Geçmişte Dipkarpaz'da Bir Miktar Türk Rumlaştırılmadı…

loading
5 Haziran, Cuma
£

8.58

7.65

$

6.78

KÖR GÖZE PARMAK

Doç. Dr. N. BERATLI
nazim.beratli@kibrispostasi.com
Doç. Dr. N. BERATLI
A- A A+

Geçmişte Dipkarpaz'da Bir Miktar Türk Rumlaştırılmadı…

Osmanlı döneminde, bir müslüman, gelirinin %10'u oranında öşür vergisi verirdi. Bunun yanında, bütün gelirinin 1/40'ı oranında zekât, eğer elinde toprak bulunduruyorsa, Çiftlik Resmi, sürüsü varsa, satışında belli bir harç ve ayrıntı olarak da işte dulluk vergisiydi falan gibi birkaç vergi daha… Bir hristiyan ise öncelikle %50, sonraları %20 oranında Haraç vergisi verirdi ana vergi olarak. Buna ek olarak, evindeki her kelle başına bir işçinin 15 günlük yevmiyesi tutarında, Cizye öderdi. Çiftlik resmi'nin karşılığı, hristiyanda İspençe vergisi idi ki daha yüksekti. Hayvan vergileri aynen uygulanır, askere alınmadığı için ayrıca bir de Bedel-i Askeriye öderdi. Bunların üstüne, bir de Kilise Vergileri vardı ki onlar, devletin vergilerinden de ağırdı… Bir hristiyan, ata binemez, kılıç taşıyamaz, herhangi bir kalede (örneğin Mağusa) geceleyemezdi. Mahkemede, hristiyan'ın ifadesi, müslümana karşı geçerli değildi… Bir hristiyanın Müslüman olması, mümkündü. Gider kadının önünde kelime-i şahadet getirir, isterse "güya", isterse samimi Müslüman olabilirdi. Ama bir müslümanın gidip vaftiz olmasının cezası, idamdı! Bu koşullarda, ne kadar cahil olursa olsun, bir Türk'ün iki kat fazla vergi ödemek, at, kılıç kullanamamak, mahkemede ve toplum içinde statü kaybetmek ve idam cezasını göze alarak hristiyanlığa dönmesi için, herhalde akıldan yoksun olması gerekirdi. Zaten "dönen" olduysa da asıldığından, "tüketildi"! Ama, "Güya" Müslüman olmanın örnekleri, Osmanlı tarihi boyunca çok görülmüştür. Bizde Linobambakiler, Girit'te Vallahidis'ler, Makedonya'da Karamurtad'lar, Anadolu'da da vardır ama şimdilik ona girmeyim… "Müslüman oldum" der, vergilerden kurtulur, sosyal statünüzü yükselteceğinizi varsayardınız ama Osmanlı, hem vergileri almaya devam eder, hem de böylelerini askere de alırdı. Dönseniz bile, torunlarınız dahil, hristiyan vergilerini ödemeye, devam ederdiniz.

Kıbrıs'a Türkmen İskânı, Anadolu'da çıktığı yerden tutun, Kıbrıs'ta yerleştiği köye kadar, kayıt altında, bilinen bir konudur. Dipkarpaz'a Türkmen iskân edilmiş değildir, öncelikle bunu belirtelim. Karpaz ile ilgili benim ulaştığım en eski kayıt, Lala Mustafa Paşa daha Mağusa'yı almadan, dışarı gönderilen sivil halktan "dönme"yi kabul edenlerin bir kısmını Karpaz'a iskân ettiği ile ilgilidir ama Dipkarpaz değil… Karpaz'a Türk yerleşmesi daha sonra vakıflardan dolayı oldu ama Dipkarpaz yoktur bu listede… Galatya'dır, Kuruova'dır, Çayırova'dır, Ovgoroz'dur, Balalan'dır; şudur budur…

1821'deki isyan esnasında, uygulanan şiddet dolayısıyla, bir miktar Rum, canını ve malını korumak gailesi ile Müslüman olduklarını ileri sürmüşlerdir. Ama bunlardan 5000 tanesi, Tanzimat'tan sonra, dinlerine geri dönmüşlerdir. "Türk" olmalarının(!) süresi , 20-30 senedir… İngiliz Ada'ya geldikten sonra ise o eskiden "Müslüman oldum" deyip, durumu idare etmeye çalışan Linobambakiler'in bir kısmı da hristiyanlığa geri dönmüştür. Bunlar da İngiliz belgelerinde kayıtlı kuyutludur. Evkaf ve eski gazete arşivlerinde de görülür.

Bu tevatır, 1915'te Linobambaki'ler eski dinlerine dönerken, zamanın müftüsünün Bab-ı Maşihat'e gönderdiği bir mektuptan kaynaklanıyor. Müftü, "bazı Müslüman köyleri tenasur ediyorlar" demekteydi. Ama gerçek öyle değildi! Çünkü onlar hem "güya" müslümandılar, hem de Türk değildiler! Yıllarca "müslümanım" diyen, hristiyan cizye vergisini ödeyen, Türkçe de zaten bilmeyen adam kiliseye gitmeye başlayınca, müftünün "tenasur etti" diye rapor yazması çok doğal… Kaldı ki o listede bile, Dipkarpaz yok…

Bakın 1831 nüfus sayımına… Osmanlı sayımıdır… Dipkarpaz'da Müslüman var mı? Yoktur…

Tarihsel olaylar, bugünün değil, yaşandığı dönemin koşulları ile değerlendirilirse, anlamlıdırlar… Söylentilerin de tarihte rolü vardır ama çağdaşı diğer belge ve bilgilerle uyuşurlarsa… Yoksa tarih değil, "tevatır" konuşmuş olursunuz…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.