; ya üniter bir devlete azınlık hakları ile dönmeyi kabul etsinler, ya da bırakın böyle olduğu gibi kalsın, Elenizmin bundan kaybettiği bir şey yoktur" politikası güttük! Sonra da kabul ediyor ki "eşitlik olmadan federasyon olmaz, onlar da eşitliği kabul edemezler, çünkü gene devleti kilitleyeceğimizden korkuyorlar!" Amenna…

Rum tarafında yapılan bir anket, bizim sosyal medya çevremizi salladı: " Rumlar'ın %52'si, federasyondan farklı bir çözüm istiyor!" Gene de iyi! %75'ten 52'ye düşmüş, federasyon karşıtlığı… u hesapla %48 de federasyon isteyen var, diye bilirsiniz ama… Federasyon denildiğinde ne anladıklarını da anlamak lâzım:

O %48'in içine 3 türlü "federasyon anlamı" vardır:

Federasyon diyelim, üniter devlet sokalım, diyenler;

Kıbrıslılık diye tutturalım, merkezi yanı güçlü bir federasyonu kabul edelim; davul boynumuzda kalsın, tokmak elimizde; bunlar Türk olduklarını unutunca da gene ünitere döneriz, sananlar…

Ulan oğlum, merkezi yanı güçlü federasyon diye tutturdunuz ama bunların Türkiye'ye maliyeti yılda 1 milyar dolardır, onu kim çekecek? Türkiye bunlardan alacağını tahsil etmeye kalkarsa, siz mi ödeyeceksiniz? Anlaşamadı da varsın federasyon olsun ama siga siga diyenler…

Şimdi, gelelim sadede:

Bu yapıya karşı, "tek yol federasyon" diye gitmek, anlaşmaya mı yöneliktir? Statükonun devamına mı? AKEL geçmişte Kliridis'e yaptığını, şimdi de Anastasiadis'e yapmaya çalışyor ama halk desteği de yok artık! Madem öyleydi de Hristofyas samimi olarak federasyon istediği apaçık olan Talât'ı niye harcadı?

Karşı tarafı iyi tanımazsanız, anlaşma da yapamazsınız…

Adam, "kabul etmem" diyor, bizimki "Edecen be sör, araya Amerika'yı koyarım ha!" tavrına bürünüyor… 1960'ta da koyduydun araya NATO'dan İngiltere'ye kadar önüne geleni de iki senede dağıldı… Gene dağıtacan? Yoksa yaşasın isten?

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.