Çatışmanın ideolojisi

loading
6 Haziran, Cumartesi
£

8.57

7.64

$

6.77

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Çatışmanın ideolojisi

Tasos Papadopulos, Annan Planı'na neden karşı olduğunu, açıkladı... Denktaş gibi gözyaşları arasında... Güney'in cumhurbaşkanı, bizimki ile ayni dünyanın insanı olduğunu, ortaya koydu... Görülüyor ki Papadopulos da dünyayı, hala ulus devletlerden ibaret bir toplam olarak görüyor, ve bunun ilelebed böyle devam edeceğini zannediyor, Rauf bey gibi... Bu bakımdan, Kıbrıs'ta hiçbir anlaşma yapmadan AB'a girip, bizi ve Türkiye'yi inim inim inletmeye çalışıyor! AB'nin çatışma değil, uzlaşma kavramı üzerine yeni bir kültür geliştirip, yeni bir kimlik oluşturmak üzere çıkılan bir yol olduğunu anlamamış! Veya bizim cumhurbaşkanımızın bir yerlerde söylediği gibi, "anlamış ama benimseyememiş!"

Sanıyor ki AB üyesi olunca sırf kendisi üyedir ve TC değildir diye, bütün Avrupa'yı, Almanya, Fransa, İngiltere'yi peşine takabilir; Türkiye'ye karşı kullanabilir ve hin-i hacette, buradaki Türk askerinin tümünü de "yerleşikler" dediğinin hepsini de ada dışına atarak, burada Hellenlerin egemen olduğu bir ulus devlet, kurabilir. İşin acı tarafı, Rauf bey de Papadopulos'un bu "olur" sandıklarının "olur" olduğuna inandığından, karalar bağlamış; hünküre hünküre ağlayarak, kapı kapı dolaşıyor.

Papadopulos, ham rüyalar görüyor... "Olur" sandıkları, olmaz! Avrupa kültürü ve oluşmakta olan Avrupalı kimliği'nin buna izin vermemesi bir yana, o umut bağladığı devletlerin Kıbrıs Rum tarafı ve Yunanistan'dan elde edebilecekleri çıkarlar, Türkiye'den elde edebileceklerinden çok daha az olduğu için, tarihin ofsayıtına düşmüş Kıbrıs Hellen Ulusçuluğu'na, umduğu avantajları sağlamazlar...

Ama ayni yarışmacı zihniyetin Türk tarafındaki temsilcisi de ayni kafaya sahip olduğundan, "olur" sanıp, korku nöbetleri geçirir gibi görünürken, bir yandan da kendi kurduğu dünya nizamının dışındaki ölü doğmuş sistemini yaşatabilmek için, içe kapanmanın hesaplarını yapar... Yaşatılmaya çalışılan, aslında KKTC değildir söylendiği gibi... "Ben yaparım, olur" nizamatının, ta kendisidir...

Ama beri yandan, hem Papadopulos'un rüyalarının gerçek olabileceğini öne sürmek ve hem de Kopenhag ve Lahey'de bir çuval incirin tam ortasına edilerek, ona kendisinin de olabileceğini ileri sürdüğü hesabını yürürlüğe koyma fırsatını vermekle, elli yıldır "dış politikadan ben anlarım, hade hade bir da Mümtaz! Siz akılsız paryalarım benim, susun ve oturun" iddiasını sürdürmek arasındaki üçlü çelişki, her nedense gözlerden kaçırılmaya çalışılır... Yani bizim gibi "olmaz" deseniz, "bırak o da istediğini yapsın" diyebilirsiniz...Fakat, hem Papadopulos'un Avrupa'yı kullanarak Kıbrıs'ı bir Hellen devletine çevirme gücünün olduğuna inandığınızı ileri sürer ve hem de "Bırak tüm Kıbrıs adına tek başına AB'ne girsin" deyip, beri yandan da Kıbrıs'ın bir Hellen devleti olmaması için canınızı vereceğinizi ilan etmeyi de her kahvaltıda cümle aleme ilan ederseniz; bu nasıl tutarlı bir tavır olur? Madem hem olur sanıp, hem de tek başına oraya girmesine izin veriyorsunuz o zaman istediğini yapmasına müsaade etmiş olmuyor musunuz? Hani, karşıydınız?

Ben anlayamadım...

Ha Rauf beyin dediği de şu: "Bırakın o AB'ne girsin, biz Türkiye'nin bu AB hevesini engelleyip, başka bir dünyada yer alalım... Dünyanın birinci ligi dururken, biz üçüncü ligde oynayalım... Yoksa Rumlar bizi sacda gavurup, kahvaltıda yeyecekler... Sefalete razı olup, canımızı gurtaralım... Varsın adada Kıbrıslı Türk galmasın!"

Hazret 1957 Kasım ayında, İngiliz'in başsavcı yardımcısı iken, istifa edip de Kıbrıs Türk Kurumları'nın başına geçtiğinde, ne için mücadele açmıştı? "Kıbrıs'ta Türk varlığının devamı için!" dediği buydu... O zaman Kıbrıslı Türkler kendisinin peşine bunun için düşmüşlerdi. Çocukluğumda TMT'ci dayımın, "Bizi Ermeniler'e çevirecekler" dediğini hatırlarım...Yani adadan göçürüp, vatansız bırakacaklar... Ben o zamanlar, dayımın bu lafı EOKA için söylediğini sanırdım... Tümümüzün bu adadan göçmesi, önemli bir mesele değilse, biz elli yıl neden savaştık?

Düşünce ufkunuz, dünyayı kavramaya yetmezse, işte böyle bir dediğniz ötekini yalanlar...

Büyük liderleri büyük yapan şey, kendilerini belirleyen koşulları aşabilmeleridir. Onlar, geçmişin yasını tutmaktansa geleceği kurmayı yeğlerler ve bunun için de büyürler... De Goulle böyleydi örneğin... Yeni Fransa'yı kurdu, Cezayir sorununu çözdü... Mustafa Kemal böyleydi...Bir imparatorluk subayı, ulus devlet kurarken, imparatorluktan vazgeçti... Churchill böyleydi... Wilson böyleydi...

Ne Papadopulos'ta ne de Denktaş'da o grado yok!

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.