Ne mutlu Kıbrıslıtürküm diyene de

loading
2 Haziran, Salı
£

8.52

7.58

$

6.81

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Ne mutlu Kıbrıslıtürküm diyene de

Kıbrıslı Türkler'e tarihlerinde ilk defa nasıl bir Kıbrıs'ta yaşamak istedikleri soruldu ve yanıtı alındı:

"Barış içinde, demokratik, egemenliğnin eşit ortağı olduğumuz, AB üyesi BİRLEŞİK bir Kıbrıs'ta yaşamak istiyoruz!"

Bu yazının kaleme alındığı 25.4.2004 sabah saat 8.9 itibarıyla, önce Rauf Denktaş pişkinliği ardından da Türk TV yorumcuları ve gazet köşe yazarlarına bakarsak, sanki de biz "adayı bölmek, Rumlar'ın bir daha yüzünü görmemek, dünya ile kendi kendimize ilişki kurup, KKTC'yi yaşatmak ve tanıtmak, adayı TAKSİM etmek istiyoruz" dedik...

Rum vatandaşlarımızın, Türkiye, Türk askeri ve burada yaşayan Türkiye kökenli insanları "öcü" haline getirip, duygusal saçma sapan bir tavır geliştirmiş olmaları; bizim referandumda neye oy verdiğimizi, unutturamaz! Elbette bu aymaz tavırlarının bedelini ödeyeceklerdir Rum vatandaşlarımız. Ama bu hesap; adayı Taksim etmek değil, birleştirmek doğrultusunda olacaktır. Kıbrıslıtürkler'in (artık yıllarca karşı çıktığım bu birleşik tanımı kullanacağım. BU halk irade beyanı yapmış ve kimsenin bir parçası değil; özgün olarak kendisi olduğunu ilan etmiştir...) %65'i, bölünmüş değil, birleşmiş bir Kıbrıs'ta yaşamak istediğini beyan ettikten sonra, onu yönetenler, onu yönetenlere yardımcı olanlar, onun adına fikir ürettiğini, haklarını savunduğunu v.s. söyleyenlerin görevi, onun iradesini yaşama geçirmektir. Karşı tarafın çarpık irade beyanını kullanarak, Kıbrıslıtürkler'in irade beyanını ortadan kaldırarak, geçen yüzyıldan kalma kendi hastalıklı politik hedeflerini yaşama geçirmek üzere, gerçeği tersyüz etmeye çalışmak değil!

Dünkü irade beyanı, bir halkın kendi kaderini tayin etme hakkının kullanılmasıdır... 1950'de Rum vatandaşlarımızın yaptığı plebisitin yanıtıdır, dünkü senkronize referandumda çıkan sonuç! Ve güneyden çıkan yanıt da 1950'ye oranla, çözüme bir adım daha yakın bir sonuçtur. 1950'de ENOSİS diyenler, şimdi "çözümü değil, Annan Planı'nı reddettik" demektedirler. Elbette bedelini ödemelidirler ve ödettirilecektirler ama onlar Annan Planı'na hayır dedi diye, hiç kimse Kıbrıslıtürkler'in "evet" dediğini görmezden gelip, Rum hayırının, Türk evetinin önüne geçirilmesine çalışamaz bu saatten sonra...

Dünkü referandum'dan sonra; hiçkimse Kıbrıs'ın kuzeyini Türkiye'ye entegre etmekten bahsedemez artık! TAKSİM bitmiştir... Bitmiştir o mesel... Kıbrıslıtürkler, dünya önünde ayrı bir politik irade olarak, tescil olunmuşlardır... Dünkü referandumdan sonra, hiç kimse Kıbrıslıtürkler'in kendi devletlerini iptal edip, bir "Kıbrıs Cumhuriyeti" ne eklemlenmesini, ağzına dahi alamaz... O politik irade beyanı, bizi yıllardır savunduğumuz gibi ayrı, özgün ve özgür bir halk olarak, Kıbrıs adasının egemenliğinin eşit ortağı olarak dünya nizamının ta göbeğine oturtmuştur. ENOSİS meseli de bitmiştir, Kıbrıs Elen Cumhuriyeti mekıbesi de...

TC medyası, "Rumlar Kıbrıs'ı taksim etti" diye manşetler atarak; son elli yıldır yaptığı gibi Kıbrıslıtürkler'in iradesini görmezden gelmeye devam edemez! Kıbrıslıtürkler, Taksim için değil, birlikte bir yaşam kurmak üzere oy vermişler, iradelerini bu yönde kullanmışlardır. Parterimizin buna hazır olmaması, irademizin tam zıddı görüşleri savunanların iradesine teslim olmayı gerektirmez! Tam aksine, partnerimizi bizim olgunluk düzeyimize çekmemizin koşullarını oluşturmamızı emreder.

Bugün, artık başka bir Kıbrıs'a günaydın dedim ben... Kıbrıs adasının egemenliğinin eşit ortakları olduğumuz tescil edildi, biiir...

Bu koşullarda Rum vatandaşlarımızla barış içinde ortak bir vatan inşaa etmek istediğimiz dünyaya ilan edildi, ikiii...

Dünya karşısında ne Kıbrıslırumlar'ın ne de Türkiye'nin tebaası olmadığımız, ayrı, özgün ve özgür bir kimliğin sahibi olduğumuz tescil edildi, üüüüüüüüççç...

Kıbrıslıtürkler, kendinizle gurur duyun... Yüzbin kişilik bir halk olarak, dünya halkları ailesine resmen girdik dün akşam...

Bırakın dünyayı anlamaya damar sertliğinin izin vermediği bazı ihtiyarlar, bizim değil, Kıbrıslırumlar'ın kararına sarılıp, Aynogofo kahvesinde bile benzeri görülemeyecek pişkinlikleri ile kazı çevirmeye uğraşarak, Yalova kaymakamına dönsünler...

Ne mutlu Kıbrıslıtürküm diyene de...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.