KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI

Koronaya bulaşmış yazı demiştik o zaman

Yayın Tarihi: 09/01/22 09:45
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

İnternette dolaşırken, yaklaşık iki sene once yayınlanmış bir yazım gözüme ilişti. 19 Aralık, 2020… Bu Corona mücadelesinde, cehalettn yapılan “resmi” hataları anlatmışım ta o zaman… Eskiler “aidiyeti cihetiyle” derdiler, tam da gününün bugün olduğunu fark ettim. Önemli kısımlarını yeniden paylaşıyorum. İki sene sonra gene işe yaramaz biliyorum ama biz söylemiş olalım:

Bu süreçte,  neyi "yapmayın" dedikse, hepsi yapıldı... Halk halâ bu işi fuar eğlencesi sanıyor... Bir şey değil, öyle sanan yetkililer de var… Hem yanlış biliyor, hem öğrenmiyor, hem de akıl fikir veriyorlar, her gün...

Buyrun “yetkili” yanlışlar:

Hatırlar mısınız?

a) Önce bu "yetkililer" maske mühim değil dediydiler! (Çünkü henüz yeterli maske yoktu, sağlıkçılar ve hastalara olanları yetirebilmek gayreti ile ilerek y da bilmeyerek, yalan!) Üniversiteye maskeli gittim diye güldüydü bana İlahiyatçılar...

b) Gençlere bir şey olmaz, dediydiler... (Nedendir ben bilmem, oy herhalde!) Ne kadar ayvaz varsa, "bana bir şey olmaz" diye sokak sokak dolandı durdu, yaydı; yaymaya devam ediyor; arada kendi de giden olursa "eğitim zayiatı"!

c) Pandemi Hastanesi diye tutturduydular. ( Hükümete giydirmek için iyi bir fırsattı) Bina hastalığı yok eder sandılardı herhalde... İşte buyurun bina var ama daha çok hasta var...

d) Test sayısını artırınca, bulaşma sayısı düşer sandılardı, (Ayni gerekçe) sanmaya devam ediyorlar...

e) % 90 Damlacık enfeksiyonu ile bulaşan hastalık, %10 da temas yoluyla bulaşıyor ama "maske mesafe hijyen" diye eşitmiş gibi söyleye söyleye, elini yıkayan ya da kolonya dökünene bulaşmaz algısı yarattılar. ( Öyle duyuyorlardı)

f) Genel modadır diye "yürüyüş yapınca fiziksel dayanıklılığın artar, bir şey olmazsın algısı yarattılar, (Fitnıssçıları da batıralım şimdi?) olimpiyat şampiyonu Reşit Karabacak gitti, halâ uyanmadılar ki akciğerin iflas edince, adalelerinin gücünün hiç bir anlamı yoktur.

g) Maskeli bile olsan aktif bir hasta ile 4 saat kapalı mekânda kalırsan, bulaşma riskinin %100'e yakın olduğunu bu kadar doktor ve hemşirenin ondan gittiğini telâffuz bile etmiyorlar ( Şimdi sağlıkçılar isyan edince iş meydana çıktı ama too late) ve "maskem var elleri yıkarım bana birşey olmaz" algısı yaratıyorlar.

h) Sizi koruyanın kendi yüzünüzdeki değil (%35 defo verebilir o) karşınızdakinin yüzündeki maske olduğunu anlatamıyorlar, "bana bir şey olmaz abi" sanan her ayvazın, ortalıkta dolaşıp bir de meydan okumasına cevaz veriyorlar. ( Oy meselesi!Kopukların oylarını kaybetsinler?) İki maske (karşılıklı) ve mesafe'dir (min. 1.5 metre) koruyan.

ı) Salgın Hastalıklar Yasasını uygulamıyorlar... Bilir bilmez her popüler olmaya kalkışanın eksik artık akıl fikir vermesi yasak olduğu halde, izin vererek, halkın aklının aşureye dönmesine göz yumuyorlar... (Aynı mesele)

j) Böyle bir salgında asıl olan izolasyon olduğu halde, ilk önlem insanların "seyreltilmesi" gerekirken, kendileri toplantı üstüne toplantı yapıp, kendileri bulaşıyor, temaslı oluyor, etraflarını tehlikeye sokuyorlar... (Gece işçileri ve müşterilerine de yazık!)

k) “Bana bir şey olur, çocuğa olmaz" algısı da yanlıştır. Çocuğa da olur da hangi ayvaz bu "olmaz"ı çıkardı? Onu bulamıyorum... Hangi avanta beklentisi? Bu virüsün etkileri daha tam bilinmiyor... Son fark edilen damar endotelini bozduğudur... Bu, şeker hastalığından beş beter bir durumdur... Sistemik olarak bütün vücudu saran ve sonucunun inme mi, kalp krizi mi, gangren mi ani ölüm mü? Ne olacağını şimdiden bilemediğimiz bir felâkettir. İhtiyar zaten o kadar yaşamayacak akciğerden gidecek ama çocuk, akciğeri atlatsa bile ilerde ne olacak? Henüz bilinmiyor... Halâ “büyüklerimizi koruyalım” diyorlar. Yanlış algıyı pompalıyorlar. Endotel tahribinden, örneğin Renal arterler daralırsa, 12 yaşında çocuk 25 tansiyonla çıkar gelir de doktor da şaşırır ne yapacağını... Teşhis otopside konulur artık ondan sonra… Bilmiyoruz, kimse de söylemiyor… ( Bütün gün çocuğa kim bakacak abası? )

l) “Hepsini kapatın memleket batsın'cılar”la, “hepsini açık bırakın yetiştiren ölsün da bu hükümet oy kaybetsinci'ler” arasında kaldık... Tabii “ölen ölsün ben parrrama bakarımcılar” da cabası...

Bir madde daha vardı, onu çıkardım…

Çünkü ciddi iş, racona ters...

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Kuzey Kibrisli09/01/22 19:35
Sn Beratlı, yazılarınızda hep ayvazlara yükleniyorsunuz. Ayvazlara durup durduğunuz yerde haksızlık ediyorsunuz! Yani sorumsuz, bencil, cahil kişiler tabii ki o dediklerinizi yapar ama ayvaz kişi işini yapar. Ayvazlık yapar… Kişilerin, toplulukların ve milletlerin karakterleri kriz ve stres altında ortaya çıkarmış. Bizim ne mal olduğumuz zaten kriz olsun olmasın hep ortada! …

Diğer Doç. Dr. N. BERATLI yazıları