KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI

Bir soruda Kıbrıs sorunu

Yayın Tarihi: 06/06/21 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Üyesi olduğum akademik bir kurum, ilgi duyduğum alanlarda yayınlanmış makalelerin birer örneğini mail box’uma atıyor. Geçen gün genç bir akademisyenin “ 50 Soruda Kıbrıs Sorunu” diye bir makalesi geldi! Halâ mı? Halâ mı bilmem kaç soruda? Evet… Çünkü hele şimdi bu sosyal medya çağında, görüyoruz ki halâ bu meselenin ne olduğunu bilmeyen, bilmediği halde iddia ve de eylem sahibi olan bir çevre var! Hem burada, hem Türkiye’de… Güney için bir şey diyemem…

Adam, durduğu yerden bakıyor ve kendi çıkar hesabına hamaset sıvayıp, bunu da Kıbrıs Sorunu sanıyor! Ganimetten çıkar edinmiştir, devamını bekliyordur… Ya da bir biçimde KKTC vatandaşı olmuştur, bir biçimde AB vatandaşı da olup, Almanya’ya yerleşecektir! Barışçı’dır, komayın… Kıbrıs Sorunu, dedin mi, onun için mesele budur… Öteki, savaş sonrası rezalet döneminde türlü haksızlığa uğramıştır, şimdi kendi hakkını çalanların ellerindekini eski sahiplerine iade etmek zorunda kalacak olmasının yürek ürpertisi ile kendi intikamını Yanni alsın beklemektedir… “Beytambal kalsın da görsünler!” Bu tipin Kıbrıs Sorunu da budur… Adam vardır, geçmiş çatışmalarda şehitler vermiş, mezarını bile bulmamıştır… Onun için de “Bin gâvur kellesi bir kin ödemez!”dir… Öfkelidir ve kinlidir… Anlarım… Ama adam da vardır ki fena halde korkak olduğundan, savaş boyunca altına kaçırmıştır… Unutamıyor… Kininin sebebi budur! Onun için de Kıbrıs Sorunu, budur… Kin…

1967’nin sonlarında, Makarios “ Epikton/Efkteon” açıklamasını yaparak seçime gidip, Şubat 1968’de %95 oy ile geri gelince, her müracaat eden Kıbrıslı Türk’e pasaport ve açıktan uçak bileti verip, adadan gönderdi, diyoruz ya? Bunu yapmak herkes için mümkündü ama herkes yapmadı, bazıları yaptı… Biz mevzilerimizde beklemeye devam ettik… Şimdi birkaç bin km öteden, adayı daha 1969’da sanarak esip gürleyen hamaset sahipler var ya? Dikkatinizi çekerim… İsimleri de genellikle İngilizce yazılıyor… Çünkü pasaport eski! Onlar için de Kıbrıs Sorunu bu… Şamata ile utancı gizleme meselesi…

“Nasıl başlık atarsam bizim gazete bayiden gider?” derdindeki gazeteci ile, “ Maraş’ı açar bana da birkaç apartman verirleri mi?” sanan “işadam”larını; “nasıl heyheylenirsem, bizim Sıvas Suşehri kasabası seçmeni beni kahraman sanır da oylar bana yağar?” derdindeki politika esnafını da ekleyin; “Kazan’a yürümeye maçamız sıkmaz, Sincan’a yan bakmaya mecalimiz yok şimdilik Girne ile yetineceğiz…” politikası güden ideolojik milliyetçiliği de üstüne krema olarak sürün…

Öte yandan, “Türkiye adamızı işgal etti” diyen ama Girne’yi de babasının çiftliği imiş gibi kullanmaktan imtina etmeyen “düşüncesiz” solcuları (güya) da bir yana bırakın, şimdilik… “Rum’un evinde” oturur, tarlasını arsa yapıp satar, devletten maaşı çeker, vergiyi öder, askere gider ama hepsine karşıdır! Parayı da yemektedir, ama… “İşgalci”nin parasını!!! Cebine Girmeyecek her şeye de söver…

Bunları bu günlük bir yana bırakalım…

Kıbrıs Sorunu, bunlar mıdır?

Değildir… İşte onun için halâ “50 soruda” anlatmak üzere makaleler yazılıyor… Bu üçüncü kuşaktır… Okuyan olmadıktan sonra, yaz babam, yaz…

Kıbrıs Sorunu, “MÖ 14.yy’dan beri bu adada Helenistik kültürün temsilcileri olmakla, bu adanın egemenlik haklarının bütünü bize aittir” demekte olan Kıbrıs Helen Milliyetçiliği ile “ O kadar da değil… Bu yıl adadaki varlığının 450 inci yılını anmakta olan ve Helen olmayan bir halk olaraktan adanın egemenlik haklarının da en az yarısı bize de aittir veya o olmazsa, o zaman da yarısının tüm egemenlik hakları da bizimdir…” demekte olan Kıbrıs Türk Milliyetçiliği arasındaki uyuşmazlıktır.

Elli soruda değil, bir soruda…

Hile-i şeriyye’ye gerek yok… Kimse de yutmaz zaten…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Doç. Dr. N. BERATLI yazıları