Hakan Şükür…

loading
26 Eylül, Cumartesi
£

9.77

8.92

$

7.66

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Hakan Şükür…

Birkaç sene önce İslâm Konferansı için gittiğim Kuala Lumpur'da, işimiz bittikten sonra eşime bir hediye almaya gittiğim çarşı içindeki bir dükkândaki tezgâhtar kadın, sohbet esnasında memleketimi sordu. "Kıbrıs" dedim, bilmedi… "Akdeniz'de" dedim, onu da bilmedi, milliyetimi sordu. "Türk" dedim, bilemedi…"Arap mı?" dedi… "Hayır, Türk, Türkiye…" Kadıncağız yüzüme baktı baktı, tezgâhın gerisinden oğlunu çağırdı. "Bak bakalım bu adam hangi milletten, hangi memlekettenmiş?" diyerek…

Akdeniz'i, Kıbrıs'ı falan bilmiyorlar, işi karıştırmayım diye, başını kaşıya kaşıya yüzüme bakıp, "Where are you from?" diyen delikanlıya, "Turkey" dedim… "I am a Turk" Çocuğun kaşları yukarı kalktı, derin bir tefekküre daldı… "Turk? Turkey? A kind of Arabic?" Haydaaa… "Hayır" dedim, "Türkler de müslümandırlar ama Arap değillerdirler. Apayrı bir kültür, farklı bir dil, çok farklı bir kökenden gelirler. İstanbul'u hiç duymadınız mı? Ottoman Empire? Sokaklarınızdaki büfelere "köşk" diyorsunuz Türkçe'dir… Hiç mi duymadınız?"

Oğlan bir süre daha düşündü… Kafasını kaşımaya devam etti… Sonra birden, yüzü ışıdı :

"Haaaaaaaaaaa…." Dedi… "Haaakan Sukuuuuuuuuuuuurrrrr…"

"Yes be annem" dedim, "Hakan Sukur!" Oğlan ekledi:

" Hasan Saaaaasssss…"

Bir "yesss" daha patlattım… Yanımdaki sevgili Mustafa Gökmen, "Ulan" dedi bana, "herife bak! Atatürk'ü bilmez, Hakan Şükür'ü bilir herifçioğlu…"

"Mustafa hocam, Çin'in sınırındayız bunlara ne Atatürk'ten, Kıbrıs Meselesi'nden? İnter'de top oynarsan tabii seni bilirler…" dediydim galiba…

O akşam, ünlü Petronas Twin Towers'in bulunduğu caddede, sırtında Türkiye milli futbol takımının forması ile dolaşan bir oğlan görünce, dünyanın öteki ucunda bir Türk buldum diye sevindim. Ama çocuk Alman'dı, sırtında da 9 numara ile Hakan Şükür adı yazmaktaydı… Sevgili Gökmen'e "Bak" dedim, yalnız Malaylar değil, Almanlar arasında da Hakan'ın hayranları varmış!"

Dünya Kupası günlerindeyiz malûm… Geçen gece TRT'nin Johannesburg'taki stüdyosundan yapılan yayında günün özetini seyrederken, yorumcu gazetecilerden biri, o gün yaşadığı bir olayı anlattı. Tanıştığı Şili'li bir futbolcu, (adını unuttum kusurumu bağışlayın) Türk olduğunu öğrenince, "Viva Hakan Sukurrrr" diye tezahürat yapmış…

Malezya nerde, Almanya nerde, Şili nerde? Uzak Asya'dan, Güney Amerika'ya, oradan Kuzey Avrupa'ya…

İşinizi dünya standardında yaparsanız, buralarda sizi beğenmeyen kifayetsiz muhterisler olsa da, dünya sizi tanıyor, hayran oluyor, ülkenizi, ulusunuzu sizin adınızla hatırlıyor… Dünyanın ta obür ucunda bile…

Ve aslında yaptığınız işin niteliği ile ilgili de değildir bu! İlle icat micat yapmanız, yazar çizer olmanız, memleket kurtarmanız falan da gerekmiyor. Sadece işinizi dünya standardında yapmanızdır gerekli olan… Hangi işi yapıyorsanız yapın… Dünya ölçüsünde yapın ama…

Bugün seçim var… Siyaset yazmadım… Yasak…
LEVENT ÖZADAM'A KISA MESAJ: Kimse bana öyle bir şey önermedi ki! Bir Allahın kulu önerseydi… Son dakikada iyi olmadı… Sevgiler…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.