Gerçeğe düşman ikiz kardeşler

loading
7 Haziran, Pazar
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Gerçeğe düşman ikiz kardeşler

İlk defa tarih yazmaya başladığımda fark etmiştim…

Büyük Fransız tarihçi LucienFébvre, der ki "Hayatında dur bakalım ne çıkacak diye arşive hiç girmedim. Girenlere de hep güldüm! İnsanın kendisinin bir tezi yoksa, arşivde ne arar?" Ve ekler "Tarih elbette ki yazılı belge ila yazılır ama ortada belge yoksa, bir şarkı, bir duvar, bir tabak parçası, insana ait her şeyle de tarih yazılabilir."

İnsanın bir tezi olmadan tarih yazamayacağı tespitine, sanırım E.H.Carr da bir not düşer: " Tarihçi odur ki eğer araştırması esnasında eline geçen belgeler, tezini doğrulamıyorsa, belgeleri değil; tezini değiştirir!"

Amerika'da bu tespitin çok çarpıcı bir örneği vardır.

1980'lerin başlarında, Amerikalı, Amerikan Akademisi üyesi tarihçi Gerald Feldman'a, kendi gibi Musevi asıllı genç bir meslektaşı başvurur. Dr.David Abraham isimli genç tarihçi, TheCollaps of theWeimarRepuclic ( Weimar Cumhuriyetinin Çöküşü) adını verdiği bir eserinin, Princeton Üniversitesi yayınları arasından yayınlanması için, ustanın yardımını istemektedir. Feldman, sonradan "kendisine doktora verilmiş olmasına güvendim" dediği, Abraham'ın kitabını üniversiteye tavsiye eder ve eser basılır.

Çok ilginç veriler ve belgeler ortaya koyduğu için, kitap bilim çevrelerinde büyük ilgi uyandırır. Tek eleştiri, aşırı bir marxist yapısalcı bakış açısı ortaya konduğudur. Ama bu da pek dile getirilmez. Ne var ki anti-marxist bir tarihçi olmakla bilinen, Henry AsbyTurner, kitaba itiraz eden bir eleştiri yayınlar. Turner, politik gerekçelerle değil, Abraham'ın, kendi politik tezine (Weimar Cumhuriyeti'nin çöküşünden, Alman kapitalizmi sorumludur) kanıt yaratmak üzere, arşiv malzemesini bilerek uydurduğunu ve yanlış kullandığını ileri sürmektedir. Abraham, suçlama karşısında "dehşete düştüğünü" belirterek, tekrar arşive girer ve kullandığı belgeleri bir daha okuduktan sonra, "ufak tefek hatalar" yaptığını, ancak tezinin doğru olduğunu ilân eder.

Bu gelişmeden sonra, bir başka bilim adamı işe karışır: Kitabı, Princiton Üniversitesi'ne tavsiye etmiş olan, Gerald Feldman!

Feldman, bir master öğrencisini, kitaptaki bütün göndermeler ve alıntıların asıllarını bulup, incelemekle görevlendirir. Abraham'ın kitabında, belgelerden doğrudan aktarmalarda yanlış özetlemeler, yanlış çeviriler, yanlış anlamalar, yanlış yorumlamalar, uydurulmuş ve değiştirilmiş yüzlerce kaynak bulunduğu, tespit edilir. Abraham'ın tezini kanıtlamak için kaynakları "tahrif" ettiği, ortaya çıkar...

Sonuç ne mi olur?

David Abraham'ın sadece tarih doktorası değil; lisansı da iptal edilir ve meslekten çıkarılır... Doçentlik'e müracaat eden adamı, lise mezunu ediverirler... Tezini kanıtlamak üzere, verileri çarpıtmış!

Fark ettiğim işte buydu… Bizde kendi fikrimiz gerçeğe uyarlanacağına, gerçeğin çarptırılmasına girişiliyor.

Son günlerde, değil "veriyi çarpıtmak", işine gelmeyeni "görmemek", göstermeye kalkışmayı da "hiyanet-i vataniye" diye tanımlayarak, sosyal linçe maruz bırakarak, susturmak üzere iki kampanya sürdürülüyor. Karşılıklı…

İşte bunun için biz, yönetileniz!

İşte anayasanın ek maddesi diyorsun, adam halâ "belge göster" diyebiliyor! Hz. Musa'ya gönderilen On Emir'in YıldırımAnayasa'dan daha büyük belge nerde?

Yönetme namusumuz yok…

Temennilerimizle gerçeği birbirinin yerine koyuyor ve meşrebimize uygun olarak, gerçeğe düşman oluyoruz. Kimimiz bir yanına; kimimiz öbür yanına…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.