Yazmam yazamam… Çok ayıptır…

loading
27 Eylül, Pazar
£

9.77

8.92

$

7.66

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Yazmam yazamam… Çok ayıptır…

Gündem o kadar yüklendi ki hangi birini yazayım, diyorsun; yazamıyorsun…

Bu “ağzı olan konuşur” çağında, fikir yazmak da insanı geriyor. Örneğin, bir hekim ve salgınlar konusunda yıllardı yazan insan olarak biliyorum ki dünyadaki her salgın, ancak izolasyonla kontrol altına alınabilmiş ve her biri de bir ekonomik yıkımla geçip gitmiştir. Sağlığı korumak üzere kapanıyorsun; ama bunun ekonomik bedelleri de belini büküyor. Meselâ, Rusya bu sene bütçe gelirlerinin yarısını kaybetti… ABD de Wall Street 1929 Krizinden beri, en büyük krizini yaşıyor… Batan petrol şirketlerinin haddi hesabı yok! Böyle bir felâkette, marifet, “Can mı? Para mı?” gibi insanlık dışı bir dilemma önerip, ona cevap aramak değil elbette “Önce can, sonra da geçim!” esasından halkın can güvenliğini öne alan bir program uygulamaktır! Ve fakat, bizde bir miktar “dükkancı” (bu ifadeyi küçük esnaf aşağılama olarak kullandığımı sanmasın, devletin ensesinden para sahibi olup da henüz burjuvalaşamayan birkaç dükkân sahibini kastediyorum zengin ama paranın kültürü yok…) daha salgının ilk günü, tek bilimsel korunma yöntemi olan karantinaya karşı öyle endek göndek, o kadar akıldan ve izandan da uzak bir kampanya sürdürüyorlar ki, cevap versen ne olur? Vermesen ne olur? İki lâf bellediler, dükkancılar: a) Devletten maaş alanlar, b) Sosyal patlama olacak ha!

Çaresiz ikisine de bir şeyler söylemek zorundadır eli kalem tutan. Ama faraza:

a)Ağustos 2019 itibarıyla bu memlekette “devletten maaş çeken” (memur işçi, emekli, sosyal yardımlar v.s. Tümü) 41 373 kişidir. Dörtle çarpın, 180 bin dolayında bir nüfus! (http://www.maliye.gov.ct.tr/maliye/f?p=100:1027:0::NO:::  ) . Peki sigorta kayıtlarına göre, devletten hiçbir kaynak çekmeden çalışan kaç kişi var? Örneğin en çok “zırlayan” Turizm sektöründe; sadece 4161 KKTC vatandaşı çalışıyor. ( yeniduzen.com ) Kamu sektörüne olan borçlarına ve aldıkları teşviklere hiç girmiyorum. Yoksa ezebere attıkları tafra gibi, devlete bir kuruş faydaları olmadığı, hatta verecekli oldukları meydana çıkar.Şimdi 4 bin kişi, sürekli 41 bin kişiyi aşağılıyor ve cevabı verilmiyor! Sendikalar mendikalar da “Havassu Garayanni”…

b) Sosyal patlama? Ne demek istersiniz be sör? İsyan çıkaracaksınız? Evvelâ öyle bronzonuz var mı? Yemeyin bizi… Höt diyene ne verdiğinizi bu millet bilir… Ve sonra, çağrıyı ben yapsam: “ Ey ehali eve ekmek götüremezsanız, gördüğünüz ilk lüks araba süreni soyun; ilk havuzlu eve dalın ne bulursanız alın gidin” desem, ticaret bakanlığındaki bir memur ya da emekli mi mutazarrır olur? Siz mi?

Da “ölecek olan ölsün, ben parrama bakarım” gibi, bir utanmazlığı ilk günden beri sürdürüyorsunuz?

“Vergi vermeyik ha!”… Allah gomasın, vere vere öldüydünüz zaten… Muhasip bir başbakan var! Hiç değilse onu vergi ile tehdit etmeyin… Da bilir…

Yazsam, ayıp değil mi? Ayıp… Ne kadar? Yazamıyorum, konuya giremiyorum; “meselâ, örneğin!” Daha konu çok… Doğu Akdeniz meselesi var… Cumhur seçimi var… “Ankara’nın müdahalesi” var… Yavrum gıymatlım İsderlin meselesi var… Kendini Norveçli sanan adamın evinin camlarının Beyrut’ta patlayan bombadan kırılması meselesi var… Sevgilisini varele koyup, üstüne beton döken magandalar meselesi var… Yetmezdi bir da Ayasofya meselesi çıktı… Ve fakat ele alsak, her birine de bir ayıp fikir ileri sürebiliriz ki; çok ayıp… Yazma daha iyi…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.